‘Bütün şiirler aşk ile yazılır ve teması aşk olmayan şiir yoktur.’

 

Emre Şahinler, Mühür Yayınları’ndan çıkan kitabı ‘Ölü Mızıkacılar Diyarı’ ile edebiyat dünyasında söz aldı: “ pulsuz zarfın ucuna iliştirdim kentlerin kokularını / kıyısına çekilip gecenin, donuk fotoğraf aradım / elimde kırık keman, / bütün şiirlerden bihaber! ” Emre Şahinler’i tanımak, genç ve inançlı sözlerini paylaşmak istedik…

Bejan Matur, kitabınıza yazdığı notta “Merkezi aşk olan bir dünya arayışı onunki. Aşk ülkesine ve onun acılarına ait bir öznenin yakarışı…” demiş… Şiirinizin kaynağı ‘aşk’ mı?
Benim şiirde aradığım şeyokuyucuyla empati kurmak, bunu bir yolculuğa çıkarak ya da okurun algısını farklı yönlere çekerek yapıyorum. Elbette bizler birer peygamber değiliz, şairler ki bana göre büyük zaafları olan insanlar. Dünya süregelen büyük bir senfoniyi sahneliyor ve şairlerde bu ritüelin parçası. Bütün şiirler aşk ile yazılır ve teması aşk olmayan şiir yoktur.

Şiirlerinizden genç ve yeni bir ısı yayılıyor. Kimi kelimelerinizden de toplumcu şairlerden kulağımızda yer etmiş kavramlar, sesler, duygular…
Açık konuşmak gerekirse şiirde benim bir limanım yok. Ne zaman nerede soluklanırım bilemem. Belki de bir liman arayışı bu bendeki, yeni kıyılara uzanma arzusu beni şiire tutkuyla bağlıyor. Evet, her genç şair gibi benim de şiirime yön veren şairler var elbette. Fakat söylediğim gibi şiirde aidiyet hissetmiyorum.

Yeri gelmişken, kimleri okuduğunuzu, kimlerin kitaplarını cebinizde taşıdığınızı duymak isteriz… Sizin şairleriniz, yazarlarınız kimler?
Fazıl Hüsnü Dağlarca, İlhan Berk, Hüseyin Alemdar, Haydar Ergülen, Hüseyin Peker, Ülkü Tamer, Nilgün Marmara, Selim Temo, Didem Madak benim en sevdiğim şairlerin başında gelir. Uzun yolculuklara çıkarken çantamda mutlaka Ece Ayhan olur. Yabancı şairlerden ise Füruğ Ferruhzad, Yannis Ritsos, Blaise Cendrars, Mallerme, Pablo Neruda, Bertrol Brehct şiirime yön veren şairlerdir.

Eğitiminizi, ilgi alanlarınızı, bu kitaba kadar olan zamanda neler yaptığınızı, nelere kafa yorduğunuzu biraz anlatır mısınız?
Eğitim hayatımın büyük bir kısmı İstanbul’da geçti. Kısa süreli periyotlarla sırasıyla Polonya ve Avusturya’da yine eğitimim için bulundum. Bu süreç boyunca yazmaya yoğunlaşarak varolan şiirimin üzerine koyduğumu düşünüyorum. Bazen siz kaçsanız da şiir yakanıza yapışıyor, hesap soruyor. Kimi zaman şiir beni cezalandırıyor, bazen haftalarca tek dize dahi yazamıyorum ve o ilk yazacağım dizeye kadar sorgulanıyorum.

Değişik ülkelerde, şehirlerde yaşamışsınız. Bazı şiirlerinizi yazdığınız Klagenfurt gibi… Çoğu şiirinize de kentin, kentlerin imgeleri yerleşmiş. Yaşadığınız şehirlerle nasıl bir ilgi kuruyorsunuz?
Kentler benim soluklandığım ve şiire sımsıkı bağlandığım yerler. Şiir, imge ve dışavurumlar sonsuz bir harmoni. Bu uyum, şairi upuzun bir yolculuğa çıkararak yeni şiirlerin de kapısını aralıyor.

(…)

“alnıma dayanmış namlular ürkütmüyordu beni!

kılıç kuşanan da bendim,

kana susayan da!”

Sizce bugün şiir yazmaya kuşanan genç bir insanın göze alacağı bedel nedir? Siz bu yola çıkarken neye meydan okuduğunuzu düşünüyorsunuz?
Bedel olarak değil de şiir yazmış olmanın zamanla şaire büyük sorumluluklar yüklediği kesin. Şiir kendi başına bir meydan okumadır.

emre_sahinler_1 emre_sahinler_2

Kitabınız yayınlandıktan sonra neler yaşadınız? Şiir yazar biri için bu nasıl bir eşiktir?
İlk kitap yıllarca büyüttüğünüz çocuğun ilk kez sokağa çıkması gibi bir duygu. Kitabın matbaaya gittiği haberini alır almaz başlıyor bu duygu. Biraz hüzün, biraz sevinç. Ardından ilk imzalar, ilk eleştiriler geliyor. Daha sonra bunlar rutinleşiyor.

Edebiyatın başka alanlarında da yazacak mısınız?
Şiir dışında başka alanda yazmayı hiç düşünmedim.

(…)

Ve demir kapıdan

Yankılanan ses

Ürpertiyor yüreğimi

“eskisi gibi ötmeyecek

hiçbir kuş”

Şiirleriniz birer ‘büyüme hikâyesi’ gibi okumak da mümkün… Buna katılır mısınız? Genç bir adam, biten çocukluğuna mı üzülür, yoksa bir kapıdan geçmenin heyecanını mı taşır size göre?
“Çıkamaz çocukluğundan dışarı kimse’’  der Fazıl Hüsnü Dağlarca. Bana göre şair hep çocuk kalabilen kişidir. Çocuk kalmalıdır da. ‘’Bir kapıdan geçmenin heyecanı’’ alışılagelmiş bir durum bana göre. Hayatın dönüm noktalarında bu heyecanı defalarca yaşıyor insanoğlu. Bu eşikten geçmek bence çok rutin. Fakat çocukluk ve ona duyulan özlem bambaşka.

Kitabınızda gizli bir kahraman gibi satır aralarında dolaşan, devletin öldürdüğü çocuklar seziliyor. Neler söylersiniz?
Devlet, ortak bir kültürü paylaşan toplulukların refah, huzur ve güvenliğini sağlamayı amaç edinir. Bu amaca yönelik kanun koyma, bu kanunları uygulama, yargılama ve cezalandırma gibi güçlere sahip bir kurumdur. Günümüzden bahsedecek olursak; Türkiye’de 19 yaşındaki bir çocuk, polisin protesto gösterisine yaptığı sert tutumdan kaçarken bir köşede polis ve sivillerce dövülerek öldürülüyorsa ve bununla yetinmeyip katileri haklı çıkarmak için delil karartma yoluna başvuruyorsa hiç kimse devletin masumiyetinden, adaletinden bahsedemez. Ölü Mızıkacılar Diyarı’nda  ‘’devlet dersinde öldürülen’’ nice yaşıtım, bir ağacın gölgesinde derin uykularında. Kavafis’in  Şehir Şiir’inden kesitle,

‘’Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın

Bu şehir arkandan gelecektir.

Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,

aynı mahallede kocayacaksın;

aynı evlerde kır düşecek saçlarına.

Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.

Başka bir şey umma’’

emre_sahinler_3 emre_sahinler_4

Sizce bir şiir nasıl ‘politik’ olur? Şiir yazarken politik kurgularınızla nasıl bir mesafe içinde oluyorsunuz?
Şiir toplumsal çalkantıların yüzümüze vuran şavkıyla politikleşir. Şair ise yaşadığı coğrafyanın aynasıdır ve bu topraklara karşı sorumluluk duymalıdır… Yaşadıklarından, gördüklerinden ve okuduklarından beslendikçe olgunlaşması şairin doğasında vardır.

Bir yazar ile tanışırken, kitabının ithafları bizim için ipucu olur bir anlamda… Kitabı annenize ithaf etmişsiniz. Biraz annenizden, anneye şiir sunmaktan bahsedebilir misiniz?
Evet,  ilk kitabı benim yeryüzündeki en kutsal varlığım olan Annem’e ithaf etmek istedim. Oğul tadında bir armağandı.

Ölü Mızıkacılar Diyarı / Yazar: Emre Şahinler / Şiir / Mühür Kitaplığı / Genel Yayın Yönetmeni: Berna Olgaç / Yayın Danışmanı: Mustafa Fırat / Kapak – İç Tasarım: Kenan Bıyıklı / 1. Baskı Ekim 2013 / 48 Sayfa ( www.muhurkitapligi.com )

Emre Şahinler; 10 Nisan 1989’da Kartal’da doğdu. 2007 yılında Çırağan Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu. 2012 yılında Polonya’da Wroclaw School of Banking’te öğrenim gördü. 2013’te Avusturya’da Alpen Adria Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamladı. Şiirleri ve poetik yazıları Akatalpa, Akköy, Eliz, Kurşun Kalem, Kıyı, Lacivert, Mühür, Patika, Şair Çıkmazı, Temren dergilerinde ve şiir yıllıklarında yayımlandı.

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.