‘Çocuklar da ustaca anlatılanı sever.’

 

Yazar, yayıncı Mine Soysal ile 1996 yılında kurduğu ve çocuk edebiyatımızda önemli bir yer edinen birçok kitabın yayımlandığı Günışığı Kitaplığı’nı ve gençlere yönelik kitapları çerçevesine alan kardeş yayınevi On8’i konuştuk. Edebiyatımızda her biri bir durak manasına gelen yazarlarla çocuk ve gençleri buluşturan, benim de her birini severek okuyup takip ettiğim Köprü Kitaplar’dan bahsetmeyi özellikle istedim bu söyleşide. Çünkü bu tür ‘özel koleksiyonlara’ çocuk edebiyatının yeni yeni anlaşılmaya başlandığı günümüzde bilhassa ihtiyaç olduğuna inanıyorum.

Hem yazarlık hem de yayınevi yönetmenliği yapıyorsunuz. Sanıyorum bu durum yazarlığınızı oldukça besliyordur. Biraz bu durumdan bahsedebilir misiniz?
Günışığı Kitaplığı’nın 20 yıla yaklaşan çağdaş çocuk ve gençlik edebiyatı yayıncılığı deneyimi, benim yazarlığımı besleyen önemli bir kaynak elbette. Ama benim kesintisiz güç kaynağım çocuklar ve gençler. Çok çeşitli vesilelerle onlarla bir araya gelmek, birlikte düşünüp tartışmak beni sürekli geliştiriyor. Onlardan daha etkili, daha yürekli kılavuzlar tanımıyorum hayatta.

Sürekli olarak son yıllarda çocuk edebiyatında bir hareketlilik olduğundan söz ediliyor. Bu hareketlilikten kasıt nedir, yeni yeni yayınevlerinin açılması mı?
Biz hep söyleriz; son yıllarda yayıncılığımızın gülen yüzü çocuk ve gençlik edebiyatı oldu. Günışığı Kitaplığı’nın bunda önemli bir öncülük üstlenmesinden gurur duyuyoruz. Önemli yayınevlerimiz artık bu alanda da yayın yapıyor, ekipler kuruluyor. Bunlar çok sevindirici. Ancak, yayınevlerinin uzman editörü olmadan bu alanda da yayın yapabileceğini sanmasıysa bizi endişelendiriyor. Bir yayınevinin çocuk ve gençlik edebiyatına girmesi için hevesli olması, bütçesi olması önemli değil. Öncelikle editörleri olmak zorunda.

Günışığı Kitaplığı’nın hazırladığı Köprü Kitaplar Dizisi’ni oldukça mühim buluyorum. Birçok yazarın kaleme aldığı gençlik romanlarının yayımlandığı bu diziden bahsedebilir misiniz biraz?
Edebiyatımızın çağdaş ustalarını çocuklarla, gençlerle yakınlaştırmayı amaçlayan Köprü Kitaplar’a 2008 yılında Necati Tosuner ustayla başladık. Bu özgün koleksiyon; Fakir Baykurt, Oktay Akbal, Nihat Ziyalan, Ayhan Bozfırat, Ömer Seyfettin gibi edebiyat ustalarımızın daha önce yayımlanmış yapıtlarından ve Müge İplikçi, Cemil Kavukçu, Gaye Boralıoğlu, Behçet Çelik gibi günümüzün usta yazarlarının yeni kaleme aldıkları yapıtlardan oluşuyor. Editörü Semih Gümüş. Diziyi yayın yönetmenimiz, deneyimli editör Müren Beykan yayına hazırlıyor. Koleksiyon, okumak zorunda kaldığı “klasik” yapıtlardan bunalıp, her türlü kitaptan soğuduğunu sanan çocuklar ve gençler kadar yetişkinleri de, çağdaş edebiyatımızın unutulmaz tatlarıyla buluşturuyor.

MİNE SOYSAL.

Sanırım çocukları için kitap alacak ebeveynlerin en büyük problemi, bu kitapları nasıl seçecekleri… Çocukların okuması için kitap seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Ah şu “seçmek” sözcüğü! Çocuklar için, hiç olmazsa edebiyatı “seçmesek” de, “önersek” artık. Romanlar, öykü ve şiir kitapları, deneme, anlatı, yaşantı ve anı gibi edebiyat kitapları söz konusu olduğunda, okumanın bireysel bir özgürlük alanı olduğu, zorunluluklar ya da dış etkenlerle sağlanamayacağı unutulmamalı. Önemli olan, çocuklar ve gençlerin de tıpkı yetişkinler gibi, kitaplara doğallıkla ilgi duymasına, kendiliğinden okumasına neden olacak, merak kıvılcımını yakan düşünce ve özgürlük ortamını yaratmaktır. Onların da en az yetişkinler kadar bir kitaptan hoşlanmak ya da hoşlanmamak, okumak ya da elinden bırakmak hakları vardır. Yetişkinlerin asıl dikkat etmesi gereken, önerdikleri kitapların niteliği. Niteliği değerlendirmek içinse edebiyat okuru olmak zorunlu. Bu sayede çocuklara değişik türlerde çok sayıda nitelikli kitap seçeneği sunabiliriz. Bunun en kolay yollarından biri, nitelikli edebiyat kitapları yayımlayan, çeviri konusunda titizlenen, kitaplarının künyesinde editörünün adını yazabilen uzman yayınevlerini takip etmektir.

Piyasada yazılmış onca çocuk kitabı var. Pek çoğu da didaktik bir dille çocuklara bir şeyler öğretmeye çalışıyor. Bu durumun çocukların okuma isteğinin azalmasına neden olabileceği kanısındayım. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Çocuklar söz konusu olduğunda, nedense ilk akla gelenler bilgilendirici, eğitsel kitaplar oluyor. Eğitim yayıncılığının, bilgilendirici kitapların önemi, sorumluluğu tartışılmaz. Ama çocuk ve gençlik edebiyatıyla eğitsel kitapların arasında derin bir ayrım, büyük farklar var. Bu ayrımın farkında olmayan eğitimciler ve ebeveynler ne yazık ki, gelecek kuşakların okuma davranışından hızla uzaklaşmasına neden oluyorlar. Oysa edebiyatın eğitmek gibi bir işi yoktur. Adnan Binyazar ustanın dediği gibi, “Edebiyat öğretmez, ama edebiyatın öğrettiğini de hiçbir şey öğretmez.” Çocuk da tıpkı yetişkin okur gibidir; hem okurunu hem de işini ciddiye alan yazarları, yayıncıları sever. Yaratıcı yazarların kaleme aldığı, uzman editörlerin yayına hazırladığı, sıradan olmayan öykülerin anlatıldığı kitapları sever. Çünkü bu kitaplarda evrensel temalar, merak uyandıran konular, ustalıklı bir anlatımla, zekice kurgularla, inandırıcı karakterlerle işlenir. Çocuklar da ustaca anlatılanı sever.

Çocuklara kitap okuma alışkanlığı nasıl kazandırılır?
Okumak söz konusu olduğunda ben “alışkanlık” diyemiyorum. Özgürce denendiğinde okumak öyle bireysel, öyle edilgen yolculuklara neden olur ki, “alışkanlık” yerine tutkuyla bağlanmaya, aramaya neden olur. Bu sayede okumak, sürekli yenilenen ve değişen yeni keyifler keşfetmeyi sağlar. Yaşamın arka bahçesi gibidir edebiyat. Çocuk bu bahçede özgürce oynadıkça, iyi zaman geçirdiğini gördükçe, zamanla tadına vardığı keyif yaşamına sızar, tutkuya dönüşür. Az önce de dediğim gibi; çocuklar merak uyandırıcı, okurunu alıp götüren, akıllı, inandırıcı kurgular, kahramanlarla, iyi yazılmış, iyi hazırlanmış kitaplarla buluştuğu sürece kendi seçimlerini oluştururlar. Onları kısıtlayarak, bizim istediklerimizi okumak zorunda bırakarak, onlar için “uygun” olanı seçerek okuma keyfi sağlayamayız. Onlarla sık sık kitapçılara, kütüphanelere gitmeyi, birlikte kitap karıştırmayı, birlikte okumayı ihmal etmemeliyiz. Öykülerden oyunlar kurmak, roman kahramanlarını sofralara, sohbetlere konuk etmek hepimizi iyileştiricidir.

Çocuk ve gençlik kitabı için bir başka mühim konu ise çeviriler, bana kalırsa. Çünkü bence, ülkeler ve bölgeler arası çocukların, gençlerin duyarlılıkları, farkındalıkları ve incelikleri de değişebiliyor. Günışığı Kitaplığı, çeviri edebiyat konusunda hangi hassasiyetleri göz önünde bulunduruyor?
Kitabın farklı dillere çevrilmiş olması kitabın evrensel duygusunu ele veren göz ardı edilemez bir özelliktir. Ancak biz edebiyat yayıncısıyız. Bize göre edebiyatın çok ya da az “satması” önemli değil. Önemli olan, edebiyatın okunması ve okuyan yaşamlarda iz bırakması, yaşantıları hiç hissettirmeden etkilemesi, değiştirmesidir. Edebiyatın bu etkisine paha biçilmez.

Günışığı Kitaplığı’nın bir başka markası olan ON8 Kitap’tan söz edelim mi biraz da?
15. yılımızda bizimle birlikte büyüyüp liseye, üniversiteye giden genç okurlarımız için öznesi genç edebiyat markamız ON8’i hayata geçirdik. Yayın yönetmenliğini Müren Beykan’ın üstlendiği ON8’in editörü Mehmet Erkurt. Yola dünya edebiyatıyla çıktık; İtalyan, Alman, Fransız, Amerikan, İngiliz edebiyatından çarpıcı romanlar yayımladık. 2013’te Türk edebiyatının genç ustaları Müge İplikçi Saklambaç romanıyla, Ahmet Büke ise Mevzumuz Derin romanıyla koleksiyonu zenginleştirdiler. Yalnızca iki yıl içinde lise ve üniversite gençliğinin çağdaş edebiyat gereksinmesi için sıra dışı bir koleksiyon yarattık. Heyecan verici!

MİNE SOYSAL..

Avrupa’da ve Amerika’da çocuk ve gençlik kitaplarını müthiş görselliklerle sinemaya uyarlıyorlar. Türkiye’de böyle uyarlamalar göremiyoruz pek sık. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Çocuk sinemasının emeklediği bir ülkedeyiz. Gençler içinse, iş yapması amaçlanarak abartılan televizyon dizileriyle yetiniyoruz. Çağdaş çocuk ve gençlik edebiyatımız yeterince tanınmıyor. Üstelik edebiyat dünyamızda, çocuk ya da gençlik edebiyatının toptan niteliksiz olduğuna ilişkin anlaşılmaz bir önyargı var hâlâ. Neyse ki, çabalarımız ve yayıncılık standartlarımız sayesinde son yıllarda durum değişmeye yüz tuttu ve sinemamızda da olumlu yönde arayışlar var.

Günışığı Kitaplığı’na yazdığı çocuk ya da gençlik kitabını göndermek isteyen yeni yazarlara neler önerirsiniz? Ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?
Yazar adayları için tek diyeceğim, yazdıklarından daha çok has edebiyatı okumaları ve yazdıklarını asla beğenmemeleridir. Yazılan her metnin kitaplaşabileceğini sanmak büyük yanılgı. Oysa sıklıkla tanık oluyoruz bu duruma. Yazar adaylarının yayınevimize nasıl başvurmaları gerektiğini internet sitemizde ayrıntılı olarak açıklıyoruz. Her başvuru, yayın kurulumuz tarafından değerlendiriliyor ve üç ay içinde olumlu ya da olumsuz cevaplanıyor.

Mine Soysal; yazar, yayıncı, arkeolog Mine Soysal İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Önasya Dilleri ve Kültürleri Bölümü’nden 1981’de mezun oldu. 1994 yılına dek İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde arkeolog-araştırmacı olarak çalıştı, sergileme projeleri gerçekleştirdi; kazı ve yüzey araştırmalarına katıldı. 1996 yılında Günışığı Kitaplığı’nı kurdu. Çocuk edebiyatımızda önemli bir yer edinen birçok kitabın editörlüğünü üstlendi. Farklı yaşlar için bilimsel içerikli kitaplar hazırladı; çocuklar için Ala Çocuk Yollarda adlı öykü kitabını, her yaştan okur için İstanbul Masalı adlı anlatıyı kaleme aldı. 40 binden fazla öğrenciyle gerçekleştirdiği tartışmalardan yola çıkarak yazdığı Eyvah Kitap!’ta, kitap okuma eğilimlerini ve sorunları sıradışı bir yaklaşımla öyküleştirdi. Gençlik romanı Eylül’de Aşklar’ı yazan Soysal’ın son kitabı Odada Yalnız, Türkiye’nin gençlik hallerini yorumlayan çarpıcı öykülerden oluşuyor.

 

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.