Kitap Evi – Enis Batur

 

“Konuşursanız geridönüşü yoktur, susarsanız öyle değil: Dilediğiniz an giz kilidini açmak, açılmıyorsa kırmak sonuçta size kalmıştır.”

“O gün içeri girmediğimi söylesem kim inanır? Kitap mecnunu bir tür evrensel âdemdir; hangi ırktan, budundan, dilden, inanıştan, yeryüzünün hangi köşesinden olursa olsun standart tepkileri vardır, huyları biribirine benzer onların, davranış mekanizmalarını belirleyen neredeyse organik bünyelerinden tıpatıp aynı kararlar çıkar. Farklı hareket etmeyi düşlemeye bayılırlar ya, bunu hayata geçirdiklerine rastlanmaz.”

“Bugüne dek, ne yazdığım kitapların ya da onlardan birinin ne de okuduklarımın ya da onlardan birinin insanın yaşamını değiştirebileceğine inandım. İlki için kişioğlunun kibirle alıklığı, ikincisi içinse inançla alıklığı buluşturması yeterlidir.”

“(…) Bütün bunlar, ‘kitap’la, kitaplarla koyu ilişkimi hepten aklıselim çerçevesine sığdırmak için çırpınmanın sonucu olarak söylenmiş sözler sayılabilir hiç şüphesiz: Herkeste rastlanır az çok, marazını olağan gösterme endişesine.”

“(…) O kitapları hem de derinlemesine okudum. Gizlerini, kilitlerini, karanlık kuyularını sevdim. Vaadlarına gelince, onlara inanmak için insanın çaresizliğini kabul edememesinin yeterli olduğunu biliyordum. Kimse açıklamadan yoksun yaşamak, Anlam’ın terkettiği bir ıssızlığın ortasında asılı kalmak istemez.”

“(…) kendimi azar işitmeden özürlerini sıralayan, bir halt karıştırmış ya da karıştırmaya hazır cinfikir oğlan çocuğuna benzetiyorum. İşte kıyamet koparacak cümle: Kitap, eninde sonunda, ne olursa olsun, gene de, herşeye karşın eril dünyanın nesnesidir,”

“Yeryüzüne egemen düzenin, sınırlarına erişemediğimiz Hayat gerçeğinin açıklamalarını içeren yek kitabın hangisi olduğunu bilseydik, onu gösteririz korkusuyla bizi ortadan kaldırmaya and içecek sayısız katil adayı kapımızı çalardı.”

“Kitapları ve faydasızlığını aslında kitap delilerine anlatmak gerekmez, onlar bunun zaten farkında kalarak yaşayan insanlardır, kitabın varoluşundan, bizim bulunduğumuz yerde bulunuşundan öte bir faydasını aramak şart değildir, bilirler: Kitap deliliği, yararcılığın aşıldığı noktadan başlar. Ne yazık ki bir kitap delisi olamadım ben, varlıklarının yarattığı huzurla yetinmeyi öğrenemedim.”

“Bütün yazıları okuyabilmeli, her alfabede yazabilmeliydik. Yerküreye böyle biri gelmemiştir. Yalvaçların bile yabancı dilleri tanımadığı bir dünya burası. Köşemizde, harflerin harflerimize çevrilmesini, dillerin dillerimize döndürülmesini beklemeye alışmışız. Onbinlerce yapıtla henüz okuyabildiğim dillere aktarılmadıkları için tanışamamış olduğumu bilmek canımı acıtıyor.”

“Sahi neden kitaplık raflarımızı kitapları temelde rahatsız eden fetişlerle, fetişimsilerle tamamlıyorduk ki? Yetmiyordu, nasılsa kütüphanenin istilasına uğramamış duvarları, duvar kesitlerini tıkabasa resim, fotoğraf, afiş ile dolduruyorduk. Sanıyorum, bizi kuşatsın, rahim bir dünya yaratmaktı çabamız.”

*Sel Yayıncılık’dan çıktı…

Kitap Evi

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.