Çift, Evlilik ve Aile Terapisi – Tarık Solmuş

 

“Bağlanmak beşikten mezara kadar devam eden bir süreçtir, en temel ihtiyaçlarımızdandır, yaşamımızın özü ve mimarıdır. Romantik ilişkiler ve aşk da bu bağlanma yolculuğunun yetişkinlik dönemindeki yansımasıdır; romantik bağlanmayı ifade eder. Peki, terk edilmek ve reddedilmek gibi iki temel kaygı üzerine şekillenen hayatımızda hepimizin birer insan olarak yaşamak isteyeceği, pek çok sorundan da olabildiğince uzak bir ilişkinin özellikleri nelerdir?” Uzm. Psk. Tarık Solmuş, Çift, Evlilik ve Aile Terapisi’nde bu sorudan yola çıkarak, her birimizin yaşamında bu denli belirleyici bir rol oynayan bağlanma ve romantik ilişkiler üzerine eğiliyor. Okurunu nesnel bir bakışla iç dünyasına çağıran Çift, Evlilik ve Aile Terapisi, kişiyi kendini ve yakın ilişkilerini sorgulamaya ve sağıltmaya yönlendiriyor.” Çift, Evlilik ve Aile Terapisi’nden bir bölüm paylaşıyoruz.

Nasıl Bir Eş? Nasıl Bir İlişki?

 

Bağlanmak beşikten mezara kadar devam eden bir süreçtir, en temel ihtiyaçlarımızdandır, yaşamımızın özü ve mimarıdır. Romantik ilişkiler ve aşk da bu bağlanma yolculuğunun yetişkinlik dönemindeki bir yansımadır; romantik bağlanmayı ifade eder.

Peki, terk edilmek ve reddedilmek gibi iki temel kaygı üzerine şekillenen hayatımızda hepimizin birer insan olarak yaşamak isteyeceği, pek çok sorundan da olabildiğince uzak bir ilişkinin özellikleri nelerdir? Sağlıklı, mutlu, doyumlu ve hatta bir açıdan bakıldığında ideal ya da mükemmel diyebileceğimiz bir ilişkinin kriterleri nelerdir? Nasıl bir eş ve ilişki olmalıdır? Uluslararası alanda yapılan çok sayıda araştırmaya göre de insanların sevgililerinde ya da eşlerinde olmasını istedikleri, bekledikleri, düşledikleri özellikler şöyle özetlenebilir:

  • Sosyal ortamlarda rahat, zeki ve entelektüel,
  • Fiziksel olarak çekici ve fiziksel görünümüne önem veren,
  • Giyim, temizlik, spor ve iyi yeme alışkanlıkları olan,
  • Sevgiyi hisseden ve bunu eşine de gösteren,
  • Eşinin kişisel ilgi ve duygusal ihtiyaçlarını bilen ve karşılık veren / vermeye çabalayan,
  • Eşinin farklı zamanlarda, farklı rollere sahip olmasına destek ve fırsat veren,
  • Eşinin ilişkiye olan katkılarını taktir eden ve bunu açıkça gösteren,
  • Sevgisini fiziksel olarak da ifade eden (dokunma, sarılma, öpme),
  • İlişkiyi cinsel olarak, iki taraf için de doyum sağlayıcı bir hale getirmeye çabalayan,
  • Kendisini eşine ve ilişkinin geleceğine adayan,
  • Özgür ve bağımsız bir insan olarak eşin ihtiyaçlarına saygı duyan,
  • Eşinin bireyselliğini geliştirmesini sağlayacak seçimlerde bulunmasına izin veren (örn., istediği işte çalışmasına izin vermek),
  • Alışveriş, yemek, temizlik gibi ev ile ilgili sorumluluklar için çaba sarf eden,
  • Birlikte gerçekleştirilebilecek aktivitelerde bulunmayı öneren,
  • Yaşadığı olayları eşiyle paylaşmaktan çekinmeyen,
  • Eşinin sosyal ilişki ağıyla (aile, arkadaş vb.) uyumlu olan,
  • Her iki tarafı da etkileyecek kararların alınmasında ve bu kararların sorumluluğunun paylaşılmasında özen gösteren,
  • Özel günlere dikkat eden, ve
  • Birlikte yeni ilgi alanları keşfetmeyi isteyen bir eş

Her birimiz sevildiğimiz, değer verildiğimiz, korunduğumuz; kısacası her şeyimizle kendimiz olabildiğimiz sağlıklı, mutlu ve doyumlu ilişkiler yaşamak isteriz. İletişim kurabildiğimiz, yıkıcı ve bir olumlu sonuca götürmeyecek çatışmalarından uzak, eşimizle uzlaşmaya, karşılıklı anlayışa ve işbirliğine yönelik bir yaşam arzu ederiz. Yaşadığımız aşkın ve ilişkimizin sonsuz olmasını bekleriz, bunun hayalini kurarız. Mutlu ve doyumlu bir cinsel yaşamı sürdürmeyi isteriz. Bütün kaygılarımızla, korkularımızla, hayal kırıklıklarımızla ya da yaşadığımız travmatik deneyimlerimizle kabul edileceğimiz; yargılanmadan, sorgulanmadan kendimiz olabileceğimiz bir eşle birlikte olmayı isteriz. Sorunlara yapıcı çözümler üretebilen, mizah duygusu gelişmiş; onunla birlikte olduğumuzda hayattan zevk aldığımızı hissedebileceğimiz bir eşimizin olmasını isteriz. Bize de ilişkiye de bağlı olan, ilgili, duyarlı, sevgi dolu bir eşimiz olsun isteriz. Ondan ilişkinin ya da evliliğin getirdiği sorumlulukları almasını bekleriz. Kendimizi en çaresiz, yalnız, mutsuz hissettiğimiz bir anda yanımızda olan, bize varlığını hissettiren, yakın, dayanışmacı ve destekleyici bir eşimiz olsun isteriz. Tamamen ve kesinlikle güvene dayalı, güven üzerine kurulu, asla aldatılmayacağımız bir ilişkimiz olsun isteriz. Sınırlarımızı korumak, sınır ihlallerine yol açmayacak bir ilişki tarzımızın olmasını isteriz. Hatalarımızla kabul görmeyi, affedilebilmeyi bekleriz. Saldırganlıktan, şiddetten, istismardan uzak; şefkatli ve sevgi dolu bir eşimiz olsun isteriz. Kısacası temel bağlanma ihtiyaçlarımızı tatmin eden, kaliteli, uyumlu ve doyumlu bir ilişki bekler, ister, düşleriz. Kuşkusuz ki bütün bu beklentiler, farklı değer yargılarına, tutumlara, kişilik özelliklerine, algılara, isteklere, geçmiş travmatik deneyimlere bağlı olarak karşılanabilir de karşılanmayabilir de. Yaşamı temelde kabul edilmek üzerine kurulu varlıklar olarak hepimiz yaşadığımız duyguların bir karşılığının olmasını, sevdiğimizce sevildiğimizi, değer verdikçe değer verildiğimizi görmek, hissetmek isteriz ancak farklı ihtiyaçlara sahip olmanın da bir sonucu olarak reddedilmenin de bir insani gerçek olduğunu kabullenmemiz ve yaşam yolculuğumuza devam etmemiz gerekmektedir. İki farklı dünya olarak görebileceğimiz iki insan arasında yakın bir ilişki kurmanın ve sürdürmenin yaşamın en zor ve belki de yorucu alanlarından biri olduğu bir gerçektir ancak yine de bu kitapta da gözden geçirilen tüm sorunlardan olabildiğince uzak ve her iki tarafca da sağlıklı, uyumlu ve doyumlu bir ilişki kurabilmenin duygularımıza, düşüncelerimize, algılarımıza, sorun çözme becerilerimize, ilişkiyi sürdürme motivasyonumuza ve belki de en önemlisi; ilişkimiz için çaba ve emek harcamayı isteyip istemememize bağlı olacağı unutulmamalıdır.

(…)

*Bu okuma parçasının yayını için Doruk Yayınları ve yazar Tarık Solmuş’a teşekkür ederiz.

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.