‘Diyabet hastaları lezzetten vazgeçmemeli, sadece alışkanlıklarını değiştirmeliler.’

 

Diyabetliler için ilginç tatlı ve içecek tarifleri sunan güzel bir yemek kitabı ‘Diyabetik Ziyafet’. Kendisine diyabet teşhisi konulmasıyla Aslı Sargın, diyabetik tatlara yönelmiş ve kendini bu yönde eğitime adamış… Diyabetik yemeklerin ve de özellikle tatlıların sınırlı olması Sargın’ın bu konuda uzun yıllar sürecek bir araştırmaya başlamasına neden olmuş. Sargın, bu kitabın en önemli amacının ‘Bu tatlının da diyabetiği olur mu?’ sorusuna, hazırladığı tariflerle yanıt bulmak olduğunu belirtiyor. Türkiye Diyabet Vakfının da incelediği ve önerdiği tarifleri ve diyabet hastalarının nasıl beslenmeleri gerektiği hakkında Aslı Sargın ile konuştuk…

“Diyabetik Ziyafet” kitabını yazmaya nasıl karar verdiniz?
Ben de 13 yıldır Tip 1 diyabetliyim. Özel olarak diyabet danışmanlığı yapıyorum. Özellikle Tip1 diyabetli ( insülin kullanan) çocuklarla çalıyorum. Onlara, diyabetik beslenme, diyabet psikolojisi, doğru insülin ve ilaç kullanımı, diyabetik hayat, diyabetin yaratacağı komplikasyonlar konusunda eğitim veriyorum. Bu konuda kendimi son derece şanslı hissediyorum. Çocuklarla beraber çalışmak müthiş bir duygu. Ayrıca onların istek ve damak tatları benim yeni tarifler yazmamda inanılmaz etkili oluyor.

Kitabınızın kapağındaki ‘ziyafet’ kelimesi önemli, çünkü diyabet hastaları hep keyifsiz, renksiz şeyler yemek zorundaymış gibi bir algı var. Bu kitap biraz da bunu mu kıracak?
Diyabetik beslenmede en önemli nokta, şeker ve beyaz un, nişasta… vb. diye adlandırılan glisemik indeksi yüksek gıdalar. Bir yiyecekten bunları çıkardığınız zaman tatsız bir şey yiyeceğiniz anlamına gelmiyor. “Diyabetik Ziyafet” kitabımda altını çizmek istediğim de; diyabetlilerin damak tadına uygun, lezzeti kadar görsel zevki de yüksek tarifleri okuyucularımla buluşturmaktı.

IMG_0190

Diyabet hastaları mutfaklarını nasıl zevkli ve çarpıcı hale getirebilir?
Bunun için öncelikle beslenme konusunda genel bir bilgi sahibi olmaları gerekir. Örneğin; Hangi besinleri daha az (dikkatli), hangilerini daha rahat tüketebileceklerini bilmeleri çok önemli. Bu aşamadan sonra yaratıcılıkları devreye girmeli. Biliyorsunuz ki, bir yemeğe duyulan istek, onu ilk önce görmemizle başlar. Glisemik indeksi düşük gıdaları tercih edebilir ve şeker yerine doğru oranlarda doğal tatlandırıcı kullanabilirler.

Kendinizin de diyabet hastası olduğunuzu öğrenince bu konu sizin için hayati bir önem kazanmış. Hayatınızda neleri değiştirerek işe başladınız?
Yemek yemeğe ve yapmaya ilgim çocuklukta başladı. Diyabet olduğumu öğrendiğimde, elbette kolay sayılmayacak bir dönem geçirdim. Ama bu süreçte kendime dediğim çok önemli bir cümle vardı. “Ben yemek yemekten ya da yapmaktan vazgeçmeyeceğim. Sadece alışkanlıklarımı değiştirmem gerekiyor!”  İşte bu noktada her şey lehime döndü. Deneme yanılma yöntemiyle birçok tarifler geliştirdim. Her seferinde de kan şekeri ölçümü yaptım. Doğru ve sağlıklı ölçümlerle birlikte tariflerimi geliştirmeye ve çoğaltmaya başladım.

Çok güzel bir kitap hazırlamışsınız şeker hastaları için. Aslında mutfakta yapacağımız ufak değişikliklerle şeker hastaları tatlı, hamur işi gibi isteklerini bastırabilirler mi?
Beğeniniz için teşekkür ederim. Kan şekerleri düzgün giden diyabetlilerin açlık atakları çok sık olmayacağından, bu istekleri de hissetmezler. Yine de hamur işi bir şey tüketeceklerinde, kepekli un ya da çavdar tercih edebilirler. Marketlerde satılan DOĞRU diyabetik ürünlerle zevkleri doğrultusunda sağlıklı tatlar yaratabilirler.

asli_sargin_1 asli_sargin_2

Kitaptaki tarifleri nasıl oluşturdunuz?
Tarifleri oluştururken dediğim gibi birçok denemeler yaptım. Kan şekeri ölçümlerimi hiç atlamadım. Yurtiçi ve yurtdışındaki yazılı ve görsel basından, Türk doktorlarından tavsiyeler aldım.

Danışmanlık yaptığınız şeker hastalarınız en çok hangi tariften memnunlar?
Elbette tatlı tariflerinden memnunlar. Bu sebeple tatlı konusunda daha yoğun çalışıyorum.

Kitapta meyveli birçok tarif var. Meyvenin fazlası da şeker hastaları için sakıncalı değil mi?
“Her şeyin fazlası zarar.” Denmesi doğruluğunu burada da gösteriyor. Örneğin, bir bardak portakal suyu içtiniz. Bu yaklaşık 4 portakala denk. Ayrıca yararlı tüm liflerini de posasıyla beraber atmış oluyorsunuz.

Hangi meyvelerden uzak durmalı diyabet hastaları, hangi meyveleri yiyebilirler?
Meyve konusunda çok şeker içermeyen ve lifi yüksek olanları tercih edebilirler. Ananas, çilek vb… Unutmasınlar ki, kuru meyveler asıllarına göre çok daha fazla şeker içerir.

Siz diyabet hastalarına danışmanlık yapıyorsunuz. Diyabet hastasının psikolojisi ne gibi etkilere açıktır, neler yaşar hasta?
Diyabet psikolojisi, beslenme kadar önemli. Bence daha da önemli. Çünkü bir gün doktorunuz size  “Diyabetlisin. Bundan sonra bunları yemeyecek, şu ilaçları ya da insülini kullanacaksın.” Diyor. O anda o muayenehaneden veya hastaneden çıktığınızda ne yapacağınız konusunda şok yaşıyorsunuz. Kişi bu sırada ilk olarak inkâr yoluna gidiyor ve durumu reddediyor. Bu ciddi bir süreç. Kendilerinin ve yakınlarının psikolojik destek almaları çok önemli. Güçlü bir irade ve doğru bilgilendirmeyle çok rahat çözümlenebiliyor. Ben danışanlarımla en yoğun olarak bu noktada çalışıyorum.

Diyabet hastalarının yemek konusunda kendilerine hâkim olamamasının nedeni nedir?
Kişin yeme konusundaki hâkimiyeti yasaklarla başlıyor. Yasaklar her zaman caziptir. İkincisi ise, diyabetlilerde açlık atakları kan şekerlerinin ani yükselip düşmesiyle doğru orantılıdır.

Diyabet hastaları beslenmelerinde nelere dikkat etmeli, hangi besinlerden kesinlikle uzak durmalı?
Diyabetliler 3 ana ve 3 ara öğün gerçeğini mutlaka benimsemeliler. Glisemik indeksi düşük gıdaları tercih etmeliler.( Kepek, çavdar, bulgur…) Uzak durmaları gereken çok karbonhidrat ve şeker içeren gıdalar. ( Çikolata, şerbetli tatlılar, pirinç, kavun, karpuz, kuru meyveler…)

Tariflerinizde hep kepekli un kullanmışsınız. Beyaz un az da olsa hiç tüketilmemeli mi?
Beyaz un kan şekerini hızla yükselteceğinden tercih etmiyoruz.

Diyabetik etiketiyle satılan ürünlerin tüketilmesini tavsiye ediyor musunuz?
Diyabetik ürün konusu son derece önemli. Marketlerde satılan birçok diyabetik üründe früktoz kullanılmış olduğunu görüyorum. Bu meyve şekeri demek ve kan şekerini hızla yükseltme etkisi var. Diyabetliler buna lütfen dikkat etsinler. Her diyabetik ürün maalesef sağlıklı değil. Mutlaka doktorlarına danışsınlar.

Peki diyabet hastaları çaylarını, kahvelerini nasıl tatlandırabilirler? Tatlandırıcı kullanmalarında bir sakınca var mı?
Piyasada artık içeriğinde kimyasal madde olmayan doğal tatlandırıcılar var. Üzerlerinde de “doğal” diye yazıyor. Bunları tercih edebilirler. Ama çay ve kahve şekersiz çok daha güzel oluyor. Denemelerini tavsiye ederim.

Kitabınızda diyabet hastalarının tüketebileceği çok değişik tatlı tarifleri var. Bu tatlıların diyabet hastaları için uygun olmasını nasıl sağlıyorsunuz?
Doğru gıdaları, doğru ve sağlıklı miktarlarda kullanıyorum. Pişirme süreleri bile farklı olabiliyor. Bu tamamen emek, zaman ve bilgi isteyen bir konu.

asli_sargin_4 asli_sargin_7

Kitabınızdaki hangi tarif en çok beğeniliyor?
Vişneli Cheescake, en çok istenen tariflerimdendir. Ben de zevkle okuryazar.tv ile paylaşıyorum.

MALZEMELER (5–6 KİŞİLİK)
200 gr kepekli/ yulaflı light bisküvi
1,5 kutu light labne peyniri
1 paket vanilya
2 yemek kaşığı light margarin
5–6 yemek kaşığı toz tatlandırıcı
1 çay bardağı süt
300 gr vişne
1 limon kabuğu rendesi

YAPILIŞI : Vişneleri tel süzgece koyup, suyunu tamamen süzün. Bisküvileri mikserde küçük parçalara bölün. (toz haline getirmeyin!)
Bir kaba alıp, eritip soğuttuğunuz margarinle birlikte yoğurun. Diğer bir kâsede ise labne peynirini, vanilyayı, 4 yemek kaşığı toz tatlandırıcıyı, sütü çırpın.
Suyu süzülmüş vişneleri 2 yemek kaşığı toz tatlandırıcı ile karıştırın.
Yağladığınız bisküvilerinize istediğiniz şekli verip, üzerine önce labneli karışımı daha sonra vişneleri koyun. Buzdolabında 1 saat beklettikten sonra servis yapabilirsiniz.

Diyabetik Ziyafet / Yazar: Aslı Sargın / Yemek Kitabı / Remzi Kitabevi / Editör : Eylül Duru / Kapak : Emrah Apaydın / Fotoğraflar : Muhittin Tüylüce / Birinci Basım Ocak 2014

Aslı Sargın; 1976 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde tamamladı. 2005 yılından bu yana diyabet eğitmeni ve danışmanı olarak görev yapmaktadır. NLP (Beyin Dili Programlama) eğitimini tamamlayan Sargın, diyabet psikolojisi üzerine de danışmanlık vermektedir. Türkiye Diyabet Vakfı’nda yazarlık, medya grubu üyeliği ve diyabet eğitmenliği başta olmak üzere çeşitli görevlerde bulunan Sargın, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Türkiye Diyabet Vakfı’nın yürüttüğü “Diyabeti Durduralım Projesi”ne “Diyabet Akran Eğitmeni” olarak destek vermektedir. 13 yıldır Tip 1 diyabetli olan Sargın ayrıca, ulusal kanallarda diyabet ve yaşam üzerine program yapımcılığı ve sunuculuğu yapmıştır. Çeşitli dergi ve gazetelerde diyabet, beslenme ve yaşam konularında yazarlık yapmış olan Sargın, yazdığı ve yönettiği tematik tiyatro oyunlarıyla da diyabete hizmet vermiştir.

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.