‘Romantizmin sizi atlatmasına izin vermeyin, aksine peşinde olun.’

 

Jinekolog Terapist Dr. Gökçen Erdoğan’ın ‘Gizli Kapaklı Şeyler’ kitabı kadın cinselliğine, kadınların gizli kapaklı dünyasına uzman gözüyle bakıyor, danışanlarıyla yaptığı görüşmelerden aktardığı terapi notlarıyla bazı hayatlara tanıklık etmemizi sağlıyor. Kitap, yayıncısı tarafından ‘İkili ilişkilerin en gizli ve en konuşulmayan cinselliğe dair sırların gerçek hikâyelere tanıklık ederken belki kendinizi de göreceksiniz. Bir ilişkinin ana damarlarından birini oluşturan cinselliğin konuşulmayan ve mahreme yönlendirilen konularını kapsayan bu kitapta uzman bir bakışın başka insanların hayatında nasıl yeniliklere yol açtığını okuyacaksınız.’ diye tanıtılıyor…

Cinselliğin ‘gizli kapaklı şeyler’ olmasının size göre nedeni nedir?
Toplumsal yaklaşım, yaşam tarzı en önemli neden. Toplumumuzda cinselliğin hep ayıp, günah olarak görülmesi nedeniyle gizli kapaklı kalması da doğal bir sonuç. Aile içinde konuşulamayan cinsellik eşler arasında da konuşulamıyor.

Çocuk sahibi olmak cinsel yaşamı nasıl etkiliyor?
Çocuk sahibi olmak kadına anne ve kocaya baba sıfatlarını verirken yeni sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Özellikle kadın anne kimliğini ön planda tutarak zamanının çoğunu bebeğine ve onun ihtiyaçlarına ayırıyor. Özellikle lohusalık döneminde bebeğine alışmaya çalıştığı, fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadığı dönemde cinsel isteksiz yaşayabiliyor. Aynı şekilde kocalar da eşlerinin yaşadığı bu zorlu dönemde onlardan uzaklaşabiliyor. Oysa bu süreci çiftler birlikte aşmalı ve anne baba kimliklerini yatak odasının kapısında bırakıp eş olduklarını en önemli kadın-erkek olduklarını hatırlamalı.

Kadınların eşlerinden beklentileri neler?
Kadınların erkekten beklentileri öncelikle anlayış. Kendilerine sevgi ve şefkatle yaklaşılmasını bekliyor doğası gerekiyor. Bu karı koca ilişkisinde de çocuklarla ilişkide de cinsellikte de bu böyle.

Bir röportajınızda “kadınların çoğu cinsel organını bilmiyor” demişsiniz…
Evet bu doğru. Kaç kadın kendi cinsel organını inceliyor ki? Ailede ve okulda da yeterli cinsel eğitim verilmediğini, cinsellikle ilgili konuların hep ayıp, günah diyerek geçiştirildiği toplumumuzda ne yazık ki kendi cinsel organımızı bile yeterince tanımıyoruz. Eğitimli olmak da durumu değiştirmiyor. Cinsel birleşmenin nereden olduğunu bilinmiyor, bebeğin nereden dünyaya geldiği bilinmiyor. Bu örneklerle sıkça karşılaşıyorum.

gokcen_erdogan_1 gokcen_erdogan_6

Kadınların eşleriyle ilgili en çok şikâyet ettiği konular nelerdir?
İlgisizlik bu şikâyetlerin başında geliyor. Ev ve çocuklarla ilgili tüm sorumlulukları üstlenmenin yanı sıra kendisinden eş ve kadın olmanın gereklerinin yerine getirmesi de beklenen kadın zaman içinde bu kimliklerin hepsini taşıyamıyor. Bu durumda ihmal ettiği de genellikle kadın kimliği oluyor. Erkeklerin yoğun cinsel istekleri de kadınların şikâyetleri arasında yer alıyor.

Kitabınızda çok çarpıcı hikâyelere yer vermişsiniz. Kısır olduğu için eşinin başka bir kadınla birlikte olmasına razı olan bir kadın. Bu nasıl bir psikoloji?
Cinsellikle ilgili konularda bir sorun olduğunda toplumsal yaklaşım kadının suçu olduğu yönünde ne yazık ki… Kadının çocuğunun olmaması durumunda da çiftlerin birlikte tedaviyi denediği örnekler elbette var. Ancak kadın kocasına bir çocuk veremediğini düşündüğü için, onu kaybetmekten korktuğu, aile baskısı olduğu için başka bir kadınla birlikte olmasına razı oluyor. Bir de tabi erkektir ne isterse yapar anlayışı ile kocasının her yaptığını kabullenme durumu var.

“Erkekler kadının cinsel yaşantısındaki sorunu kendisine zarar vermedikçe önemli bulmuyorlar” diyorsunuz. Biraz açıklar mısınız?
Çünkü bizim toplumumuzda pek çok konuda olduğu gibi erkeğin istekleri önemli. Cinsellikte de erkeğin haz alması, orgazm olması önemli. Kadın ikinci planda hatta onun haz alıp almaması, orgazm olup olmaması önemli değil. Cinselliği isteyip istemediği sorulmuyor bile. Çoğu zaman kadınlar cinselliği bir görev olarak yaşıyor. Kadının cinsel isteksizliği ilişkiye reddetmeye vardığında ya da çocuk sahibi olamadıklarında erkek sorunu görüyor ama yine kadını suçlayarak…

Kitabınızda birçok hikâyeye yer vermişsiniz.  Sizi en çok etkileyen ne oldu?
Kitaptaki her bir hikâye, yaşanmış gerçek olaylar. Kimileri var ki okunduğunda bu kadar da olur mu dedirtecek kadar ürkütücü ve düşündürücü. İşte bunlardan biri de babasının tecavüzüne uğrayan ve karnında onun bebeğini taşımak zoruna kalan Sıla’nın hikâyesi.  Bir de annesi ile terapiye gelen yaralarını birlikte sardığımız, sadomazoşizt ilişki yaşayan kızın yaşadıkları sayısız vakaya tanıklık eden beni bile şaşırtan, etkileyen bir durum. Aşk isimli hikâyeyi seviyorum. Çünkü aşkı, aşkı anlatmayı, aşkı yazmayı kısacası aşka dair her şeyi seviyorum.

Daha çok terapiye kadınlar mı erkekler mi geliyor? Birlikte gelen çift çok fazla oluyor mu?
Terapi için ilk randevuyu alan çoğunlukla kadınlar alıyor. Çünkü erkekler cinsellik söz konusu olduğunda problemin kendisinde olduğunu pek düşünmüyor, kabullenemiyor da. Ayrıca bu konuları başkasıyla konuşmaktan da pek hoşlanmıyorlar. Birlikte gelen çiftler de oluyor elbette. Genellikle erkeği buna ikna eden de kadın oluyor.

gokcen_erdogan_5 gokcen_erdogan_4

Erkeklerin eşleriyle ilgili en çok şikâyet ettiği konular nelerdir?
Cinsellik açısından baktığımızda erkek daha rahat olan taraf ve hayalindeki fantezileri yaşamak istiyor. Karısından da aynı rahatlığı bekliyor. Cinsellik konusunda kadının yeniliklere açık olmaması erkeklerinden şikâyetlerinden biri. Bir de doğumla birlikte kendini çocuğuna adayan ve eş/kadın kimliğini arka plana iten kadınlar erkeklerin rahatsız olmasına yol açıyor.

Erkeklerin eşlerinden beklentileri neler?
Beklentileri kadının evin sorumluluğunu üstlenmeleri bunun yanında eşlik görevlerini de yerine getirmeleri. Her ne kadar güçlü bir duruşları olsa da erkekler de şefkate ihtiyaç duyuyor.

Cinsel yaşamdaki eksiklikler ve tatminsizlikler ne gibi sorunlara neden oluyor?
Tatmin edici bir cinsellik olmadan iki kişinin sevgili, karı koca ilişkisi sürdürmesi mümkün değil. Evlilikte yolunda gitmeyen şeyler varsa, iki kişi arasında zaten sorunlar yaşanıyorsa, cinselliğin de yok olması ilişkiyi tamamen bitme noktasına getirir çoğunlukla. İlişki görünürde devam etse bile çiftler mutluluğu başkasında arama yolunu seçebilir. İlk yılların ardından birbirini çekici bulmayan çiftler için zaman ilerledikçe aynı yatakta yatmak ya da ten teması bile çekilmez bir hal alabiliyor. Cinsellik bittiği halde evliliği, sürdürülmesi gereken bir süreç olarak gören ya da çocuklarını düşündükleri gerekçesiyle ayrılmayan çiftler yok mu? Elbette var. Senelerce böyle süren ilişkiler de. Dışarıdan bakıldığında mutlu, sağlıklı bir ilişki olarak görülen ama yatakta iki yabancıya dönüşen çiftler. İleriki yaşlardaki evlilikler böyle de sorunsuz gidebilir ama cinselliğin aktif yaşanması gereken dönemler için aynı şeyi söylemek pek de mümkün değil. Cinsellik olması gereken zamanda bitirse ilişkide duvar çatırtıları, “Gözünün üstünde niye kaşın var?”dan çıkan tartışmalar vs. başlar. Olumlu ve düzgün giden ilişkilerde her şey cinsellik değil ama kırılmış, çatırdamış, düzgün gitmeyen ilişkilerde maalesef her şey cinsellik. Bu yüzden bu sorun çözülmeli…

Cinselliği neler olumsuz etkiler?
Cinsellik toplumsal, sosyal, kültürel ve ekonomik değerlerden, psikolojik süreçlerden etkileniyor. Hayattaki tüm pozitif veya negatif değişiklikler cinsel isteği etkiler. Kişinin yaşı, mesleği, sosyokültürel ve ekonomik durumu, inançları, ahlaki yapısı, çevresi, partneriyle ilgili duyguları ve düşünceleri, cinselliğe bakışı, bu konuda tecrübeleri gibi birçok önemli kriter bu durumu artır ya da azaltır. Başlangıçta her an birbirine dokunmak, öpmek, her an partneri ile birlikte olmak isteyen, işten çıkıp bir an önce eve gitmek isteyen çiftler, yıllar geçtikçe bu heyecanlarını ne yazık ki kaybediyor. Yaş ilerledikçe; özellikle menopoz döneminde ya da doğum sonrası cinsellikten uzak kalınması, emzirme dönemi, bazı ilaçların kullanımı sonrası, bazı hastalıklar (kalp, karaciğer, böbrek, tiroid, tansiyon, şeker vb.), jinekolojik sorunlar, erkekte sertleşme sorunu, depresyon, stres, eşlerin geçimsizlikleri, kavgalar vs. cinselliğin ikinci, hatta üçüncü plana atılmasına yol açıyor. Hormonsal, sinirsel, nörolojik sorunlar cinsel isteksizlik yaratıyor.

Eşler arasında ten uyumunun önemi nedir? Ten uyumu olmayan çiftlerin mutlu bir yuva kurmaları mümkün mü?
Mükemmel ilişkide uyum;  hem cinsel, hem ruhsal, hem de fiziksel olmalıdır. Bu üçlünün toplamı ise ten uyumudur. Bu üçlüden biri eksik olduğunda ise uyum tam olarak yaşanamaz ve ilişki topallamaya başlar. Ten uyumu bir ilişkinin olmazsa olmazı değil ama mükemmel bir ilişki için önemli bir girizgâh. Yakınlaşma ile birlikte ruhunuz ya da içiniz bir tuhaf olur, tüm damarlarınızın attığını hissedersiniz genital bölgenizde bir hareketlenme olur, kalbiniz çarpar, dokunmak istersiniz. Bu aşama ten uyumu aşamasıdır. Cinsel ilişkinin öncesinde ya da onunla eş zamanlı da yaşanabilir.

gokcen_erdogan_3 gokcen_erdogan_2

Cinselliği bir görev gibi görmemek için ne yapılmalı, nelere dikkat edilmeli?
Cinsellikle özellikle kadın tarafından görev olarak görülmeye başlandığı zaman katlanılması gereken zor bir süreç haline geliyor. Cinselliğin hayatın bir parçası olduğu, keyifle yaşanması gerektiği ve uyumlu bir birlikteliğin mutlu evliliğin anahtarı olduğu unutulmamalı. İki taraf da isteklerini, beklentilerini açıklıkla birbirlerine anlatmalı. Çeşitli nedenlerle çiftlerden biri cinsel isteksizlik yaşıyorsa bu sorunun üstesinden gelmek için birlikte çaba gösterilmeli. Cinselliğe renk ve heyecan katacak şeyler yapılmalı.

Tutkusuzluk ve monotonluk cinsel hayatı öldürür mü? Bu konuda ne tavsiye edersiniz?
Uzun süreli evlilikler ya da birliktelikler bir süre sonra monotonlaşabiliyor. Özellikle cinsel tatminsizlik, partnerleri öncelikle de erkekleri farklı arayışlara yöneltebiliyor. Cinsel ihmal çiftler arasındaki bağı zayıflatıyor. Bu nedenle çiftlere tavsiyem romantizmin peşini bırakmamaları. Heyecanı diri tutmak, renkli olmak, iyi hissettirmek, anlamaya çalışmak, idareci fakat bunu yaparken de duruş sahibi olmak gerekir. Cinsellik konusunda daha çekingen olan kadınların daha aktif olmaları erkeğin de yaklaşımını değiştirebilir. Cinselliğe renk katmak iki tarafın da kendine güvenini getirir, ilişkiye bakış açını değiştirir. Birçok erkek, eşiyle yaşayamadığı fanteziler yüzünden eşine ihanet edebiliyor. Tarafların cinsellikte daha açık olmaları, cinsel bilgisizliğe dayanan önyargılardan ve tutuculuktan kurtulmaları cinsel mutluluk için atılacak en önemli adımlardan biridir. Beraber zaman geçirirken elini tutmak, ona dokunmak, onu öpmek yani romantizmin aşamalarından geçmek aşkı taze tutar. Özellikle erkeklerin eşlerine beklemedikleri anlarda yapacakları sürprizler, sevgi sözcükleri. Küçük bir öpücük bile ilişkiyi canlandırabilir. Ayrıca unutmamalı ki evli çiftler için erotik duygular sadece yatak odasında başlamaz. Birlikte bulaşık yıkarken bile gelişmeye başlayabilir…

Ruhun mutluluğuyla bedenin mutluluğunun paralel olması nasıl sağlanır?
Sevgiyle birbirine bağlı çiftler, düzenli ve sağlıklı bir cinsel hayatla birlikteliklerini sürdürdüğünde aralarındaki bağ daha da güçleniyor. Taraflar kendilerini daha mutlu, daha huzurlu, daha güvende hissediyor.

Sağlıklı bir cinsel hayatın temel şartı nedir? Evlilikte cinselliği canlı tutmanın yolları nelerdir?
Cinselliğe renk katmak iki tarafın da kendine güvenini getirir, ilişkiye bakış açını değiştirir. Birçok erkek, eşiyle yaşayamadığı fanteziler yüzünden eşine ihanet edebiliyor. Tarafların cinsellikte daha açık olmaları, cinsel bilgisizliğe dayanan önyargılardan ve tutuculuktan kurtulmaları cinsel mutluluk için atılacak en önemli adımlardan biridir. İlişkide olduğunuz kişinin tenini unutmayın ve ona teninizi unutturmayın. ‘Ne de olsa artık benim’ diyerek daha az ilgi gösterdiğiniz partneriniz, gidip başka kimler kendisinin olabilir diye bakabilir. Romantizmin sizi atlatmasına izin vermeyin aksine peşinde olun.

Aldatan bir erkek eşiyle yaşadığı cinsel hayatına bunu yansıtır mı?
Cinsel sorunlar nedeniyle bitme noktasına gelen ya da ihanetle sonuçlanan pek çok vakaya tanık oluyoruz Nikâh yüzüğünü parmağına takan erkeğin testosteron hormonlarında düşüş oluyor ve kendini ispatlama güdüsüyle heyecanını canlı tutmaya çalışıyor. Bu da erkeklerin aldatma oranlarının neden yüksek olduğunun en kısa yoldan kanıtlıyor. Erkeklerin ihaneti, cinsel açıdan farklı tecrübeler yaşamaya dair duydukları derin istekten kaynaklanıyor çoğu zaman. İstediği gibi bir cinsellik yaşamadığı için aldatan erkek partnerinden zamanla iyice uzaklaşıyor.

Kadın aldatılıyorsa ve aldatıldığını fark ederse bu eşiyle olan cinsel hayatına yansır mı, cinsel hayatlarında sorun yaşamaya başlarlar mı?
Aldatılan kadın artık istenilmediğini, beğenilmediğini düşünür ve kendini değersiz hissedebilir. Kızgınlık duyduğu eşine güveni de sarsılır. Bu durum doğal olarak yatak odasına da yansır. Kadında cinsel isteksizlik görülür.

Erkek aldatılıyorsa ve aldatıldığını fark ederse bu eşiyle olan cinsel hayatına yansır mı, cinsel hayatlarında sorun yaşamaya başlarlar mı?
Kadının aldatması toplum tarafından da erkek tarafından da kolay kabul edilir bir durum değil. Erkeğin aldatması hoş görülebilir hatta affedilebilirken, erkeğin aldatan eşini affetmesi pek de mümkün olmuyor.

Kadın kimi zaman istemese de erkeğin cinsel fantezilerine onu kaybetmemek için uyum sağlamaya çalışıyor. Bu durumda çiftlere ne tavsiye ediyorsunuz?
Mutlu ve sağlıklı bir birliktelik için çiftlerin eşlerinden ve evliliklerinden, ilişkilerinden beklentilerini açıkça dile getirmeleri gerekir. Tarafların cinsellikte açık olmaları, önyargılardan ve tutuculuktan kurtulmaları cinsel hayata renk getirecektir mutlaka ama iki tarafın da aynı şeyi istemesi önemli.

gokcen_erdogan_13 gokcen_erdogan_8

Bazı toplumlarda, evliliklerde kadının isteği dışında yaşanan cinsellik tecavüz olarak görülmüyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
Kadının isteği dışında, zorla yaşanan cinsel birliktelik kadın açısından kabul edilebilir bir şey değil. Hele bir de işin içinde şiddet varsa kadınların bunu sineye çekmeyip, utanmayıp mutlaka buna karşı koyması, gerekirse yetkili mercilere başvurması gerekiyor. Çiftler birlikteliklerini devam ettirmek istiyor ve sorunlarını oturup konuşabiliyorsa bir uzman desteği ile bunun üstesinden gelebilirler.

Cinsel istismara maruz kalan (travmatik cinsel deneyim yaşayan) bir kadın neler yaşıyor, neler hissediyor? Bu durumun üstesinden nasıl gelebilir.
Kendini değersiz hissediyor, erkekler karşı güvene sarsılıyor, kendi içine kapanıyor. Toplumun hatta ailesinin kendisini dışlamasından korkuyor. Dışlanma, suçlanma kaygısı yaşadığı olayı ailesine bile anlatamamış vakalar oluyor. Özellikle çocuk yaşlarda cinsel istismara maruz kalan kızların tüm hayatını etkileyecek sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Bir uzman desteği ile bu travma ve yarattığı sonuçlar ile baş edebilir. Çeşitli şekillerde cinsel istismara maruz kalmış pek çok kadının hikâyesine tanıklık etmiş bir terapist olarak, uzun ve zorlu bir süreç de olsa, yaralarını sarıp hayata yeniden sıkı sıkı sarılabileceklerini söyleyebilirim. Bu süreçte ailenin ve hayatındaki erkeğin desteği de çok önemli tabi ki.

Gizli Kapaklı Şeyler – Jinekolog Terapistin Çekmecesindeki Notlar / Yazar: Gökçen Erdoğan / Postiga Yayınları / Yaşantı / Genel Yayın Yönetmeni: Nurettin Hacıkurtiş / Kitap Editörü: Sibel Bayındır – Ece Özbaş Korkmaz / Kapak Tasarımı: Özer Çeviker / 1. Baskı Ocak 2014 / 256 Sayfa

Dr. Gökçen Erdoğan; Uludağ üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. 2000-2005 yılları arasında Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim dalında yaptığım ihtisas eğitimi sonrasında uzman oldu.

Yaklaşık 10 yıldır devlette ve yaklaşık 6 yıldır özel muayenehanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Obstetrik Ultrason Sertifikası, Aile Planlaması ve Rahim içi Araç Uygulaması Sertifikası, Laparoskopi Sertifikası, Ofis Histeroskopi sertifikası, Cinsel İşlev Bozukluğu yönetimi sertifikası ve Hipnoterapistlik sertifikasına sahiptir. 30′a yakın yerli ve yabancı makalesi mevcut olup birçok seminer ve konferansta görev almıştır. ‘Gizli Kapaklı Şeyler’ ilk kitabıdır…

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.