“Savaşıyorduk çünkü bizi mücadele tanımlıyordu: Her iki taraf için de geçerliydi bu. Savaşla vardık.”

“Kocaman dünyadaki ilk algılarımız kayıtsız şartsız sevdiğimiz kişilerden kaynaklanır. Kişi çevresindeki yetişkinlerin işsizlikten, kötü muameleden, düşük ücretlerden mustarip olduğunu görürse empati kurarak dış dünyanın zalim ve vahşi bir yer olduğuna kanaat getirir. (Bu politikadır.) Kişi çevresindeki erişkinlerin bazı politikacıları yerden yere vururken diğerlerine hak verdiğini görürse empati kurarak kimilerinin iyi kimilerinin kötü olduğuna inanır. (Bu, politikadır.) Kişi çevresindeki erişkinlerin asker ve polis gördüğünde huzursuz olup korktuğunu hissederse empati kurar ve üniformalıların tehlike uyandıran canavarlar olduğu sonucuna varır (Bu, politikadır.)”

“Değişmekten başka şansın yoksa değişirsin.”

“Ve bugün saraylarda yaşasalar ve kendilerine saygıda kusur edilmese bile zaman onlara Kyros’a yaptıklarını yapacaktır. Gücünü kötüye kullanan insanlar tek taraflı madeni bir para gibidirler: Pazarda hiçbir değerleri yoktur.”

“Ama kulağına her gün aynı hikâyeler geliyordu. Öğretmenler ve öğrenciler yeryüzünden siliniyordu. Bazılarının hep aynı yöntemle; sivil giysili, baştan ayağa silahlı adamlar tarafından plakasız arabalarla alındığı söyleniyordu. Diğerleri ise sadece buhar oluyordu ve hiç kimse bir daha onlardan haber alamıyordu. Öğrenci listeleri eksiklerle doluyordu.”

“Gökyüzüne ulaşan ve neredeyse erişilmez olan sülfür buharlarıyla kaplı zirvelerin ufku. Zıt değerlerin, paradokların krallığı Kamçatka; çelişkilerin ifadesi.”

“Her seferinde daha kasvetli ve dipsiz bir gökyüzünde süzülürken başkası olmaya çalışmak, ödünç alınmış bir hayat yaşamak.”

“İyi biri olmanın mutlu sonu garanti etmediğini ilk kez anladım. Sanki biri yerçekiminin gücünü kökünden kaldırmıştı: Dünyanın üzerinde durmayı bıraktım; yukarısı uçsuz bucaksız bir uçuruma dönüştü. Düşmek sonu olmayan bir sözcüktü.”

“O andan sonra mutlu son ifadesi bana zehirli gelir oldu. “Mutlu” sözcüğü, acılığı meyve tadıyla gizlenmiş bir ilaç gibi, “son”u sindirmemize yardımcı olmak için konulmuştu. Bir sonu olduğunu bilmek kimsenin hoşuna gitmez. Bize kalsaydı Duracell tavşancıklarının gücüyle sonsuza kadar yaşar giderdik.”

“Hayat güzel ama adil değil.”

“Acı çekmek hiçbir şey hissetmemekten iyidir. Zırhla yaşarsan hayatın tüm güzelliklerinden mahrum kalırsın!”

“Gözlerden çok daha fazlasıyla görüyoruz. Beyinden çok daha fazlasıyla düşünüyoruz.”

Kamçatka / Marcelo Figueras / Doğan Kitap

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.