‘Kadınlar, kendilerini dinleyen ve anlayan, dokunarak ve bakarak sevgisini ifade eden erkek istiyor.’

 

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı Cinsel Terapist Uz. Dr. Cem Keçe, “Boşalma Orgazm Ve Cinsel Doyum” adıyla çıkardığı son kitabında cinsel sağlık biliminin klişelerini tartışıyor. Sağlıklı ve mutlu birlikteliklere, uzun ve keyifli bir cinselliğe rehberlik edecek nitelikteki kitap, ‘Tatminkâr ve haz dolu cinsel birlikteliklerin sırrı nedir?’sorusuna cevap veriyor. Türkiye’nin en ünlü cinsel terapistlerinden biri olan Cem Keçe; sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamdan sizi alıkoyan şeylerden kurtulmayı öğrenebileceğiniz ve insanların cinselliğe bakış açılarını değiştirecek güçte, ilginç bir kişisel gelişim kitabı kaleme almış…

Kitabınız, daha başlığında orgazm ile boşalma arasındaki farka dikkat çekiyor. Boşalma nedir?
Boşalma daha çok fiziksel rahatlama olarak tarif edilir. Her cinsel ilişkide bu duyguyu, her erkeğin ve her kadının yaşamasını doğal bir durum olarak görmek gerekir. Bu duyguyu, bir insanın çok susadığı zaman kana kana içtiği sudan aldığı tat gibi ya da çok sıkışan bir kişinin, ihtiyacını giderdiği zaman yaşadığı duygudaki rahatlama gibi tarif etmek mümkündür. Boşalma esnasında beden bir an gerilir ve arkasından rahatlama hissedilir. Cinsel ilişkilerin sonlarına doğru yaşanan ve 10-15 saniye süren kasılmalarla kendini gösteren fiziksel ve bedensel rahatlamaya cinsel boşalma denir.

Boşalma bedenin rahatlamasıysa orgazm nedir?
Orgazm; boşalmayı öğrenmiş, ilişkisinde belli bir kalite, uyum ve ahenk yaşamış çiftlerin, ayda yılda bir kez yaşadıkları bedensel rahatlamaya, ruhsal rahatlamanın da eklenmesi ile geçici bir süre, kadınlarda genellikle 10–15 saniye süren kasılmalarla kendini gösteren ama farklı bir bilinç hali gibi oluşan, kontrol kaybı duygusu gibi çok daha farklı, yoğun bir rahatlama olarak açıklanabilir. Burada orgazmı, hem bedenin hem de ruhun rahatlaması olarak tarif etmek mümkündür. Orgazmı, boşalmayı öğrenmiş ve ilişkide belli bir kaliteyi yakalamış, çok arzu ve istekli olan, her iki tarafın da gününde olduğu ilişkilerde yaşanan bir armağan ya da hediye gibi görmek gerekir.

cem_kece_1 cem_kece_2

Peki, ya cinsel doyum?
Cinsel doyum, kişinin boşalmasından sonra yataktan doyduğunu hissederek kalkması, yani yeniden bir aktive yapmak için bir ihtiyaç duymaması olarak açıklamak mümkündür. Bu duruma kişinin cinsel doyumu deriz. Kişi orgazm olduğunda da yine bu doyumu hissedebilir. Ancak bazı kadınlar seks yaparken boşalırlar ama yine de kendilerini seks konusunda hala istekli ve aç hissederler. Bu kadınlar sürekli istemek gibi bir dürtüsellik içindedir. Bu durumu cinsel doyum bozuklukları olarak tarif etmek mümkündür.

Kitabınızda “cinsellik ve cinsel yaşam kadim bir kervan yolculuğudur!” Diyorsunuz, bunu biraz açar mısınız?
Bu kadim ve anlamlı yolculukta tahmin edilemeyecek kadar güzel anların yanında hesaba katılamayan sorunlar da yaşanabilir. Önemli olan kervanı yolda düzmektir, bu süreçte fazlalıklar atılabilir, eksikler tamamlanabilir. Cinsel duygularla partner ilişkisini, aşkla şehveti dengede tutabilen çiftler bu yolculukta mutlu ve huzurlu olabilirler. Seksi konuşma, doğru bilgilerle farkındalığı arttırma, yeniliklere açık olma, önce kendini daha sonra partnerini keşfetmeye çalışma, bedenini ve ruhunu bir armağan olarak sunma ve sunulan armağanı koşulsuz kabul etme, kendi tatmininin sorumluluğunu alma, zorlamadan isteme, sabır, koşulsuz sevmek, samimiyet, şefkat, tutku ve karşılıklı saygı olursa mutlu seks hayatı olabilir. Yakın ilişkilerde sevgi yetmez, çiftin birbirini bir parça endişe içinde tutması ve tatminkâr bir seks hayatına sahip olması gerekir.

Belki de en baştan başlamak gerekiyor. Siz cinselliği nasıl tarif ediyorsunuz?
Cinselliği, rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verme, ruhu ve bedeni paylaşma, ne olursa olsun bir şekilde boşalma bilim ve sanatı olarak tarif ediyorum.

Kadınlarda en sık görülen cinsel problemler nelerdir?
Kadınlar da tıpkı erkekler gibi istek ve cinsel beraberliklerinde sorunlar yaşayabiliyorlar. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) olarak yakın zamanda yaptığımız anket çalışmasında cinsel hayatı aktif olan her on kadından sekizinin hayatının bir dönenimde cinsel işlev sorunlar yaşadığını tespit ettik. Bunların arasında boşalma ve orgazm sorunları, cinsel istek bozukluğu (cinsel soğukluk) ve cinsel uyarılma bozuklukları (kabaramama ve kuruluk) en sık görülen cinsel işlev bozukluklarıdır. Bunların yanında ağrılı cinsel ilişki (disparoni) ve vajinimsus (seks yapma korkusu) gibi cinsel ağrı bozuklukları da kadınlarda görülen diğer cinsel sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Birçok kadın yaşadıkları bu sorunları partnerleriyle konuşmakta zorlanıyor ya da tedaviden utanarak cinsel terapistlere başvurmuyor ve sağlık profesyonellerinin kendilerini yanlış anlayacağından korkuyor.

cem_kece_art_1 cem_kece_art_2

Seks ve sevişmek aynı şey mi?
Erkekler seksi kadınlar ise sevişmeyi seviyorlar. Seks erotizmi, sevişmek romantizmi besliyor. Bir takım cinsel tekniklerin uygulanmasını ve çoğu zaman penis-vajina birlikteliğini gerektiren seks; insanların cinsel tatmin elde etme, cinsel birleşme ve üreme şekli olarak tarif ediliyor. Seks insanoğlunun soyunun devamını sağlamakla birlikte, sırf cinsel tatmin için de uygulanabiliyor. Cinsel birleşme, ereksiyon olmuş penisin, vajinaya girmesi ile partnerlerden birinin kalçalarını vajina içerisinde sürtünmeyi sağlaması için, genelde penisin tamamını dışarı çıkartmadan ileri-geri hareket ettirmesi ile gerçekleşiyor. Bu yolla çiftler kendilerini ve birbirlerini, çoğunlukla boşalma gerçekleşene kadar uyarıyorlar. Seksin içinde vajinal seksin yanında, oral seks, anal seks, karşılıklı ve birbirine mastürbasyon yapma gibi değişik tatmin yolları da bulunabiliyor.

Sevişme ise sekside içine alan daha geniş bir kavram olarak görülüyor ve genelde sadece seksten çok daha ileri bir ruhsal ve bedensel bütünleşme ve dokunma sanatı olarak görülüyor. Sevişmek için çok daha ileri derecede bir yakınlık gerekiyor. Bu nedenle birbirini duygusal olarak sevmeyen iki kişi seks yapabilirken, birbirini sevmeyen iki kişinin sevişmesinden bahsetmek çoğu zaman zor oluyor. Sevişmek çiftin birbirine dokunarak birbirlerine sevgilerini ifade etmeleri olarak tarif ediliyor. Sonu penis vajina birlikteliğiyle bitmese bile çiftler sevişebiliyorlar ve sevişmeleri gerekiyor. Özellikle kadınlar için seksin getirdiği şehveti şefkate ve sevişmeye dönüştürmek cinsel hayatın sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için oldukça önemli görülüyor. Çünkü görsel hafızanın güçlü olduğu yani görsel olarak cinsel uyarımlar alarak cinselliğe hazırlanan erkeklerin aksine kadınlar, dokunsal ve hissel uyarımlar yaşayarak cinsel isteklerini harekete geçirebiliyorlar. Bu nedenle, cinsel hazzı artırmaya yönelik yapılan “dokunma, okşama, iltifat etme, küçük mesajlarla kadına güzel ve değerli olduğunu, arzulandığını hissettirme, ona alıcı gözle bakma” erkeğin kadını sekse hazırlaması için gerekiyor. Cinsel yaşamda hazırlık süreci, tahrik olma, uyarım süreci, odaklanma, boşalma ve orgazm özellikle kadınlar için erkeklere nazaran çok daha uzun bir süreç alabiliyor.

Seks yapmaya geçilmeden önce diğer bir değişle, kuvvetli bir arzu belirinceye kadar dokunmalara ve sevişmeye daha çok yer verilmesi gerekiyor. Bu nedenle, “sevişmek her zaman seks zaman zaman” felsefesini cinsel yaşama uygulamak gerekiyor. Daha sonrasında ise sevginin, aşkın, şefkatin, fedakârlığın, saygının ve öngörünün içinde barındığı mutlu ilişki tablosunun tamamlanabilmesi için gerekli olan seks geliyor. Çünkü seks, paylaşımın en son raddesi ve ben’i “biz” yapan en önemli duygu yoğunluğu olarak karşımıza çıkıyor. Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamın ön koşulu ise az evvelde dediğim gibi sevişmek diğer bir değişle, sağlıklı, sürekli, yakın ve sıcak bir ilişki kurmaktan geçiyor. Böylece insanın kendini ve karşısındakini bedensel ve ruhsal olarak tanıması, kabullenmesi, zevk alıp zevk vermesi tamamlanmış oluyor.

cem_kece_art_3 cem_kece_art_4

Günümüzde kadınların ideal erkek anlayışı nedir?
Bugünün kadınları güçlü, özgür, çok daha alımlı, zeki ve cinsel özgürlüğe sahip olsalar da duygusal yönden hala tanrıçalarmış gibi ilgi gösterilmesinden, şövalye misali korunup gözlenmekten hoşlanıyorlar. Kadınlara göre, erkek dediğin güçlü ve lider özellikte olmalı, kendine güvenmeli, partnerine ve sevdiklerine kol kanat germelidir. Kadınlar için diğer bir önemli arayışta, sırtlarını dayayacak bir erkek bulabilmektir. Bunun için hem güçlü, hem de iyi bir statü sahibi olmak yetmiyor. Bunların yanı sıra, erkeğin karizmatik olması, istek ve arzularını belli etmesi, övgü sözcüklerine yer vermesi, saygı gösterdiğini ve değer verdiğini kadına hissettirmesi gerekiyor.

Erkeklerin sürekli olarak üzerinde düşündükleri fakat bir türlü bulamadıkları sorunun cevabı aslında çok basit… Kadınlar, kendilerini dinleyen ve anlayan, sahiplenme duygusu olan, dokunarak ve bakarak sevgisini ifade eden, anlayışlı erkekler istiyorlar. Kadınların kendilerinin yenilgiye uğradıklarını düşündükleri ve savaşamayacak kadar aciz kaldıkları tek şey kendilerini değersiz hissetmeleridir. İşte size kilit noktası; kadınlar çoğu kez değerli olduklarını hissetmek isterler! Bunu hissettirebilmek için erkeğin kadınının gururunu okşaması, her akşam en az yarım saat elini tutup, gözlerinin içine bakarak sadece onu dinlemesi ve anladığını göstermesi, şefkatli olması ve her daim arkasında olduğunu hissettirmesi gerekiyor.

Kadınlar hep anlaşılmadıklarından şikâyet eder. Anlayışsız kocaları olan kadınlara neler tavsiye edersiniz?
Anlayışsız kocalarla yaşamak gerçekten çok zor! Evli çiftler arasındaki en temel sorunların başında erkeklerin kadınları anlamamaları, yardımcı olmamaları ve onlara ilgi göstermemeleri geliyor. Yapılan araştırmalarda, kadınlar en çok yakın arkadaşlarından ve komşularından memnunken, kendilerine en anlayışsız davranan kişilerin kocaları olduğunu söylüyorlar. Flört döneminde ve evliliğin ilk yıllarında var olan anlayış, heyecan, hoşgörü ve yakın alaka zamanla azalıyor, yerine monoton, ilgi alanları başka yere kaymış, paylaşımsız ilişkiler geliyor ve çiftler temeli çocuklukta atılan fabrika ayarlarına geri dönüyorlar. Aslında partner ilişkilerinde çözümsüz olan çok fazla şey olmuyor. Ama çözümler çiftin değişmesine dayandığı için, çoğu çift değişimi reddediyor. Çözümsüzlük çoğu zaman bundan kaynaklanıyor.

Çift biraz iletişim bilgisi edindiğinde, biraz kendisini suçlamadan ifade etmeyi öğrendiğinde, biraz da karşısındaki acaba ne hissediyor diye odaklandığında ilişkiler zamanla yoluna girebiliyor. Eğer partnerlerden biri değişmezse karşındaki de değişmiyor. Değişim için birinin ilk adımı atması gerekiyor. Bu nedenle kadınlara tavsiyem önce kendilerine ve kadınlıklarına zaman ayırmalarıdır, bakımlarına dikkat etmeleridir. Kişisel gelişimine özen gösteren bir kadın, kendini geliştirdiği için ilişkisini de geliştirebiliyor. Ayrıca kadınların hayatı heyecanla yaşaması, gizemlerini korumaları ve tutkuyu önemsemeleri gerekiyor. Çünkü erkekler merak edip, keşfedebilecekleri kadınları çekici buluyorlar. Bu nedenle erkeklere kadınların mesajlarınızı net olarak vermeleri, isteklerini kısa ve net cümlelerle ifade etmeleri önem taşıyor. Erkekler “Beni sevseydi ne istediğimi bilirdi!” Veya “Ben söyledikten sonra bir önemi yok!” gibi cümlelerden nefret ettikleri gibi, kadınların tercih ettikleri dolambaçlı cümleleri çoğu zaman anlamıyorlar. Kadınların suçlayıcı konuşmamaları, iletişime açık olmaları, mukayese yapmamaları, başkalarının eşleri ile kıyaslamamaları, ev işlerini “iş” olmaktan çıkartıp, birlikte yapabilecekleri eğlenceli bir paylaşım alanı olarak görmeleri de önem taşıyor.

Her ne kadar, erkekler için “Aşksız seks, nikâhsız çocuk isterler!” yakıştırması yapılsa da, erkekler de etten kemikler yapılmış, duyguları ve hisleri olan canlılardır. Erkekler genellikle kadınlar için büyük jestler ya da sürprizle yapmayı beceremeseler de, kadının sorumluluğunu alma bilincine sahiptirler ve kadının hayatını kolaylaştırmak için vardırlar. Kadının sevgisinden, bağlılığı ve sadakatinden emin olmak isteyen erkekler, partnerleri tarafından takdir edilmek, onaylanmak, güvenilmek, sevilmek ve kendilerine ihtiyaç duyulduğunu hissetmek istiyorlar. Sahiplenme duygusu olan hemen hemen her erkek yanında olduğu kadın tarafından beğenilmek ve kendisine hayran olunduğunu görmek istiyor. Erkekler bunu göremediği zaman, çok anlayışsız oluyorlar ve aynı kadınlar gibi mutsuzluğa sürükleniyorlar. Bu nedenle bu öneriler koşulsuz sevgi ve kabul ile uygulanırsa, anlayışsız bir erkek zamanla daha anlayışlı ve sevgi dolu olabiliyor.

cem_kece_art_5 cem_kece_art_6

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) olarak çeşitli araştırmalar yaptığınızı biliyoruz.Türkiye’de kadınların boşalma problemleriyle ilgili araştırmalarınızın sonuçları nasıl?
Öncelikle, belirtmek isterim ki, bütün sağlıklı kadınlar boşalma yeteneğine sahiptir. Yani kadınların içinde böyle bir yetenek vardır, ama bazı sebeplerden dolayı bu durum sekteye uğrayabiliyor. Genel olarak bakıldığında bazı kadınların boşalma ile ilgili sıkıntılar yaşadığı görülüyor. Bu durumla ilgili yapılan bilimsel araştırma ve anket çalışmaları farklı farklı rakamlar ortaya koyuyor ama bunlar öznel konular olduğundan anket çalışmaları da pek sağlıklı sonuçlar veremeyebiliyor. Yapılan araştırmalar, kadınların %29’unun hiç boşalma yaşayamadığını gösteriyor. Bir başka anket çalışmasıysa kadınların %70’inin cinsel birleşme sırasında boşalma yaşayamadığını, kadınların sadece %20’sinin vajinal boşalmayı tecrübe ettiğini gösteriyor.

Boşalma sorunları kadınlar neler yaşıyor?
Boşalma sorunlarının nedenleri organik veya fizyolojik, psikolojik veya ilişkisel olabiliyor. Partner ilişkisindeki çatışmalar, cinsel bilgi eksiklikleri, suçluluk ve günahkârlık duyguları, erkeğin cinsel açıdan tecrübesizliği, daha önceden olan cinsellikle ilgili olumsuz yaşantılar boşalma sorunlarında en sık karşımıza çıkan nedenlerin başında geliyor. Taciz, tecavüz gibi cinsel travmalar, problemli bir çocukluk geçirilmiş olması, düzenli ve sağlıklı bir aile yaşantısının olmaması, ergenliğe geçiş döneminde problemli ve travmatik cinsel deneyimlerin yaşanması ile seksüel kimlik çatışmaları başlıca psikolojik etkenler arasında sayılabiliyor. Ancak boşalma sorunlarının %5′den daha azında şeker ve kalp hastalıkları, damar hastalıkları, nörolojik hastalıklar, alkolizm, nörolojik bozukluklar, nörolojik ve antidepressan ilaç kullanımı gibi altta yatan organik bir sebep bulunabiliyor.

Her cinsel birleşmede kadınların boşalması şart mı? Boşalmadan bir kadın cinsel ilişkiden zevk alabilir mi?
Orgazm olmakla boşalmak aynı şey değildir. Bu nedenle genelde orgazm diye bahsedilen durumlar boşalma olarak algılanmalıdır. Boşalma bedensel bir rahatlamayken orgazm ise bu bedensel rahatlamaya ruhun eşlik ettiği çok yüksek haz veren bir durumdur. Orgazm boşalmayı da içine alan daha geniş bir kavramdır. Orgazmı çeşitli uyaranlar sonucu beynin uyarılması ve bu uyarılmanın etkisiyle, bireyde hem bedensel hem de ruhsal olarak algılanan bir hissin meydana gelmesi olarak tanımlayabiliriz.

Cinsel terapistler olarak çiftin cinsel yaşamında sağlıklı bir yol alabilmesi için düzenli ve doyumlu bir seks hayatı yaşamaları taraftarıyız. Çünkü cinsel uyarılma ve zevkin devam ederek bir doruğa ulaşması olarak tanımlanan orgazm ve boşalmanın birçok faydası var. Bu nedenle her cinsel birleşmede kadınların orgazm olmasalar bile boşalmaları gerekiyor ve bu mümkün görünüyor. Boşalan bir kadın rahatlıyor ve bir sonraki cinsel birlikteliğe daha olumlu bakabiliyor. Ancak tüm bunlara rağmen kadın boşalmasa da kendini dokunmanın ve sevişmenin verdiği hazza bırakarak zevk alabiliyor. Çünkü kadınlar için boşalma şeklindeki bir sonuç yerine sevişmenin keyfine varma şeklindeki süreç daha önemli görünüyor.

cem_kece_art_7 cem_kece_art_8

Kadınların boşalması, sadece erkeklerin performansıyla ya da üslubuyla mı ilgilidir?
Erkeklerin kadın erojen bölgelerini bilmemeleri ve uygun uyarıları yeterince gerçekleştirmemelerinden dolayı kadınlar boşalma sorunları yaşayabiliyorlar. Fakat her ne olursa olsun boşalma sorunları kadınların yarattığı yani kadın kaynaklı bir sorundur. Çünkü erkek erken boşalsa da, sertleşme sorunu yaşasa da, yeterince kadını uyaramasa da her kadın kendi klitorisini uyararak, sürtünerek, vakti geldiğinde kasılarak ve erkeğin tüm bedenini penis gibi kullanarak kendi boşalmasını gerçekleştirebiliyor. Yani kadının her şeyi erkekten beklemek yerine kendi boşalmasının sorumluluğu almayı kabullenmesi ve öğrenmesi gerekiyor. Yani kadının klitorisini keşfetmesi ve ardından onu kullanmayı öğrenmesi önem taşıyor. Erkek nasıl ki penisini sürterek boşalıyorsa, kadın da klitorisini sürterek boşalıyor. Sorumluluk alma modelinin hayata geçirilmesi, sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam için gerekli oluyor.

Erkek, kadınla sevişirken ruhunu ve bedenini koşulsuz bir armağan olarak ona sunuyor. Kadın, bu armağanı kabul ediyor, bundan sonrasının kadının işi olarak görülmesi gerekiyor. Kadının reddedilmeyi ve başarısız olmayı göze alarak erkekten kendini cinsel olarak uyaracak şeyleri istemesi ve talep etmesi önem taşıyor. Kadının talep etme, erkeğin de reddetme hakkı oluyor ve erkek kadının taleplerini gerçekleştirmek isterse yapıyor ama zorunlu olarak algılanmaması gerekiyor. Kadının erkeğin bedenini kullanarak, klitorisini sürterek, fantezi kurarak, boşalmasını kolaylaştırmak için zamanı geldiğinde kendini kasarak kendi boşalmasından, orgazmından ve cinsel tatmininden sorumlu olması yeni bir bilimsel veri olarak bilinmesi gerekiyor. Kısaca erkek kadını boşaltmak, orgazma ulaştırmak veya tatmin etmek zorunda değildir. Kadının boşalması için sadece penise ihtiyacı yoktur, bu değişik şekillerde başarılabiliyor. Sorumluluk alma modeli, kadına sorumluluk yüklerken erkeği özgürleştiriyor ve böylece çift olarak tatminkâr bir cinsellik yaşanmış oluyor.

Kadınlar, boşalma ile ilgili içgüdüsel yeteneklere mi sahiptir, yoksa bu öğrenilebilir mi?
Her kadın boşalma yeteneğine sahiptir fakat türlü nedenlerden dolayı (Yetişme ortamı, cinsel bilgisizlik, cinselliğe olan bakış açısı, cinsel mitler, cinsel travmalar vb.) Bazı kadınlar boşalmayı gerçekleştiremeyebiliyorlar. Erkekler çok kısa sürelerde boşalmayı öğrenebiliyorken kadınlar için boşalmayı öğrenme süresi çok daha uzun olabiliyor. Bu süre bir yandan kadının cinsel ilişkiye ruhsal ve fiziksel olarak ne kadar hazır olduğuyla, öte yandan ilişkide klitoris ve G noktası gibi duyarlı bölgelerin ne kadar uyarıldığıyla ilgili olabiliyor. Yani boşalmak için çoğu kez kadınların direkt klitoris uyarısı almaları gerekiyor. Bu nedenle klitoral olarak kadınların en iyi uyarılabildikleri kadının üstte erkeğin altta olduğu cinsel ilişki pozisyonunun seçilmesi, ön sevişme döneminin uzun tutulması, meme uçları, kulak arkaları, bacakların iç yüzleri gibi erojen bölgelerin daha fazla uyarılması ve varsa kadınların penis boyu takıntılarını terk etmelerinde fayda oluyor. Ayrıca kadınlar cinsel fanteziler kurabiliyor veya yardımcı erotik materyaller kullanabiliyorlar. Yukarıdaki önlemlerle 6 ay içinde boşalmayı öğrenemeyen bir kadının partneriyle birlikte bir cinsel terapiste başvurmaktan çekinmemesi gerekiyor.

cem_kece_art_9 cem_kece_art_11

Kadınlar boşalmayı nasıl öğreniyor?
Boşalmayı öğrenmek için de kadınlar önce mastürbasyon yapmaları gerekiyor. Mastürbasyon yaptıkça kadın klitorisini hassaslaştırmayı öğreniyor ve onu sürterek boşalmayı keşfediyor. Mastürbasyon ile öğrendiği becerileri partneriyle olan sevişmelerine ve birlikteliklerine aktarmayı becerebilirse kadın zamanla cinsel ilişkilerinde boşalmayı başarabiliyor. Kadının boşalmasında erkeğin penisinin boyunun veya vajinada kalma süresinin uzun olmasının gerçekte bir önemi olmuyor. Eğer kadın klitoristen zevk almayı başaramamışsa, boşalmanın sorumluluğunu almamışsa cinsel ilişkide boşalmayı öğrenemiyor. Demek ki çoğu zaman erkeğin erken boşalması, kadının cinsel ilişkide boşalmasının önünde bir engel olmuyor. Kadınlar klitorislerini kullanmayı öğrendiklerinde hem cinsel ilişkilerinde hem de karşılıklı mastürbasyonla boşalmayı başarabiliyorlar. Mastürbasyonla klitorisini hassaslaştıran kadın cinsel ilişkilerinde boşalmayı da daha kolay öğrenebiliyor. Ayrıca erken boşalmayla erkeğin penisi inse bile, erkek işaret ve orta parmağını birleştirip penis gibi kullanabiliyor, vajina deliğini uyarabiliyor ve bu sırada başparmağı ile de klitorise dokunarak kadının boşalmasını sağlayabiliyor. Bu boşalma fizyolojik olarak penis-vajina birlikteliğindeki boşalmaya eşdeğer olarak yaşanıyor.

Boşalma ve orgazm taklidi nedir?
Boşalamayan kadınların çoğu partnerlerine zor anlar yaşatmamak adına, kendilerini boşalma veya orgazm taklidi yapmaya mecbur hissediyorlar. Boşalma veya orgazm taklidi yapmalarının altında kendilerini ve partnerlerini yetersiz kılmama düşüncesi yatabiliyor. Kadınların zihnine işlenmiş cinsel kurallar nedeniyle yapmakla yükümlü olduklarını düşündükleri boşalma veya orgazm taklidi aslında problemin daha da karmaşık bir hal almasına neden olabiliyor. Boşalamayan kadının bunu partnerine göstermesi, kadın için partnerinin yapacağı etkili bazı değişiklikler neticesinde kökten çözülecekken, kadının yaptığı boşalma veya orgazm taklidi nedeniyle bu konu ve çözüm yoları asla gündeme gelemiyor. Dolayısıyla, erkek partner her şeyin normal gittiği düşüncesiyle herhangi bir değişiklik yapma gereği duymuyor.

Boşalmayı bir türlü başaramayan kadınlara ne önerirsiniz?
Uygun koşullar yerine getirildiğinde kadınların çok rahatlıkla boşalabildikleri görülse bile, yapılan araştırmalar kadınların neredeyse %90’ının psikolojik olarak boşalamadıklarını gösteriyor. Bu da demek oluyor ki, boşalma sorunlarının üstesinden gelinebiliyor. Psikolojik olan diğer bir değişle, içten gelen istek ve arzuları açığa çıkarmak için önce kadınların ruhlarının okşanması gerekiyor. Cinsel yaşama hazırlık süreci, tahrik olma, uyarılma, odaklanma, boşalma ve orgazm özellikle kadınlar için erkeklere nazaran çok daha uzun bir süreç alıyor. Bu nedenle seks yapmaya geçilmeden önce diğer bir değişle, kuvvetli bir arzu belirinceye kadar kadınlara dokunmak, özel, değerli, sevilmeye layık ve arzulanan biri olduklarını hissettirmek ve konuşarak bunları sık sık söylemek gerekiyor.

Görsellikten etkilenen ve cinsel arzuları anlık tavan yapan erkeklerin aksine, kadınlar cinselliği usul usul yaşamayı istiyorlar. Bu nedenle, kadınlar erojen bölgelerine (meme uçları, kulak arkaları, omuzlar, boyun, klitoris, vb.) Dokunulmasını, öpülüp okşanmasını bekliyorlar. İstek ve arzularına ulaşamayan kadınlar, kendilerini erkeklere ve cinselliğe tam anlamıyla açmayacakları için yarım kalmış bir cinsellik yaşıyorlar. Erkeklerin önce kadınların dudaklarını daha sonra yavaş ve emin adımlarla bedenlerini keşfe çıkmaları gerekiyor. Bu noktada olaya gizem katmak için dokunmaya, öpmeye ya da okşamaya kısa molalar verip tekrar başlanması cinsel heyecanı arttırıyor. Yani kadınları boşalmanın eşiğine getirip bırakmak ve oradan yuvarlanmalarına izin vermek ve “7 kere getir ve bırak, sonunda boşalmasına müsaade et!” Felsefesini uygulamak gerekiyor. Unutmayın, beklenilen anda beklenmeyeni yapmak her zaman daha kışkırtıcı oluyor. Cinsel eylemlerden uzaklaşıp tekrar aktif olunması kadınların duyarlılığını artırıyor ve alacakları zevki iki katına çıkartıyor. Diğer bir değişle, duyulan özlemin derecesi ne kadar yükselirse, kadınların bu özlemlerine kavuştukları zaman alacakları ve erkeklerine verecekleri zevk de bir o kadar artıyor. Bu süreçte kadınlar erkeklerin her bir santimini hissetmeye çalışırken, erkeklerin de kadınların her bir santiminin kendilerine ait olduğunu onların kulağına fısıldamaları ve sevişirken bunu sürekli yinelemeleri gerekiyor.

cem_kece_art_12 cem_kece_art_13

Boşalma sorunlarının tedavisi mümkün mü? Mümkünse nasıl?
Boşalma ve orgazm sorunları kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluklarının başında geliyor. Ancak boşalma sorunları kader değildir, %100 tedavisi vardır ve cinsel terapidir. Tedavinin ilk aşaması cinsel terapistin kişiyle veya çiftle ilk görüşme yapmasıdır. İlk görüşmenin sonunda cinsel terapist kişiye veya çifte cinsel eğitim videoları ve kitapları verir yani bibliyoterapi yapıyor. Daha sonra cinsel terapist kişiyi veya çifti değerlendirme görüşmelerine alıyor. Bu süreçte cinsel hikâye alınıyor, çeşitli testler ve ölçekler kullanmanın yanında gerektiğinde jinekolojik muayene de önerebiliyor. Böylece yaşanan sorunun nedeni keşfediliyor ve olası çözüm yolları kişiye veya çifte sunuluyor. Çift kendilerine özel olarak hazırlanan tedavi planını kabul ettiğinde cinsel terapi süreçleri başlatılıyor. Cinsel terapi aşamasında kadının veya çiftin yaşantısı, geçmişi, geçmişteki birliktelikleri, genel olarak cinsel hayatı, partneri ile uyumu gibi boşalma ve orgazm olamama sorununa neden olabilecek alt başlıklar saptanmaya çalışılıyor.

Yapılan tıbbi araştırmalar sonucu elde edilen verilere göre, boşalma ve orgazm sorunlarının en sık görülen nedeni cinsel bilgisizlik olduğu için cinsel terapi evresinde kişiye ve çifte cinsel ilişki, cinsellik ve cinsel organlarla ilgili bilgi veriliyor ve cinsel eğitim videoları eşliğinde bilişsel yeniden yapılandırma yapılıyor. İlişkideki mevcut iletişim sorunları çözümleniyor ve çiftin ilişkisi flört havasına sokuluyor. Ardından kadının boşalmasını veya orgazm olmasını engelleyen duygularıyla bağlantıya geçmesi ve onları söze koyması sağlanıyor. Daha sonra ise kişinin önce bireysel olarak kendi vücudunu tanımasına sonra çiftin birbirinin vücudunu tanımasına yönelik aşk oyunları adında çalışmalar yapılıyor. Buradaki amaç, cinsellikle ilgili önceden gelen yanlış ve eksik bilgilerin temizlenmesi ve yerine doğru bilgilerin getirilmesidir. İlaç kullanımı ve klitoris büyütme gibi tedavi yöntemleri boşalma ve orgazm sorunlarını önleyici birer tedavi şekli olsa da, cinsel terapistlerce kullanımı önerilmiyor. Çünkü ilaçlar sorunu kökünden halletmiyor. İlaç kullanımı geçici boşalmalara neden olacağından, sonrasında ciddi cinsel sorunlara ve depresyona neden olabiliyor.

Klitoris büyütme operasyonu ise klitoral uyarma yani mastürbasyon eylemine kadını daha duyarlı hale getirecek ama cinsel birliktelik (penetrasyon) sonucu oluşacak olan vajinal boşalmaya ve vajinal orgazma çok faydası olmuyor. Kesin sonuçlu tedavide, kadının erojen bölgeleri yani duyarlı bölgelerine (meme uçları, klitoral bölge, kulak ve boyun çevresi, kasık bölgeleri, bacak iç kısımları, vb.) Yoğunlaşma tekniklerine yönelten cinsel terapi programına ihtiyaç oluyor. Ancak bu teknik, klitoral uyarı ile boşalan ama cinsel ilişki sırasında boşalamayan kadınlarda genellikle etkisiz kalıyor. Böyle durumlarda aşk kaslarını çalıştırma egzersizleri yani Kegel egzersizleri ile duyarlılığını arttırmak mümkün oluyor.

Erkeğin seks istiyor ama kadın istemiyor. Böle bir durumda seks yapılırsa kadın boşalabilir mi? Boşalmaması normal mi?
Uzun süren evliliklerde erkeğin seks yapmayı istediği ama kadının istemediği durumlara sık rastlanıyor. Bu durumları bir çatışmaya ve uzaklaşmaya çevirmeden başarıyla geçiştirmek ve yeni bir teknik denemek mümkün görünüyor. Kadınlar bazen seks istemeyebilir, tam havalarında olmayabilirler ve boşalma taklit yapmak yerine yalnızca şipşak seks yapabilirler. Şipşak seks belki yalnızca erkeğe keyif verir gibi görünse bile kadın açısından da bazı avantajları oluyor. Böylece erkekler kendilerini yarı yolda bırakılmış gibi hissetmiyorlar, kadınlar da tahrik olmak konusunda endişelenmiyorlar ve açıklama yapmak zorunda kalmıyorlar. Şipşak seks adını verdiğimiz teknik çiftlerin cinsel hayatını değiştiriyor. Bir kadın eşiyle olan ilişkisinde sevgi yönünden desteklendiğini bilirse ve zorlanmazsa şipşak seks fikrine daha açık olabiliyor. Çünkü kadınlar için boşalma önemlidir ama sevişmek, sarılmak, erkeğine yakın olmak, arzulanmak, önemli ve değerli olduğunu hissetmek daha önemlidir. Bu nedenle kadınlar boşalmasa da sevişmekten ve seksten zevk alabiliyorlar. Kadınlar seks yapma havasında olmasalar bile, eşlerini baştan çıkarabileceklerini düşünerek de zevk alabiliyorlar. Hatta çift bazen şipşak sekse başlıyor ve daha sonra kadın gerçekten tahrik oluyor ve havaya girip boşalabiliyor.

cem_kece_art_14 cem_kece_art_15

Kadınlar erkeklerden daha geç boşalıyor bu neden böyle oluyor?
Erkekler erotizmi ve sonuç olarak boşalmayı önemserler, kadınlar ise romantizmi ve sevişme sürecine değer verirler ve bu nedenle de boşalma süreleri farklıdır.Ayrıca kadının ruhsal ve bedensel olarak uyarılması ve sekse hazır olması uzun zaman alıyor, bu boşalmalarının uzamasının bir başka nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Aşk ve tutkuyu içinde barındıran erotizm varken, erkekler sadece romantizme zaman ayırmak istemiyorlar. Kadınlara baktığımızda ise ilişkide romantizm olmazsa olmazlardan… Evet, kadın ve erkeğin ilişkiye bakış açıları farklı fakat ortak bir nokta her zaman bulunabiliyor. İstek, arzu ve beklentiler özgürce ifade edildiğinde, karşılandığında bir armağan verilmiş gibi mutlu olunduğunda, karşılanmayınca küsüp tepki gösterilmediğinde, sevgi karşılıklı olduğu sürece, sağlıklı ve mutlu bir birlikteliğe sahip olunabiliyor. Araya anlayışsızlık ve bencillik kavramı girdiğinde ise çatışma yaşanması kaçınılmaz oluyor. Bu nedenle, dokunmanın ve hissetmenin yoğun olduğu sevişmenin bir kural, seksin ise zaman zaman yerine getirilen güzel bir istek olarak görülmesi gerekiyor. Yani sevişmenin her zaman, seksin ise zaman zaman yaşanması önem taşıyor.

Klitoris ve g noktası nedir?
Klitoris kelimesi, Yunancada küçük tepe anlamına gelen kleitoris kelimesinden köken alır. Klitoris; kasık kemiklerinin birleştiği noktanın ortasındadır. Küçük dudakların yukarda birleştiği kısma dek uzanır ve büyük dudaklar arasındaki yumuşak dokunun içinde yerleşiktir. Yaklaşık 3cm uzunluğunda ve 3 mm kalınlığında bir penise benzeyen, Venüs tepesinin altında yer alan, üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrili bir organdır. Klitoris, baş ve gövde kısmından oluşan, “ters V” şeklinde bir yapıdır. “Baş kısmı” hafif bir çıkıntı şeklindedir ve iç dudaklar parmaklarla hafifçe geriye ittirildiğinde, dışarıdan rahatlıkla görülebilir. Küçük dudakların birleştiği kısımda bir başlık biçiminde genişler. Bu başlığın altında “klitorisin ucu” bulunuyor. “Gövde kısmı” ise yanlara doğru uzanan iki koldan oluşuyor ve vulvanın içine tümüyle gömülü olduğundan dışarıdan görülmüyor. Bu nedenle, çoğu insan klitorisi yalnızca düğme şeklinde basit bir yapı olarak algılıyor. Gövdede yer alan kolların içerisinde aynen erkek penisindeki gibi cinsel uyarılma esnasında içleri kanla dolarak sertleşen, süngerimsi yapılar bulunuyor. Klitoris, embriyolojik olarak penisle aynı kökene sahiptir ve penisin kadındaki tam karşılığı olarak kabul ediliyor. Klitoris uyarıldığında hem baş hem de gövde kısmının içi kan dolarak sertleşiyor. Bu da, erkekteki sertleşmenin tam karşılığıdır. Klitorisin alt kısmında idrar deliği, idrar deliğinin altında ise vajina girişi bulunuyor.

Klitorisin faydaları şunlardır: (1) Kadının boşalmasını ve orgazm olmasını sağlar. (2) Cinsel ilişki sırasında sertleşerek idrar deliğini kapatır ve böylece bakterilerin idrar torbasına girişini engeller. (3) Ters V şeklindeki kollarının şişerek sertleşmesi vajina kanalını gerer, bu da penis başının kolayca girmesini sağlar. G Noktası ise vajinanın en duyarlı bölgesidir ve kadınların birçoğu bu noktadan vajinanın diğer bölümlerine oranla daha fazla zevk alırlar. G Noktası’nın yeri kadından kadına değişiklik gösteriyor. Vajina çeperinde girişten 5 cm kadar içeride idrar torbası hizasında yani vajina ile idrar kanalı arasında kalan bölgede bulunuyor. Bir başka görüşe göre ise, vajina girişinden 1–2 cm uzakta yani vajina ön duvarının ortalarında yer alıyor. G noktası vajinanın tavanında değil tavanının içinde bulunuyor. G Noktası birkaç santim büyüklüğündedir ve bu bölgeden cinsel ilişki sırasında PDE-5 adlı bir protein salgılanıyor. Bu nedenle “PDE-5 Protein Salgısı” fazla ve Skene Guddesi büyük olan kadınlar daha kolay orgazm oluyorlar. Aslında G Noktası, erkekte penis başındaki asıl cinsel uyarı noktasının kadınlardaki karşılığı olarak da biliniyor.

cem_kece_art_17 cem_kece_art_18

Klitoral boşalma nedir ve nasıl yaşanır?
Kadınlar cinsel ilişki sırasında, erkeğin penisinin ve pubis kemiğinin klitorise ritmik olarak temas etmesi, iç dudakların klitorise sürtünmesiyle “vajinal boşalma” yaşıyorlar. Diğer bir deyişle, klitorisin uyarılması daha kolay boşalmalarına yol açıyor. Ayrıca, çiftlerin yüz yüze oldukları tüm cinsel birleşme şekillerinde kadın ve erkeğin kasıkları üst üste gelmekte, bu da klitoris üzerindeki ritmik basınca yol açmaktadır. Bilinenin aksine, hiç bir klitoris uyarısı olmadan “saf vajinal boşalma” oluşması mümkün olmakla beraber olağan değildir.

Kadınlar göğüs uçlarını, bacaklarını veya klitorislerini uyararak mastürbasyon yaparken veya cinsel partnerlerinin klitorisi oral veya elle direkt uyarısıyla da “klitoral boşalma” yaşayabiliyorlar. Yine bilinenin aksine, cinsel ilişki olmadan klitorisin oral veya elle direkt uyarısıyla “saf klitoral boşalma” oluşması mümkün oluyor. Çünkü klitoris penisin tam karşılığıdır. Erkekler penis başının direkt veya dolaylı yoldan uyarısı ile orgazm oluyorlar. Bu da kadınların çok kolay saf klitoral boşalma yaşadıkları gerçeğini daha anlaşılır hale getiriyor. Ayrıca, bu durum, kadınların bazı belli ilişki pozisyonlarında daha kolay vajinal boşalma yaşamaları ve bazı pozisyonlarda ise kadının yeteri kadar uyarılamadığını ifade ederek vajinal boşalamamasını da açıklıyor. Boşalmaya yakın kan hücumuyla belirginleşen klitoris, aldığı cinsel uyarıları beyindeki cinsel merkezlere iletiyor. Böylece vulvadaki sinirlerde, kaslarda ve damarlarda değişiklik ve tepkilere yol açarak boşalmayı hazırlıyor. Fakat klitorisin bu etkiyi yapabilmesi için zamanında, ritmik olarak, belli bir basınçta ve yeterli oranda uyarılması gerekiyor. Çünkü klitorise doğrudan doğruya dokunulduğu zaman verilen cinsel uyarımla, öfkeye yol açan tahriş olma arasındaki sınır belli belirsizdir. Cinsel uyarılma öncesi, cinsel bilgisi olmayan ya da az olan kadınlarda klitorise dokunulması zevkten çok acı ve nefret duygusunu kamçılayabiliyor.

Kadınların çoğu boşalma, orgazm ve cinsel doyum kavramlarını aynı algılıyor… Bunun doğrusu nedir?
Boşalma, orgazm ve cinsel doyum aynı şey değil… Boşalma bedensel bir rahatlamayken orgazm ise bu bedensel rahatlamaya ruhun eşlik ettiği çok yüksek haz veren bir durumdur. Orgazm boşalmayı da içine alan daha geniş bir kavramdır. Orgazm çeşitli uyaranlar sonucu beynin uyarılması ve bu uyarılmanın etkisiyle, bireyde hem bedensel hem de ruhsal olarak algılanan bir hissin meydana gelmesi olarak tanımlanıyor. Boşalma daha çok fiziksel rahatlama olarak tarif ediliyor. Her cinsel ilişkide bu duyguyu, her erkeğin ve her kadının yaşamasını doğal bir durum olarak görmek gerekiyor.

Bu duyguyu, bir insanın çok susadığı zaman kana kana içtiği sudan aldığı tat gibi ya da çok sıkışan bir kişinin, ihtiyacını giderdiği zaman yaşadığı duygudaki rahatlama gibi tarif etmek mümkün… Boşalma esnasında beden bir an geriliyor ve arkasından rahatlama hissediliyor. Cinsel ilişkilerin sonlarına doğru yaşanan ve 10–15 saniye süren kasılmalarla kendini gösteren fiziksel ve bedensel rahatlamaya “cinsel boşalma” deniyor. Boşalma olmadığında insanlar yattıkları yerden sıkıntı ile kalkıyorlar. Bu durum hem iç dünyalarında hem de partner ilişkilerinde sıkıntılara neden olabiliyor. Orgazm; boşalmayı öğrenmiş, ilişkisinde belli bir kalite, uyum ve ahenk yaşamış çiftlerin, ayda yılda bir kez yaşadıkları bedensel rahatlamaya, ruhsal rahatlamanın da eklenmesi ile geçici bir süre, kadınlarda genellikle 10–15 saniye süren kasılmalarla kendini gösteren ama farklı bir bilinç hali gibi oluşan, kontrol kaybı duygusu gibi çok daha farklı, yoğun bir rahatlama olarak açıklanabiliyor. Burada orgazmı, hem bedenin hem de ruhun rahatlaması olarak tarif etmek mümkün… Orgazmı, boşalmayı öğrenmiş ve ilişkide belli bir kaliteyi yakalamış, çok arzu ve istekli olan, her iki tarafın da gününde olduğu ilişkilerde yaşanan bir armağan ya da hediye gibi görmek gerekiyor.

Cinsel doyum, kişinin boşalmasından sonra yataktan doyduğunu hissederek kalkması, yani yeniden bir aktive yapmak için bir ihtiyaç duymaması olarak açıklamak mümkün… Bu duruma kişinin cinsel doyumu diyoruz. Kişi orgazm olduğunda da yine bu doyumu hissedebiliyor. Ancak bazı kadınlar seks yaparken boşalırlar ama yine de kendilerini seks konusunda istekli, aç hissederler. Bu kadınlar sürekli istemek gibi bir dürtüsellik içindedir. Bu durumu cinsel doyum bozuklukları olarak tarif etmek mümkün…

cem_kece_art_20 cem_kece_art_21

Kaç çeşit boşalma var?
Boşalmanın bilimsel kaynaklara ve yapılan çalışmalara bakıldığında iki başlıkta ele alındığı görülüyor. Bunlardan birisi klitoral boşalma (direk klitoral boşalma) diğeri ise vajinal boşalma (dolaylı klitoral boşalma) şeklinde karşımıza çıkıyor. Klitoral boşalma direk klitorise yapılan baskı ile gerçekleşen boşalmadır ve daha kısa sürede gerçekleşir. Vajinal boşalma ya erkeğin penisinin vajinaya girip çıkarken klitorise yaptığı baskı gibi ya da klitorisi yerinde tutan bağların, penisin vajinanın içerisindeki hareketi sırasında, klitorise yaptığı uyarılar sonucunda meydana gelir. Klitoral boşalma ile vajinal boşalma fizyolojik olarak aynıdır. Fakat duygusal anlamda hissedilen, yaşanılan zevk anlamında fark vardır. Çünkü vajinal boşalmada bir öteki ile birlikte olmak, onunla tamamlanıp bütünleşmek kadına çok daha yoğun duygular yaşatıyor. Klitoral boşalma aynen mastürbasyon yapmak gibi kendi kendine yaşanılan bir durumdur. Kadınlar eliyle, oral seksle ya da eşlerinin yardımıyla klitoral boşalma yaşayabiliyorlar. Cinsel ilişki esnasında karı-koca birlikte klitoris uyarımı yaparak vajinal ilişki sırasında da direk klitoral boşalma sağlayabiliyorlar.

Boşalmanın, orgazm olmanın kişiye yaşattığı mutluluk dışında neler katar, ne gibi bir önemi vardır?
Cinsel terapistler olarak çiftin cinsel yaşamında sağlıklı bir yol alabilmesi için düzenli ve doyumlu bir seks hayatı yaşamaları taraftarıyız. Çünkü cinsel uyarılma ve zevkin devam ederek bir doruğa ulaşması olarak tanımlanan orgazm ve boşalmanın birçok faydası var. Orgazm ve boşalma, bedensel ve ruhsal olarak bir rahatlama sağlıyor, daha kolay hamile kalınmasına yardımcı oluyor, kan akışını düzenliyor, beyni sağlıklı tutuyor, duygusal zekâyı yükselterek kişiyi zinde tutuyor ve önemli, değerli ve sevilmeye layık olduğunu hissettirerek moralini yükseltiyor, cildi güzelleştiriyor ve gençleştiriyor, bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor ve kişinin ağrı eşiğini yükseltiyor, bazı ağrıların şiddetini düşürüyor, stresi azaltıyor, daha rahat ve kaliteli uyumaya yardımcı oluyor, kalp krizinden koruyor, prostat ve meme hastalıklarının oluşmasını geciktiriyor ve bu şekilde çiftin hayatından doktoru ve cinsel terapistleri uzak tutuyor, Çünkü özgüveni arttıran, vücut imajını iyileştiren ve stres yönetimini kolaylaştıran orgazm ve boşalma sırasında vücutta meydana gelen değişimler, salgılanan hormonlar, psikolojik ve duygusal tatmin hissi, çiftin hem cinselliğe hem birbirlerine hem de ilişkilerine olan duygu ve düşüncelerini olumlu etkiliyor.

Özellikle kadınların sürekli olarak şikâyet ettikleri ve doyumsuz bir cinsellik yaşamaları sonucu cinsel yaşamı ertelemek adına bir silah gibi kullandıkları baş ağrısı sendromuna bire bir gelen düzenli bir şekilde yaşanan boşalmalardır.  Bunun dışında, hem erkek hem de kadında kalp krizi riskini azaltan boşalma bağışıklık sisteminin virüslere karşı direncini artırmakta, salgılanan oksitosin ve melatonin sayesinde rahat bir uyku yaşanmasını sağlamakta, serotonin salgısını arttırdığı için stresi önlemekte, salgılanan steroid hormonları sayesinde cildi güzelleştirmekte, boşalım sayesinde erkeklerde prostat bezinin temizlenmesi sonucu prostat kanseri riskini %70 önlemekte, hem kadın hem de erkekte meydana gelebilecek meme kanseri riskini %40 oranında azaltmakta, özellikle kadınlarda romatizma gibi pek çok ağrının şiddetini azaltmakta ve doğal bir spor olan orgazm metabolizmayı hızlandırdığı için hücreleri yenilemektedir.

cem_kece_art_22 cem_kece_5

Kadının düzenli boşalması ya da eşi ile aynı anda boşalması hamile kalmayı kolaylaştırır mı?
Boşalma uzun süreli cinsel uyarı sonucunda ulaşılan ve kişiye zevk veren fizyolojik ve psikolojik durumdur. Kadının ve erkeğin cinsel yanıtlarının fizyolojik farklılığı nedeniyle çiftler boşalacakları anı tam olarak belirleyemez. Birbirlerinin yanıtlarını tam olarak ve anında bilememeleri gibi birçok nedenle de çiftler aynı anda boşalamaz. Fakat boşalmak gebe kalmayı kolaylaştırsa bile, aynı anda boşalamamanın ya da aynı anda boşalmanın gebe kalmakla ilgili herhangi bir bağlantısının olmadığının da bilinmesi gerekiyor. Birlikte boşalmak, iyi bir cinsel ilişki için zorunlu ya da daha çok zevk almak için gerekli de değildir. Aynı anda boşalmanın mutlaka gerekli olduğu düşüncesi, kadın ve erkeğin yaşayacağı cinsel yaşamda beklenti düzeyini artırmakta ve o an yaşayacakları hazları kaçırmalarına neden olmaktadır.

Cinsel ilişkide eşlerin mutlaka birlikte boşalmaları gerektiği inancı cinsel mit dediğimiz hurafelerden biridir. Pek çok çift, cinsel yaşamlarını bu yanlış inanış yüzünden doyumsuz olarak değerlendirebiliyor. Oysaki kadın ve erkek cinsel yanıtlarının fizyolojik farklılığı kişilerin boşalacakları anı tam olarak belirleyememelerine neden oluyor. Birbirlerinin yanıtlarını tam olarak ve anında bilememeleri gibi benzer nedenlerle çiftler nadiren aynı anda boşalıyor. Birlikte boşalmak iyi bir cinsel ilişki için zorunlu ya da daha çok zevk almak için gerekli de değildir. Ama birlikte boşalmanın mutlaka gerekli olduğu düşüncesi, birçok insanın kendi cinsel ilişkisinden hoşnutsuz olmasına, aynı anda boşalma beklentisiyle, kendinin ve partnerinin cinsel yanıtlarıyla gereğinden fazla ilgilenmesine ve sevişmenin keyfinin kaçmasına neden olabiliyor. Bu durum, cinsel ilişki yaşamak bir yana, kişisel boşalmayı da yok edebiliyor. Oluşan stres nedeniyle gebe kalmayı engelleyebiliyor. İki insan arasındaki cinsellik, fizyolojik yanıtlar temelinde gelişen, çok boyutlu ve keyifli bir süreçtir. Gerçek dışı beklentiler ve yanlış inanışlar, gebe kalmayı engelleyebileceği gibi cinsel doyumu da olumsuz yönde etkilemekten başka bir işe yaramıyor.

Bunlardan dolayı çift birlikte boşalma hedefinden vazgeçip, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanmalıdır. Kadın cinsel yaşamının oldukça karmaşık olduğu bilinen bir gerçektir. Bu karmaşıklığın içine bir de bebek özlemi eklenince durum içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor. Yumurtanın döllenebilmesi ve spermlerin kalitesinin arttırılabilmesi için hormonları tetikleyici yiyeceklerin düzenli olarak tüketilmesi, spor yapılması, yumurtlama dönemine dikkat edilmesi, kötü alışkanlıkların bırakılması, stresten uzak durulması gibi pek çok şey önerilebiliyor. Bunların dışında, düzenli bir seks hayatı, doğru cinsel pozisyonlar, boşalmak ve orgazm olmak da oldukça önemli bir yer tutuyor. Çünkü kadının keyifli ve doyurucu bir seksten sonra boşalması veya orgazm olması, vajina salgısının PH derecesini değiştirerek spermlerin rahim ağzından çok daha hızlı geçmesini sağlayabiliyor. Spermlerin vajina içinde ve vücut dışında ya da dış ortamda yaşama süreleri arasında oldukça büyük farklılıklar olabiliyor. Bu nedenle, gebelik için spermlerin vajina içine doğru hızlı hareket etmesi oldukça önemli bir yer tutuyor. Bunun sağlanabilmesi için kadının boşalmasının veya orgazmının faydası olabiliyor.

Kadınlar boşalma taklidi yapmaya neden ihtiyaç duyuyorlar? İşe yarıyor mu?
Kadınların yaşadıkları boşalma çoğunlukla klitoris uyarısıyla oluşuyor. İstatistiklere göre, direk klitoral uyarı olmadan boşalabilen kadınların oranının ancak %30 olduğu biliniyor. Bu nedenle, aslında kadınlardaki boşalma ve orgazm sorunları “cinsel ilişki boyunca hiç boşalamama” ve “hiç boşalamama” olarak ayırmak daha doğru oluyor. Boşalamayan kadınların çoğu partnerlerine zor anlar yaşatmamak adına, kendilerini boşalma veya orgazm taklidi yapmaya mecbur hissediyorlar. Boşalma veya orgazm taklidi yapmalarının altında kendilerini ve partnerlerini yetersiz kılmama düşüncesi yatıyor.

Kadınların zihnine işlenmiş cinsel kurallar nedeniyle yapmakla yükümlü olduklarını düşündükleri boşalma veya orgazm taklidi aslında problemin daha da karmaşık bir hal almasına neden oluyor. Boşalamayan kadının bunu partnerine göstermesi, kadın için partnerinin yapacağı etkili bazı değişiklikler neticesinde kökten çözülecekken, kadının yaptığı boşalma veya orgazm taklidi nedeniyle bu konu ve çözüm yoları asla gündeme gelemiyor. Dolayısıyla, erkek partner her şeyin normal gittiği düşüncesiyle herhangi bir değişiklik yapma gereği duymuyor. İlişkide boşalmak değil, sevişmenin her anından zevk almak önemlidir, bu nedenle kadınların eşlerine birlikte geçirdikleri güzel anları hatırlatması ve sadece sorunun sona ulaşmak ile ilgili olduğunu belirtmesi gerekiyor. Ayrıca boşalmayı neden yaşayamadıklarını da sorgulamalarında fayda var. Kadın önce mastürbasyonla boşalmayı öğrenip, daha sonra bunu cinsel ilişkiye transfer edebiliyor. Bu eşiyle birlikte yaşayacağı yeni bir deneyim olabiliyor.

Rahmi ya da yumurtalıkları alınan kadınlar cinsel hayatlarına eskisi gibi devam edebilirler mi? Kadında erkekte bu birleşmeden zevk alabilir mi?
Rahmi ve yumurtalıkları alınan kadınların ameliyat sonrası cinsel yaşamları, ne yazık ki gerek eşleri, gerekse çoğu jinekolog tarafından pek dikkate alınmıyor. Oysa yaşam devam ediyor. Ameliyat sonrası rahim ve yumurtalıkları alınan bir kadın cinselliği yaşayabiliyor, zevk alıp verebiliyor. Çünkü boşalmak için rahim ve yumurtalıklara ihtiyaç olmuyor. Yani ameliyat geçirmiş kadının rahminin olmaması, cinselliği ve cinsel yaşamı yönünden, önemli bir engel ya da eksiklik yaratmıyor. Ancak rahim ile birlikte her iki yumurtalık da çıkarılmışsa; menopoz sendromu aniden başlayabiliyor. İşin acı yanı günümüz hasta – hekim – hastane ilişkilerinde, gerek ameliyat öncesi, gerekse kadın hastaneden taburcu olurken sanki cinsel yaşam artık sona ermiş gibi davranılıyor ve hemen hemen hiç kimse “Bundan sonra ne olacağı?” Üzerine bilgi vermiyor. Bu nedenle jinekologun hastasını taburcu ederken özel olarak bu konuya değinmesi gerekiyor. Bilinçli hasta-hekim ilişkisi ve olması gereken hormon desteği ile sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam sağlanabiliyor. Hormon desteği her şeyi eski durumuna çevirebiliyor. Ameliyatı izleyen ilk 6 hafta nekahet için yeterli oluyor. Jinekologun kontrol muayenesinden sonra cinsel yaşam başlatılabiliyor. Yeni döneme uyum sağlamanın en kolay yolu, hekim kontrolünde olmak ve sorular sormaktan geçiyor.

cem_kece_3 cem_kece_4

Boşalma, Orgazm ve Cinsel Doyum / Yazar: Cem Keçe / İnceleme & Araştırma / Pusula Yayınevi

Cem Keçe:Aile Danışmanı, Uzman Psikolojik Danışman, Psikoterapist, HÜRRİYET Gazetesi’nde Köşe Yazarı, CİSED Onursal Başkanı, PSİKODER Başkanı, Psikoterapi Eğitmeni ve Süpervizörü…19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Azerbaycan Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı’nda Psikiyatri İhtisası yaptı. Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmetler Bölümü’nde “Aile Danışmanlığı” eğitimi aldı. Konya Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Psikolojik Danışma ve Rehberlik üzerine Yüksek Lisans yaptı. Prof. Dr. Vamık Volkan’dan psikanalitik psikoterapi eğitimi ve süpervizyonu aldı. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED – www.cised.org.tr) ve Türkiye Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği (PSİKODER –www.psikoder.org.tr)’ni kurdu. “Huzurlu insan, sağlıklı cinsellik, mutlu bir evlilik ve aile yaşantısı için…” 6 yıl SABAH Gazetesi’nde yazdı, şimdi HÜRRİYET Gazetesi’nde cinsel sağlık köşesinde, çeşitli dergi, web sitesi (HÜRRİYET AİLE) ve gazetelerde günlük ve haftalık yazılar yazmakta, okuyucularından gelen “psikolojik sorunlar, aşk, evlik, ilişkiler ve cinsellik” konulu soruları yanıtlamakta ve ruh sağlığı profesyonellerine psikoterapi, cinsel terapi ve evlilik terapisi eğitimleri vermektedir. Cinsellik ve psikiyatri alanlarında yirmiden çok kitabın yazarı… www.cemkece.com

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.