İntihar – Édouard Levé

 

“Ölümden korkmuyordun. Ondan önce davrandın, ama onu gerçekten arzulamadan: İnsan bilmediği şeyi nasıl arzulasın?”

“Yalnızca yaşayanlar tutarsız görünür. Ölüm, onların yaşamını oluşturan olay dizisini sona erdirir. İşte ondan sonra, boyun eğip o olaylara bir anlam yüklemeye çalışırız. Anlam yüklemeyi reddetmek demek, bir yaşamın, dolayısıyla yaşamın kendisinin saçma olduğunu kabullenmek demektir. Senin yaşamınsa olmuş bitmiş şeylerin tutarlılığına erişmemişti. O tutarlılığı ölüm kazandırdı ona.”

“Acın havanın kararmasıyla yatışıyordu. Mutluluk olasılığı, kışın beşte, yazın daha geç başlıyordu.”

“Olayların ayrışımında, başlangıç, gerçekleşme, sona erme arasından, başlangıcı yeğlerdin, çünkü orada arzu hazza üstün geliyordu. Başlangıçta, olaylar sona ermenin yitirmelerine yol açtığı gizilgücü korurlar. Arzu gerçekleşmediği sürece uzar. Hazza gelince, o arzunun ölümüne, çok geçmeden de hazzınkine işaret eder. Ne tuhaf, başlangıçları severken, kendini öldürdün: İntihar bir sondur. Acaba bir başlangıç olduğunu mu düşünüyordun?”

“Yalnızken sıkılmaktan da, kalabalık içinde sıkılmaktan da korkardın. Ama en çok korktuğun şey iki kişi, yüz yüze otururken sıkılmaktı.”

“İnsan kendini iyi bir nedenden ötürü öldürür mü?”

*Édouard Levé’in “İntihar” romanı Orçun Türkay çevirisiyle Mart 2014’te Sel Yayıncılık tarafından yayınlandı.

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.