‘Önce kazan, sonra harca’

 

Dragons’Den Türkiye Tv programında tanıdığımız işadamı Baybars Altuntaş, kişisel başarı hikayesini ve girişimcilik tecrübelerini, öğütlerini kaleme aldığı ilginç bir kitap yayınladı. Destek Yayınevi’den çıkan ‘Otobüsten İndim BMW’ye bindim’ diğer kariyer ve kişisel gelişim kitaplarından sıcaklığı ve samimiyetiyle ayrılıyor. Yazarın her görüşü tartışılabilir elbette… Ama, aşağıdaki görüşmeden de anlaşılabileceği gibi, ticari başarı için her şeyden önce yüksek bir özgüven ve kendi başarınızla ilgili, herkesten önce sizin tarafınızdan kurgulanmış başarı tariflerine ihtiyaç var.

Kitabınız reklam afişi gibi sayfalarla bölümlere ayrılmış. Orada ”Önce Kazan, Sonra Harca” diye bir slogan var. Adeta adınızla özdeşleştirip logo yapmışsınız. Kapitalist öğretilerden çok, geleneksel aile nasihatlerine benziyor. Bununla ne yapmak istediniz?
Ben bu kitabı yazmaya başladığımda ‘yazar’ değildim. Kitap best-seller olup, imza günleri falan düzenlenmeye başladığında, televizyonlarda ‘yazar’ diye takdim edilmeye başlandıktan sonra ‘yazar’ oldum. Bu yüzden, kitabı yazarken, kitabı yazmanın yanı sıra kitabı diğer kitaplardan farklı kılacak başka neler yapabilirim diye düşündüm.’Yazarlık’ yanımdan daha çok ‘girişimcilik’ yanım ağır bastı ve Türkiye’de ilk kez inovatif bir yaklaşımla ‘Kitap içinde Kitap’ sistemini getirdim. Ayrıca, raflarda kitabı incelerken herkesin içinde kendisini bulabileceği resimlerle, sizin deyiminizle reklam afişi gibi sayfalarla, girişimcilik üzerine sosyal mesajlarımı içeren çeşitli sayfaları da bölümlerin içine ekledim. Renkli,cıvıl cıvıl bir mesaj demetiydi bunlar. Bu demetleri de okurlara bonus olarak hediye etmek istedim. Geleneksel aile nasihatlerine benzetmeniz hoşuma gitti çünkü gerçekten de okurlarımla bir aile gibi olduk son 2 ay içinde. Her gün otuz civarında okurumla telefonda bizzat görüşüyorum, dertleşiyorum.

”Kısa farlarınızı değil, Uzun farlarınızı çalıştırın”. Kitabınız bu ve bunun gibi bir çok aforizma barındırıyor.Bu sloganımsı, sevimli aforizmalar iş hayatında nasıl işe yarar ?
Bizde bir laf vardır: ”Anlayana sivrisinek vızıltısı az, anlamayana davul zurna az”. Başka bir laf daha vardır : ”Arife tarif gerekmez”.  Gördüğünüz gibi, günlük hayatımızda da o kadar çok aforizma var ki..Onlar ne kadar işe yarıyorsa, benim sloganımsı aforizmalarım da o kadar işe yarayacaktır..

‘Sıfırdan nasıl patron olursunuz’ başlıklı üniversite konferanslarında ne anlatıyorsunuz?
Ben üniversiteyi kazandığımda belediye otobüsüyle okula gidip geliyordum. Atatürk Kültür Merkezi’nin önünden 559C’ye binip son durakta, Hisarüstü’nde inip derslere girerdim. Aradan 4 yıl geçti. Kuzey kampustaki 2.Erkek Yurdunda kalıyordum. Kendime sıfır kilometre bir BMW 3.16i satın almıştım. Şoförüm sabahları erkek yurduna gelip beni alır ofisime giderdik. Yani ‘Batsın bu dünya!’ demedim. Henüz üniversitede öğrenciyken Otobüsten indim, BMW’ye bindim. Konferanslarımda bunu nasıl yaptığımı anlatıyorum.

Obama ile görüşmeye kabul edilişinizi ve sonrasını sizden dinleyebilir miyiz ?
Uzun uzun anlatacak bir şey yok. Obama beni Washington’a davet etti. Ben de Türkiye’de neden bir girişimcilik zirvesi de biz yapmayalım dedim. Başbakanımızın hoşuna gitti bu fikir, Obama’ya bir mektup yazdı. Ben de mektubu Obama’ya verdim ve zirve geçen ay Türkiye’de yapıldı. Ayrıntıları merak edenler kitabı okuyabilirler.

Siz rüyalarınızda görseniz inanamayacağınız bir hayatı yaşamaya başladınız. Nasıl bir geçiş süreciydi? Beyaz Saray’a davet edilmeden önce nasıl bir hayatınız vardı?
Beyaz Saray’a davet edilmeden de rüya gibi bir hayat yaşıyordum zaten. Beyaz Saray da bu işin tuzu biberi oldu. Geçiş sürecine gelince, 1 gün içinde oldu tüm olanlar. ABD Konsolosluğundan günün ortasında bir telefon geldi, ‘Obama sizinle görüşmek istiyor’ dediler ve geçiş süreci böylelikle başlamış oldu. Yağmurlu bir gündü.

Nasıl bir çocuktunuz ?
Girişimci bir çocuktum. Milliyet Çocuk Dergilerini kiloyla satın alır, teker teker sınıftaki arkadaşlara satardım.

700 aday arasından seçildiniz. 700 kişinin arasına nasıl girdiniz?
Benim böyle bir aday tespit sürecinden haberim yoktu. ABD Büyükelçiliği ve Konsolosluklar kendi kendilerine 700 aday belirlemişler ve bu adayları Beyaz Saray’a bildirmişler. 700 adayın içine neden beni aldıklarını ABD Büyükelçiliğine, 700 adayın içinden de neden benim seçildiğimi de Beyaz Saray’a sormak gerekiyor.

IMG_0645 IMG_0646

Recep Tayyip Erdoğan’la karşılaşmanız nasıl gerçekleşti ? Karşılaştığınızda hangi düşünceler vardı?
Sabah 03 30′da TBMM’de Genel Kurul Salonundan çıkışta görüşmemiz gerçekleşti.Ben uykulu gözlerle, o ise gayet dinamik bir şekilde görüştük. Karşılaştığımda ise ‘tamam derse, tüm dünya Türkiye’yi konuşacak’ demiştim içimden, nitekim öyle oldu. CNN International bile Obama Zirvesi’ni sadece benimle canlı yayında değerlendirdi.

Kitabınızın ilginçliği şu: Siz çok ciddi ticari başarılar kazanmış birisiniz. Çünkü kariyer ve kişisel gelişim kitapları yazarlarının bütün kariyeri böyle kitaplar yazmak, böyle seminerler vermek. Başarmış birinden kariyer önerileri okura daha mı ikna edici geliyor?
Aynen öyle. Birisi kalkıyor kitap yazıyor: ‘Satışın Sırları’. Bakıyorsunuz, adamın kitabı satmıyor. Adam satışın sırlarını anlatıyor ama kendi kitabını satmayı başaramıyor. Böyle komik durumlar var. Benim kitap baştan sona gerçek olduğu için çok tuttu ve bence klasikler arasında girdi bile.

Kitabınız popüler bir dergiyi karıştırır gibi okunabiliyor. Fotoğraflar, köşeler, aforizmalar.. Kolay okunmasını ve eğlenceli olmasını mı amaçladınız ?
Ben nasıl bir kitap okumaktan keyif alıyorsam, öyle bir kitap yazdım ve tasarladım. Kitabın tasarımı Türkiye’de bence yepyeni bir çığır açtı. Sizin de dikkatinizi çektiğine göre demek ki başarılı da olmuş. Bence kitabı yazmak kadar tasarlamakta çok önemli. Ben yayıncılık sektöründen gelmediğim için, tamamen objektif bir şekilde kitabın tasarımına yaklaşabildim. Belgesel bir kitap oldu.

”Girişimci bir insan olarak son saniyeye kadar umudumu muhafaza ediyorum” Bu süreç içerisinde hiç endişelenmediniz mi ? Bu gelişmeleri yaşarken kendinizi nasıl motive ettiniz?
Hiç endişelenmedim. Her olan şeyin mutlaka benim işime yarayacak bir şey olduğuna o kadar inanmışım ki, olumsuz gibi duran bir şeyin bile bir müddet sonra ‘iyi ki öyle olmuş’ dedirten cinsten bir sonuç olarak karşıma çıktı. Bu yüzden, olan her ne ise, gayet güzel oluyor.

”Hesaplanabilir risk alın” diyorsunuz. Bu sözünüzü, girişimciliğin 81 sırrından birini bize açıklar mısınız?
Ayağınızı yorganınıza göre uzatın ama battaniyeyi de eksik etmeyin derim.Akşam yorgan açılıp ta ayaklarınızı üşütürseniz sabah hapşırarak uyanmayın diye battaniye de şart. Battaniyeniz yok ise, mutlaka alacağınız riski hesaplamanız gerekiyor. Hesaplayın derken şunu kastediyorum: Hangi miktarda para kaybederseniz başka bir şeyle yapıp yerine koyabilirsiniz. İşte bu rakamı doğru hesaplarsanız, girişimcilik sizin mezara kadar vazgeçemeyeceğiniz bir yaşam tarzınız olur. Hesaplayamaz iseniz, yandı gülüm keten helva!

”Bardağın dolu kısmına bakan ‘girişimci’ olur, boş kısmına bakan ‘memur’  olur”. Bunun matematiği nedir sizce?
Elimize cetvel alıp matematiksel olarak bardağın kaç santimetresi boş, ne kadarı dolu diye hesaplayacak halimiz yok. Dünyaya olumlu pencereden bakanların daha girişimci olduklarını, bakmayanların da memur olduklarını görüyorum. Milli Eğitim Bakanımıza şunu söyleyeceğim: ‘Memur’ kelimesini artık literatürden kaldıralım.’Memur’ kelimesi yerine ‘Sosyal Girişimci’ kelimesini kullanalım. Bunu da ilk kez size açıklıyorum. Bizim millet ‘memur’ olmak istemez, ama ‘Sosyal Girişimci’ olmak ister. Böylelikle herkese girişimcilik üniformasını giydirdiğimizde göreceksiniz ki bambaşka bir Türkiye ortaya çıkacak.

Sizin için ‘para’ ne demek?
‘Para’ kelimesi, Manisa’da icat edilmiş olan ve Anadolu topraklarının dünyaya hediye ettiği bir kavram.’Money’ kelimesi de ‘Manisa’dan geliyor zaten. Bu kavrama herkes istediği anlamı yükleyebilir. Örneğin atalarımızın yüklediği anlam şu : ‘Para elin kiridir’. Hiçbir toplumda bulamayacağınız bir atasözü. İnsanlar kendi icat ettikleri şeylerin kıymetini, diğerleri kadar bilmezler. Bu yüzden ‘para’nın değerini Anadolu insanı çok iyi bilmiyor diye düşünürüm. Bana gelince.’Para’, daha fazla istihdam yaratmanın kestirme yoludur diyebilirim. Bana başkaca bir anlam ifade etmiyor.

Siz ne zaman rakiplerinizi analiz etmeyi öğrendiniz?
Sultanahmet’te kartpostal satarken.

‘Siyasetten uzak dur! Siyasetçiye yakın dur!’ ne demek?
Siyasete girişimciler karışmasın demek. Herkes kendi iyi bildiği işi yapsın. Siyasetçiye yakın durup, sosyal girişimcilik projelerinin gerçekleşmesini sağlasın. Siyaset, girişimciyi asıl amacından uzaklaştırır. Girişimcinin asıl amacı, ülke ve dünya ekonomisinde artı değerler üretmektir. Bu değerleri üretirken ortaya koyacağı vizyon çok önemlidir. Siyasetçiye yakın durarak, bu vizyonunu ülkesinin siyasetçilerinden saklaması değil, onlarla paylaşması gerekir.

”Dragons’ Den” deneyimi sizin için ne ifade ediyor? Neler yaşandı o projede?
Türkiye’ye meslek yatırımcılık sistemi Dragons’ Den ile beraber geldi. Girişimcilerimiz yatırımcının karşısına çıkma deneyimi elde etti. Benim içinse çok farklı deneyimler gerçekleşti. Kamera arkasında, hoşuma gitmeyen, hiç de tasvip etmediğim şeyler de oldu. Onlar bende kalsın. Ancak genel olarak, girişimcilerimiz için oldukça eğitsel öğeler içeren bir 29 bölüm gerçekleşti.

”Parası olana iş danışıp vakit kaybetmeyin” Bu sözünüzden bir çok anlam çıkarabiliriz. Asıl demek istediğiniz nedir?
Milyonlarca doların içinde doğmuş insanlar, paranın kokusunu almaz. Paranın kokusunu, sıfırdan gelenler alır.Paralı doğmuş insanlar, yeni iş fikirlerini pek değerlendiremezler.Onlardan yatırımcı olur, diğerlerinden girişimci olur.Bu yüzden, zenginle fakirin aşkı gibidir girişimciyle yatırımcının ilişkisi.Türk filmi gibi.

Kitabınızdan çıkarmamız gereken nedir? Türkiye standartlarını düşündüğümüzde yüzde kaç sizin gibi bir hayale sahip olabilir?
Hayal kurmak bedava, hiç bir maliyeti yok. Bence herkes hayal kurabilir. Önemli olan, kurduğu hayalin gerçekleşeceğine kendisinin inanması. Fakat çoğunluk, sadece hayal kurup, ‘sana mı kaldı bunu yapmak, sana mı yedirirler bunu, kimse akıl edemedi sen mi ettin ” aşamasında kaldığı için, hayalden öteye geçemiyor kurulan hayaller.

Kitabınızda Kuran’dan bile girişimcilik öğütleri var. Bu biraz spekülatif bir şey değil mi?
Bu tamamen okurun dünyaya bakış tarzıyla çok alakalı. Kimine göre spekülatif olabilir, kimine göre zaten bildikleri bir şeyin tekrarı olabilir, kimine göre ise motivasyon ve uyanış olabilir. Okurlarımdan gelen yüzlerce mesajda şunu gördüm ki, kitabın en ilgi çekici kısımlarından biri kader ve kısmetle ilgili olan bu bölüm oldu. Kuran’dan aldığım girişimcilik öğütleri benim günlük hayatımda o kadar işime yaradı ki, okurlarımın da dikkatini bu öğütlere çekmek istedim.

Bu kitabı adınızı markalaştırmak ve kendinizi yıldızlaştırmak amacıyla mı yazdınız?
Girişimciliğin kitabını yeniden yazmak gibi bir fikrim uzun zamandır aklımda vardı. Ancak, Obama’ya mektup verdikten ve Dragons’ Den’de yıldız olduktan sonra, doğru zamanın geldiğini anladım. Pazarlama ve satış taktiği olarak çok doğru bir zamanlama olduğuna karar verdim.Tam da Steve Jobs’un kitabı best-seller iken, eğer kitabım onu geçerse, yıllarca hafızalardan silinemeyecek bir gol atacağımı düşündüm. Herkes kendine güvenip, Steve Jobs’un kitabı piyasadayken ona rakip bir kitap çıkaramaz. Ama ben kendime güvendim, risk aldım ve kitabı çıkardım. Sonuç ne mi oldu? Bakın siz bile şu anda Steve Jobs’un kitabını değil, benim kitabımı konuşuyorsunuz. Yıllarca da konuşulmaya devam edecek gibime geliyor. Hatta bildiğim kadarıyla yabancı dile çevrilen ilk Türk girişimcisi kitabı oldu. Böylelikle, adım ‘zaten ulusal bir marka’ iken, bir anda ‘uluslararası bir marka’ haline geldi. Kitabı yazarken böyle bir amacım yoktu, ama işte gel de ‘ilahi rüzgara’ inanma. Kitabımın Fransızca baskısı için Mayıs sonunda Strazbourg Üniversitesi’ndeki konferansıma ve imza günüme şimdiden herkesi davet ediyorum.

Baybars Altuntaş; 1970 İstanbul doğumlu. Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunu. Henüz üniversite 3. Sınıf öğrencisiyken geliştirdiği özgün eğitim modeli ile kuruluşunu yaptığı Deulcom International ‘Eurowards En Hızlı Gelişen 3.Türk Markası’ olarak ekonomi dünyasında yerini aldı.

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.