‘Gerilla grupları içindeki kadınların önemini anlamaya çalışmalıyız.’

 

Ulus devletlerin tayyörlü, “itibarlı”, “iffetli” ve savaşan erkeğe mermi taşıyarak “yardım eden” kadınları varken gerilla hareketlerinde kadınlar kendilerinden beklenen cinsiyet rollerini yıkarak bizzat savaş meydanlarındalar, savaşçılar, komutanlar ve hatta kadın orduları kuruyorlar. Ataerkil baskının en yoğun yaşandığı coğrafyalardan Orta Doğu’da kadınların IŞID’a karşı direnişlerine tanık olduğumuz bu günlerde geçmişte gerilla hareketlerine katılmış kadınların deneyimlerine bakmak için Karen Kampwirth ile Latin Amerika’daki gerilla hareketlerinde yer alan kadınlar üzerine yazdığı ‘Kadınlar ve Gerilla Hareketleri’ kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Latin Amerika’daki gerilla mücadelesinde yer almış kadınlar üzerine bir araştırma yapmaya nasıl karar verdiniz?
University of California, Berkeley Siyaset Bilimi’nde Sandinista devriminin ailelerdeki güç dinamiklerine etkisi üzerine doktora çalışmamı sürdürürken 1990-1991 yıllarında Nikaragua’da yaşadım. Araştırma sırasında bu meseleler üzerine uzmanlığı olan kimselerle, örneğin eğitim, sağlık ya da sosyal hizmet bakanlıklarında politika üretenlerle, çok sayıda görüşme gerçekleştirdim. Tabi kadın hareketindeki aktivistler de bu konuda oldukça bilgililerdi. Neredeyse bütün feminist aktivistlerin aslında en başında ya Somoza diktatörlüğünü yıkmak için yürütülen gerilla mücadelesinde ya da1979-1990 yılları arasındaki devrimin kendisinde yer alarak toplumsal hareketlere katılmış olduklarını fark ettim.   Bu deneyimle ilgilenmeye başladım.  Sonrasında  ise 1992 ve 1993 yıllarında eşimin de ders verdiği Boston’da tezimi yazarken Boston’daki CISPES’te (El Salvador Halkıyla Dayanışma Komitesi) aktifleştim. Bu siyasi aktivite boyunca El Salvador’daki gerilla hareketi ve kadınların bu harekete katılımlarına dair pek çok şey öğrendim. Boston CISPES ile 1994 senesinin Mart ayında El Salvador’a gitme ve savaş sonrası ilk demokratik seçimleri izleme şansı buldum. Aşağı yukarı aynı zamanlarda Meksika’nın Chiapas eyaletinde Zapatistalar ortaya çıkmıştı (Ocak 1994). Ve bütün bunları bir araya koyduğumuzda kadınların Latin Amerika’da 20. Yüzyılın sonlarında ortaya çıkan gerilla hareketlerine katılımlarının oldukça görünür olduğu açıktı. Ve fakat kimse sistematik bir şekilde bu kadınlar hakkında bir şeyler yazmamıştı. İşte ben de bunu yapmaya karar verdim (ve bahsi geçen dayanışma hareketi sayesinde ilk kez Temmuz 1994’te Chiapas’ı ziyaret etme şansı buldum.)


Peki araştırma sürecinizden bahsedebilir misiniz biraz? Eski gerillalara nasıl ulaştınız? Sizi nasıl karşıladılar? Araştırma boyunca ne tür sorunlar ve engellerle karşılaştınız
Tanıdığım insanlardan başladım işe (ya da El Salvador ve Chiapas’taki çalışmamda genellikle dayanışma hareketlerinden tanıdığım arkadaşlarımın arkadaşlarından başladım) ve görüşmelerin sonunda insanlardan bana konuşabileceğim başka insanlar önermelerini istedim. Kartopu denilen yöntemi kullandım yani. Çok az istisnalar dışında insanlar çok iyi cevaplar verdiler ve deneyimleri hakkında konuşmaktan mutluluk duydular. Görüşmelerimi savaş bittikten sonar gerçekleştirdiğim için Nikaragua ve El Salvador’daki araştırmam elbette daha kolaydı. Chiapas’ta ise insanları tehlikeye sokmadığımdan emin olabilmek için bir şekilde daha dikkatli olmak durumundaydım. Zira Chiapas’taki araştırmam sırasında (1994-2000) savaşın devam ettiği düşünüldüğünde insanların benimle konuşmaya gönülsüz olmaları elbette anlaşılabilir bir durumdu. Bugün de Chiapas’a gidip benzer görüşmeleri yapmak kimileri için (ancak devam eden pek çok projem olduğu için benim için değil) ilginç olacaktır.

Kitabınızın İngilizce baskısını okuma şansları oldu mu? Oldu ise yorumları nelerdi?
Kadın ve Gerilla Hareketleri’nin bir çevirisi Mujeres y Movimientos Guerrilleros olarak basıldı. Bu kitabı okuyan birçok insanla konuştum ve çok olumlu yanıtlar aldım.

Raflarda gördüğümüz gerilla hareketleriyle ilgili kitapların büyük çoğunluğu meseleye devletlerin penceresinden bakıyor. Yine birçok çalışma gerilla hareketlerinin hangi şartlar altında ortaya çıktığına ve devletlerin bu karşı çıkışlarla karşılaştığına bakıyor. Ancak siz çatışmanın gerçek öznelerine ve hatta görünmeyen aktörlerine, kadınlara bakmayı tercih ettiniz. Gerilla grupları içindeki kadınların neden özel bir öneme sahip olduklarını düşünüyorsunuz?
Feminist bir akademisyen olarak her zaman dışlanmış kişilerin, özellikle de kadınların perspektifinden yola çıkmak benim ilgimi çekti. Bu yüzden de kadınların deneyimleriyle eğilmekle işe başladım ve devrimci hareketlerin bazen neden devletleri yıktıklarıyla ilgilenme noktasına geldim. Benim yaptığım aslında devrimler üzerine çalışan pek çok insanın yaptığının tam tersi. Gerilla grupları içindeki kadınların neden özel bir önemi olduğunu anlamaya çalışırsak, ben çok basit olarak zaten temelde kadınların özel bir önem taşıdığını düşünüyorum. Hiçbir sosyal bilimci insanlığın kadın yarısının önemli deneyimlerini anlamadan toplumu anlayamaz.


Kadınların eğitime ve toplumdaki diğer kaynaklara erişimlerinde daha çok zorluk yaşamalarından ötürü bir değişim durumunda daha kırılgan oldukları ve bu yüzden erkeklere göre muhafazakar partileri daha çok destekledikleri yönünde genel bir inanış vardır. Sizin araştırmanız bu varsayıma karşı geliyor. Sormak istiyorum, kadınların gerilla gruplarına katılmalarını sağlayan temel sebepler ve durumlar nedir?
Kadınların daha ihtiyatlı ya da muhafazakar olmaları eğiliminin genellikle doğru olduğunu düşünüyorum ben. Bu aynı zamanda köylüler ya da kent yoksulları için de doğrudur. Ancak kadınlar doğaları gereği muhafazakar değildir, bu sadece koşullarla ilgili bir durum. Benim üzerine çalıştığım hareketler çerçevesinde ise ekonomideki değişimler, çekirdek ailenin parçalanması, kentleşme ve kilisedeki değişimler kadınların gerilla hareketlerine katılmalarını mümkün kıldı. Ancak bu faktörler, benim çalıştığım yerlere ait tarihsel özgünlükteydi, yani her yer için bu durum geçerli olmak zorunda değil.

Sizin görüştüğümüz kadınlar için gerilla olmak özgürleştirici bir deneyim miydi?
Bu gerçekten değişen bir şey. Yani bazı kadınlar gerilla iken şiddet mağduruydu, kimi zaman diğer gerillaların cinsel şiddetine de uğramışlardı. Savaşlardan sonra bazı kadınlar “normal” hayatlarına dönmekte büyük sorunlar yaşadılar. Fakat diğerleri için normal hayata, yani normal cinsiyetçiliğe geri dönmenin zorlukları onları feminist aktivistler yapmaya itti ( bu mesele kitabımın ikinci bölümü olan Feminist ve Devrimin Yasallığı’nın konusu). Sonrasında feminist olan gerillalar için bu deneyimin özgürleştirici olduğunu söyleyebiliriz.

Sivil hayattaki kadınlar gerilla kadınları örnek modeller olarak alıyorlar mı?
Bazen evet.

Silahlı gruplar, siyasi konjonktüre göre özgürlük savaşçılarından teröriste kadar pek çok isimle anılabiliyorlar. Bir ülkenin terörist dediğe dediği bir gruba başka bir ülke ya da uluslararası bir yapı başka bir şey diyebiliyor. Sizce terörizmin sınırını çizen nedir? Bir gerilla grubunu terörist gruptan ayıran nedir?
Terörizm gerillaların ya da devletin kullandığı bir strateji olabilir. Terörizm sivillere ya da savaşçı olmayanlara karşı uygulanan şiddeti içerir. Bu yüzden gerillalar için teröristler sözünü kullanmanın pek faydalı olduğunu düşünmüyorum. Benim çalıştığım hareketler çerçevesinde gerillalardan ziyade devletin terörist taktikleri kullandığı gerçekten çok açıktı, kaldı ki bu durum dış gözlemciler tarafından, mesela Birleşmiş Milletler Hakikatler Komisyonu (UN Truth Commission) raporlarında belgelenmiştir.

FullSizeRender

Siz Latin Amerika’daki gerilla hareketleri üzerine uzmanlaştınız, Orta Doğu’daki gerilla gruplarındaki kadınlar hakkında ne düşündüğünüzü sormak istiyorum. Güncel olarak IŞID’a karşı savaşan YPJ var mesela… Sizce bu kadınların deneyimleri de Latin Amerika’dakilere benzer midir?
Bilmiyorum.

İslamcı bir gruba karşı savaşan Ortadoğulu kadınlar, YPJ, dünyanın geri kalanına ne söylüyor sizce? Mesela Marie Claire’de YPJ’den bahsetmişti…
Ne yazık ki YPJ hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

Sizin çalışmanız Latin Amerika’daki savaş sonrası kadın gerillalar üzerine yoğunlaşıyor. Şimdi Ortadoğu’da savaşan kadın gerillalar Latin Amerika deneyiminden nasıl dersler çıkartabilirler?
Gerilla mücadelesi sırasında kendi hakları için de ısrarcı olmak önemli. Büyük çoğunlukla liderler (genelde erkek liderler ama bazen de kadın liderler) mücadele sırasında devrimin “zafer” ile sonuçlanmasına dek cinsiyet eşitliği taleplerinin bir kenara bırakılmasını istiyorlar. Ancak kadınlar çatışma sırasında yani liderliğin onlara gerçekten ihtiyaç duyduğu ve belki de liderliğin pazarlığa en açık olduğu zamanda eşit haklar ve haysiyet talep etme fırsatını kesinlikle kaçırmamalıdır.

Kadınlar ve Gerilla Hareketleri / Yazar: Karen Kampwirth / Sümer Yayıncılık / Çevirmen: Esra Eren / 1. Baskı, 2014, İstanbul.

Karen Kampwirt; 1995 yılından bu yana Know College Siyaset Bilim Bölümü’nde karşılaştırmalı siyaset, Latin Amerika siyaseti, kadınlar ve dünya politikası üzerine dersler vermektedir. İspanyolca ve İngilizce yazılmış pek çok makalesi bulunan yazarın, Kadınlar ve Gerilla Hareketleri dışında İngilizce yayınlanmış Feminism and Legacy of Revolution: Nicaragua, El Salvador, Chiapas isimli bir kitabı daha bulunmaktadır.