Haneke Haneke’yi Anlatıyor – Michael Cieutat / Philippe Rouyer 

 

“Hiçbir zaman varoluşçu olmadım, zihinsel gelişim sürecim, diğer ergenlerinkinden farklı değildi. İlk başta korkularına ve arzularına bir cevap arıyorsun. Sonra, öteki cinsiyetle karşılaşıyorsun ve her şey başka bir yöne doğru akıyor. Önce tanrı varken, onun yerini kızlar alıyor! Böyle ifade edince fazla gayriciddi gelebilir ama bütün gençler aşağı yukarı bu aşamadan geçer.”

“Kesintisiz planların genelde iki nedeni vardır. Birincisi oyunculara bir heyecanı, hissi geliştirebilme zamanı tanıyarak onları rahatlatır. Benim için oyunculuk her şeyden önce gelir.”

“Kesintisiz planı tercih etmenin ikinci nedeniyse manipülasyon meselesiyle alakalı. Zamanla oynayarak hile yapılmadığı takdirde, kesintisiz plan daha az manipüle eder. Bu da gerilimi yükseltmeye katkıda bulunur; kesintisiz plan, seyircinin sabırsızlığının üzerine giderek ona soluğunu tutturur.”

“(…) her zaman ilhama bir şans tanıyacaksın. Ama şans ancak çok çalıştığında gelir. Her açıdan baka baka sonunda mutlaka bir çözüm bulursun. Eğer sadece ilhamın gelmesini beklersen, çok uzun sürebilir bu bekleyiş!”

“(…) filmlerimde hiçbir zaman cinsel birleşme ya da şiddet uygulama sahnelerine yer vermem; çünkü seyirci bunun gerçek olmadığını, oynandığını bilir. Benim açımdan bu bir edep meselesi değil, sinemanın illüzyonuna ihanet etmeme kaygısı.”

“Bence o (Hitchcock) ustaların en büyüğü. ‘Usta’ onu nitelemek için uygun bir kelime; sanatına onun kadar hâkim başka bir yaratıcı tanımadım. Kafasında tasarladığı kurguya hizmet etmeyen tek bir plan çekmiş değil. Her bir soruna karşı mutlaka itiraz edemeyeceğiniz çok tatminkâr bir sinematografik çözümü vardır. Bu sayede pek çok şey icat etmiştir.”

“Dünya hakkında tek bilgilenme kaynağım televizyon olsaydı çoktan intihar etmiş olurdum!”

“Esas utanç, kötülüğü icra eden insanlara değil, onu görmemek için gözlerini kapayanlara ait. Kötülük etme cüretini gösterenlerin sayısı o kadar da çok değildir. Hatta onların cesaret gösterdiklerini bile söyleyebiliriz, zira eninde sonunda günün birinde eylemlerinin bedelini ödemek zorunda kalacaklarını bilirler. Büyük çoğunluksa gözlerini yumarak kendini suçsuz addetmeyi tercih ediyor.”

“Bir kitap, film ya da resim, yaratıcısının eseridir. Eğer eser kötüyse, yaratıcısı ahmak olduğu için değil, o sırada havada olan şeyleri algılamakta bir başkası kadar yetenekli olmadığı içindir. Yetenek, gerçekliği kendi duyarlılığının filtresinden geçirerek ifade edebilmek için zamanına kulak vermeyi ve bakmayı bilmektir. Bir eserin sanatsal zenginliği yaratıcısının zekâsından ziyade duyarlılığına bağlıdır.”

“Bütün filmlerimi, her şeyin her zaman iyiye gittiği yalanını söyleyen yaygın tüketim sinemasına karşı bir tepkiyle ürettim. Dengeyi tutturmak için ters yönde de sonuna kadar gideyim o zaman”

“Ne zaman dehşet uyandıracak bir şey göstermek zorunda kalsam uzaktan çekiyorum. Acının yakından gösterilmesi bence müstehcendir.”

“Amerikalılar kafalarına göre filmlerimin remake’lerini çekebilirler, yeter ki bana doğru dürüst ödeme yapsınlar! Ayrıca, onların işleriyle kendiminkini karşılaştırmak da eğlenceli olur.”

Haneke Haneke’yi Anlatıyor – Söyleşi: Michael Cieutat / Philippe Rouyer – Çeviri: Siren İdemen / Everest Yayınları

IMG_0323

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.