AZ – Hakan Günday

 

“Erken yaşlanmış bir adam. Yaşlılık, yolda yürürken üzerine düşmüş gibi. Aniden.”

“Dünya üzerinde hayatta kalan son insan kadar ölü görmüştü.”

“Manzaradan değildi cam kenarını sevmesi. Yanında bir insan az olması demekti.”

“Ne de olsa, insandı ve doğası gereği arsızdı. Doğmak için her şeyi yapardı. Gerekirse karnından çıktığı annesinin leşini doğumhanede bırakır, hatta dünyaya ikizine yapık bile gelir, ama yine de doğardı.”

“Doğu’yla Batı arasında ne oluyorsa, Derda’yla Stanley’nin arasında da o oldu: Tehdit ve teklif. Ceza ve ödül. Umursamazlık ve şiddet. Sadizm ve mazoşizm.”

“Kişinin benliğini kırmanın birinci şartı, sopalarla dövmek değil, sahip olduğu adı reddetmekti. Sonra da yeni bir ad koymak. Sahip, ad koyandı.”

“Yetişkin uysallığının temeli, toplumun varlığının sürdürülebilmesi için toplumdaki her bireyin bir boka yaraması gerektiği inancında yatar.”

“Sadece hayalde kalacağı için kurmaya cesaret ettiği tek hayali gerçek olmuştu.”

“İnsanüstü demek, insanın üstündeki demekti. Yani hava.”

“Çünkü görünene aldanmak, hayatı dayanılır kılmanın ilk şartıydı.”

“Bazı insanlar böyledir. Diğerlerine göre çok daha kırılgan olurlar. Ölümü sırtlarında bir çanta gibi taşıyıp yorulduklarında önce onu açarlar.”

“Burada tekrarlayamayacağım kadar, yazdığım anda anlamlarını yitirecek kadar güzel sözlerle inandırdı beni. Bana hiçbir şans bırakmadı. Ona ve anlattıklarına inanmaktan başka.”

“Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var.”

AZ / Hakan Günday / Doğan Kitap / İstanbul / 2011 / 360 s.

1 Yorum

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.