İkna Ulusu – George Saunders

 

“George Saunders, İkna Ulusu’nda tüketim toplumunun varacağı uç boyutları ele alıyor. George Orwell, Kurt Vonnegut gibi yazarlarla karşılaştırılan Saunders, eğlenceli bir kurgu üzerine inşa ettiği İkna Ulusu’nda sistemin insan üzerinde yarattığı kuşatıcı etkiyi çarpıcı ve zihinden hiç çıkmayacak imgelerle veriyor. Kendine has üslubuyla mizahi yönü ağır basan distopik bir dünyayı resmeden Saunders’a göre kişisel tercihlerin bile sistemin elinde olduğu bir gelecek tasarımında özgürlük, balonla şişirilmiş koca bir yanılsamadan ibaret…” İkna Ulusu’ndan bir bölüm yayımlıyoruz.

KONUŞABİLİYORUM!TM

Bayan Ruth Faniglia,
210 Lester Yolu Rochester,
NY 14623

Sevgili Bayan Faniglia,

Bizi büyük hayal kırıklığına uğratarak iade etmiş olduğunuz KONUŞABİLİYORUM!TM ürünümüze eşlik eden 23 Şubat tarihli mektubunuzu aldığımızda çok üzüldük. ÇocukSevgisi şirketinin çalışanları olarak bizler KONUŞABİLİYORUM!TM’un, doğru ebeveyn gözetimi altında kullanıldığında bebekler ile küçük çocuklar için nadir bir gelişim fırsatı sunan yenilikçi ve gerekli bir eğitim aracı olduğuna inanıyoruz. Bu yüzden, kişisel zamanımın bir kısmını (öğle molasındayım) kullanarak şu anda önümde, (kalabalık) masamda duran mektubunuzda bahsettiğiniz bazı soruları yanıtlamaya çalışacağım.

Öncelikle, hayal kırıklığınızın kısmen sizin kendi, belki de mantıksız beklentilerinizden kaynaklanmış olabileceğini öne sürme cüretini göstermeme izin verir misiniz? Çünkü mektubunuzu okuduğumda anladığım(?) ürünün bir şekilde bebeğin zihnini okuyabildiğini düşünmüş olmanız(?) Bizim ürünümüz bebeklerin zihnini okuyamaz, Bayan Faniglia. Kimse bir bebeğin zihninden geçenleri okuyamaz. En azından, şimdilik. Ama muhtemelen bunun üzerinde de çalışıyoruz! KONUŞABİLİYORUM!TM’un yapabildiği, sık kullanılan işitsel kalıpları tanımak ve bu kalıplara bebeğin yaşından büyük görünmesini sağlayacak şekilde karşılık vermek. Diyelim ki bebek bir şeftali görüyor. Siz ya da Bay Faniglia (umarım bir Bay Faniglia’nın var olduğunu varsayarak haddimi aşmıyorumdur) sesli olarak, “Ne lezzetli bir şeftali!” gibi bir şey söylediğinde, KONUŞABİLİYORUM!TM bunu duyuyor ve o delikten, boynun kenarındaki o küçük ızgaralı delikten, “ŞEFTALİ SEVERİM,” gibi bir yanıt veriyor. Ya da, “ŞEFTALİ İSTİYORUM.” Ya da, KNB2000 modelini seçseydiniz (ki seçmemişsiniz, KNB1900 modelini tercih etmişsiniz; hiç sorun değil, çoğu bebek için pekâlâ yeterli bir modeldir) KONUŞABİLİYORUM!TM, “MEYVE, ANA BESİN GRUPLARINDAN BİRİ DEĞİL Mİ?” gibi bir yanıt bile verebilirdi.

Altı aylık bir bebek için oldukça iyi, değil mi? Garanti Kartı’nız oğlunuz Derek’in, Derek Faniglia’nın yaşının bu olduğunu belirtiyor!

Ama tekrarlamam gerek: Bu konuşan gerçekte Derek değil. Derek gerçekte şeftalinin bir meyve olduğunu ya da meyvelerin ana besin ögelerinden biri olduğunu bilmiyor. Ama KONUŞABİLİYORUM!TM biliyor ve yüzdeki hareketli ikiz SimuDudakTM’ları oynatarak Derek’in konuştuğu ve dolayısıyla bunu bildiği izlenimini yaratıyor. Hepsi bu. Tek iddiamız bu.

Dahası, Bayan Faniglia, mektubunuzda KONUŞABİLİYORUM!TM “maskesinin” (bu sizin tanımınız) “konuşurken gergin bir ifade aldığını ve gerçek bir bebeğin konuşurkenki ifadesinin bu olmadığını, bunun daha çok sinirli, orta yaşlı bir kadının yüzüne benzediğini” belirtmişsiniz. Eh, belki öyledir. Alınmayın ama bunu içtenlikle söylüyorum, siz deneyin de görelim! Lateksten yapılmış bir yüzün canlı bir bebeğin gerçek yüzü gibi konuşmasını ve hareket etmesini sağlayın! İçinde 5.000’den fazla devre ve 390 hareketli parça var. Orta yaşlı bir kadın gibi görünmesine gelince, size katılmıyoruz. Orta yaşlı, sinirli bir kadının (1) saçsız bir kafası, (2) tombul yanakları ve (3) yüzünde ince şeftali tüyleri olacağını sanmıyoruz. KNB1900 kesinlikle bir bebeğin yüzüne sahip, Bayan Faniglia. 2.500 ayrı bebeğin fotoğrafını aldık ve bilgisayar kullanarak birleştirdik; sonra da satın aldığınız ürünün ve diğer herkesin ürününün yüzünü oluşturduk. Erkek Kompozit 37 ya da sevgiyle “Küçük Roger” adını verdiğimiz yüzü. Sizi asıl mutsuz eden Küçük Roger’ın yüzünün Derek’in yüzü olmaması mı? Dürüst olmak gerekirse, Bayan Faniglia, siz, müşterilerimizin çoğu, KONUŞABİLİYORUM!TM’u kullanırken bebeğinizin farklı görünmesinden rahatsız oldunuz. Bunu çok şaşırtıcı buluyoruz. Sık sık, kutudaki resme bakıp bakmadığınızı merak ediyoruz. KNB1900 kutusunda, bir tür çıkıntının üzerinde, Küçük Roger’ın yüzü, biraz buruşmuş ve alnı kırışmış olsa da, açık seçik görülüyor.

Bu da bizi KNB2100’e getiriyor. KNB2100 kullandığınız zaman, bebeğiniz tıpkı kendi bebeğinize benziyor. Ve kimsenin ürünlerimizden mutsuz olmasını istemediğimiz için KNB2100 ürününü size bedelsiz olarak armağan etmeye karar verdik! Lester Yolu’ndaki evinize gelmek ve Derek’in gerçek yüzünün özel kalıbını çıkarmak istiyoruz! Kısa süre sonra Derek’in yüzü bir kutuya konacak ve FedEx yoluyla size ulaştırılacak ve sonra KNB2100’ü Derek’in başına geçirip, Velcro bantları yapıştırdığınızda bundan sonra tamamen kendisi gibi görünecek. Ayrıca bir ücretsiz sürprizimiz daha var. Evinizdeyken Derek’in sesini kaydedeceğiz ve daha sonra Derek’in söyleyeceği cümleleri, bu kayıtları kullanarak oluşturacağız. Böylece, yalnızca kendisi gibi görünmekle kalmayacak, aynı zamanda evinizde emekler ve konuşurmuş gibi görünürken kendisi gibi de konuşuyor olacak!

image

Buna ek olarak, pek çok kişiselleştirilmiş seçenek de sunacağız.

Diyelim ki Derek’e “Aşkböceğim” dediniz. (Bu örneği kendi ailemden veriyorum; çünkü karım Ann ve ben, çok tatlı olduğu için oğlumuz Billy’ye “Aşkböceğimiz” diyoruz.) KNB 2100 sayesinde, Derek emekleyerek bir odaya girerken, “İŞTE AŞKBÖCEĞİ GELİYOR!” ya da “MÜNASEBETSİZ KONUŞMALARI BIRAKIN, AŞKBÖCEĞİ GELDİ!” demesini ya da diyormuş gibi görünmesini seçebilirsiniz. Bunu nasıl yaptığımıza gelince, kulaklardan çıkan lazer ışınları kapı çerçevesini seziyor! KONUŞABİLİYORUM!TM, Derek’in kafasındaki konumu sayesinde, çocuğun odaya girdiğini anlayabiliyor! Aynı zamanda, Derek’i daha da kişiselleştirmek için yüzden fazla İsteğe Bağlı Cümle kullanabileceksiniz. Örneğin Derek’in doğum gününde, “ANNE, BABA, ARUBA’DA BENİ YAPTIĞINIZ GÜNÜ HATIRLIYOR MUSUNUZ?” demesini seçebilirsiniz. (Gerçi, muhtemelen Derek’i Aruba’da yapmadınız. İşin bu kısmını bilmiyoruz. Araştırmalarımız o kadar derin değil.) Ya da diyelim ki köpeğiniz geldi ve Derek’i yaladı. Derek’in (eğer köpeğinizin adı Düşes’se, çünkü bizim köpeğimizin adı Düşes), “DÜŞES, KES ŞUNU!” demesini sağlayabilirsiniz. Çünkü neden, biliyor musunuz? Böylece onu daha da fazla seversiniz. Çünkü aniden kendini ifade edebilen bir bebek olur. Aniden, orada oturmuş, başparmağına bulaşmış kakasını inceleyerek agu agu agu yapan bir bebek olmaktan çıkmış olur. Geçen gün Billy’yi tam olarak bunu yaparken bulduk da. Bazen çocuksuz arkadaşlarımızın, köşede oturmuş, başparmağına bulaşmış kakasına bakarak agu agu agu yapan bir çocuğumuz olduğu için bizi kınadığını hissediyoruz. Ama artık çocuksuz arkadaş meselesi kalmadığına göre, Ann ve ben, komik ve zekice şeyler söyleme yaşı gelmeden seneler önce, çocuğumuzun komik ve zekice şeyler söyleyebilmesinin harika olduğunu keşfettik. Sonuçta, siz ve çocuksuz arkadaşlarınız iskambil oynarken bebeğinizin aniden (hem de gelecekteki muhtemel sesiyle), “EINSTEIN’IN KEŞİFLERİNİN ÖNEMİNİ HÂLÂ ANLAYAMADIK!” demesi çok eğlenceli.

Bu noktada, çocuk yapmamaya kesin olarak karar vermiş arkadaşlarımızın gözlerinde bile, aniden bebek sahibi olmayı istermiş gibi, yumuşak bir ifade gördüğümü itiraf etmem lazım.

Derek’in bu sesi her çıkarışında irkilmesi ve ağzının yanındaki hoparlörün dudaklarını karıncalandırması(?) meselesine gelince: Bunun sıra dışı olmadığını söylememe izin verin. Ne mi öneriyorum? KNB ürününü başta Derek’e kısa sürelerle takın, örneğin günde on dakika. Sonra Takma Zamanını yavaş yavaş artırın. Biz öyle yaptık ve çok işe yaradı. Artık Billy uyurken bile çıkarmıyor onu. Aslında, banyodan sonra takmayı unutursak kriz geçiriyor. Takmamız için yalvarıyor! “Mak! Mak!” gibi bir şey söylüyor. (Maske anlamına gelen bir sözcük olduğunu sanıyoruz.) Ve maskeyi takıp Velcro’yu yapıştırdığımızda, “GUTEN MORGEN, PAPA!” diyor; daha doğrusu, KNB2100 söylüyor; çünkü Almanca Öğrenme modülünü yükledik. Ya da örneğin, henüz pantolonunu giymemişse, “DONUMU ÇEKSENİZ DE İŞİMİZE BAKSAK!” diyor. (Bunu ben yazdım, gençken sahne komedyenliği yapmıştım da.)

Anlatmaya çalıştığım şu: KNB2100 ile Billy, KNB1900’ü kullandığı zamana göre çok çok daha akıllı. Örneğin, ağzından çenesine birkaç damla süt aktığı zaman, SimuDudaklarTM’ının MÖÖ sesi çıkaracağını öğrendi. Bu onu epey eğlendiriyor gibi! Ben geceleri oturma odasında çalışırken mutfaktan, böyle, “MÖÖ! MÖÖ! MÖÖ!” diye sesler duyuyorum. Sonra oraya koşuyorum ve yerde bir süt gölü buluyorum. Billy’yi orada oturmuş, çenesinden süt akıtırken buluyorum, bardağı elinden kapıyorum. Bunun üzerine, “BENİ ÇİTLERLE ÇEVİREMEZSİN!” diye bağırıyor. (Bu, Ann’in fikri. Wyoming’te büyümüş de.)

Bayan Faniglia, bana sorarsanız, hiçbir bebek bütün gün oturup agu agu yapmak istemez. Bence altı bağlı hâldeyken çevresindeki dünyaya bakan bir bebek söze dökemese de kendi kendine şöyle düşünür: Ne derdim var benim, tüm diğer insanlar eksiksiz cümlelerle konuşurken neden agu agu yapan bir ben varım? Dolayısıyla, bebeğiniz bütün hayatı boyunca acısını çekeceği psikolojik bir rahatsızlık geliştirebilir. Size, bebekken çok iyi konuşamadığı için büyüdüğünde Derek’in kendisini kötü hissedebileceğini mi söylüyorum? Bunu söylemek bana düşmez, Bayan Faniglia, ben yalnızca satış işindeyim. Ama bizim, Billy konusunda kesinlikle hiçbir riske girmediğimizi söyleyebilirim. Ben, Billy’nin ağzının kenarından zekice bir ses çıktığını duyduğunda, kendini harika hissettiğine inanıyorum. Bu, benim de onunla ilgili olarak kendimi harika hissetmemi sağlıyor. Daha önce onun hakkında harika hissetmediğimden değil. Ama artık, bir anlamda, sohbet edebiliyoruz! Aynı zamanda ve daha da önemlisi, o ses Billy’nin SimuDudaklarTM’ından çıktığı zaman, çocuğumuz paha biçilmez bir şeyi, yani bir gün konuşmayı öğrendiğinde, ağzını kullanarak konuşmayı planlaması gerektiğini öğreniyor.

Şimdi, Bayan Faniglia, şöyle düşünüyor olabilirsiniz: Bir dakika, elbette bu adam KONUŞABİLİYORUM!TM’u sever, muhtemelen kendisininkini bedavaya aldı. Ama hayır, Bayan Faniglia, ben de kendiminkini, tıpkı sizin gibi, iki bin papele aldım. KONUŞABİLİYORUM!TM o kadar popüler bir ürün ki, bize hiç indirim yapmıyorlar. Ayrıca, KONUŞABİLİYORUM!TM ürününü satın alıp evde, kendi çocuklarımız üzerinde kullanmamız konusunda yönetim bizi şiddetle teşvik ediyor. Aslında bunu şart koşuyor bile diyebilirsiniz. (Çocuk sahibi olmayan Ürün Hizmet Temsilcisi, yaşlı, bunak annesi üzerinde kullanıyor! Ve, evet, kadıncağız o iki büklüm, zayıf bedenin üzerinde Küçük Roger yüzüyle biraz komik görünüyor, ama aile onun söylediği küçük, esprili cümlelere bayılıyor, eski hâline çok benziyormuş!) Aksi hâlde kullanmayacağımdan değil. İnanın bana, kullanırdım. KNB2100’e geçtiğimizden beri her şey harika. Billy tıpkı kendisi gibi görünürken, bir yandan da muhteşem şeyler söylüyor ve bilirsiniz, KNB1900 kullandığımız zamanki kadar sıkıcı değil. Dürüst olmak gerekirse, o günlerde epey öngörülebilir şeyler söylüyordu, sizin de kısmen bu yüzden mutsuz olduğunuzu tahmin ediyorum, Bayan Faniglia, siz çok zeki bir kadına benziyorsunuz. Artık misafirimiz olduğunda, bazen Billy’nin çevresinde toplanıyoruz ve bir sonraki esprisini bekliyoruz. Geçen hafta sonu müdürüm Bay Ted Ames uğradı (Süper biridir, bana gerçekten büyük destek oldu, bu mektubun size en ufak yardımı olduysa lütfen ona da bildirin) ve cidden gülmekten karnımıza ağrılar girdi. Billy, KNB2100’ün, “SÜRTÜNME OLAĞAN VE FAYDALI BİR ISI KAYNAĞIDIR!” diye bağırmasını sağlamak için yüzünü hızla halıya sürtmeye başlayınca Bay Ames, küçük yeşil defterine takdir dolu notlar çiziktirmeye başladı.

Bayan Faniglia, öğle molam bitmek üzere ve mektubumu toparlamalıyım; ama size faydalı olabildiğimi umuyorum. Buraya geldiğimde geçmişim pek harika sayılmazdı. Başımı birkaç kere derde sokmuştum, hatta rehabilitasyon kurumlarından geçmiştim, ama artık, vay canına, primler akıyor da akıyor ve sonunda Ann ve Billy’yle birlikte kendime güzel bir yaşam kurdum. Gerçi, endişemin sebebi komisyonlarımı kaybetmekten korkmam değil. Lütfen o şekilde düşünmeyin. Bir üst ürüne geçme önerimi reddetmeniz ve KNB1900’ü iade etmekte diretmeniz durumunda komisyonumu Bay Ames’e geri vermem gerektiği gerçek olsa da, bu sorun değil, daha önce de komisyonlarımı Bay Ames’e geri verdiğim oldu, özellikle de son günlerde. Tam olarak neyi yanlış yaptığımı bilemiyorum. Ama sizin bunun için endişelenmeniz gerekmez, Bayan Faniglia. Sizin tek endişeniz Derek. Öğle molamı feda edip bu mektubu yazmamın asıl sebebi, biz ÇocukSevgisi çalışanları olarak sizinki gibi ailelere, Bayan Faniglia, yenilikçi ve gerekli gelişim araçları sağlamak için ne kadar çalışırsak çalışalım, ürünlerimizin yanlış anlaşılması ve bunun kalbimizi kırması. Lütfen KNB2100’e ücretsiz geçme teklifimizi kabul edin. Biz, ÇocukSevgisi çalışanları çocukları her hâlleriyle gerçekten seviyoruz, Bayan Faniglia ve bu yüzden onların mümkün olan en kısa zamanda daha da gelişmelerini arzuluyoruz. Billy büyüdükçe ve her geçen gün yeni beceriler edindikçe, bir bebeğin ilk senelerinin çok kıymetli olduğunu ve boşa harcanmaması gerektiğini öğreniyoruz.

İçten saygılarımla,
Rick Sminks
Ürün Hizmet Temsilcisi
ÇocukSevgisi AŞ.

(…)

Çevirmen: Niran Elçi
*Bu okuma parçasının yayını için Deli Dolu Yayınları’na teşekkür ederiz.

Aralığın Onu adlı öykü seçkisiyle 2014 Folio Ödülü’nü kazanan George Saunders’ın bugüne kadar yayımlanmış altı kitabı vardır. The New Yorker, 2002’de Saunders’ı “40 Yaşın Altındaki En İyi Yazarlar” arasında göstermiş, Time dergisi ise 2013’te “Dünyadaki En Etkili 100 Kişi” listesine seçmiştir. Lannan Vakfı, Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi ile Guggenheim Vakfı’ndan burslar kazanan yazar, GQ, Harper’s ve The New Yorker dergileri için yazılar yazmakta, Syracuse Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık alanında ders vermektedir.

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.