okuryazar.tv ne yapmak istiyor?

image3

Okuryazar.tv, bundan bir yıl kadar önce internet ortamında yayımlanmaya başladığında “Türkiye’nin kültür ve düşünce gündemini kitaplar üzerinden izlemeyi ve tartışmayı hedefleyen bir söyleşi platformu” olarak kendini tanımlamıştı. İlk yayımındaki sunuşta, etkinliğin muradı, “Okuryazar.tv platformunda, kitabın tanıtımının değil değerlendirilmesinin yapılması amaçlanıyor. Yazara, yapıtını ve dünyasını paylaşabileceği bir zemin sunmayı hedefliyor. Platform, yayın dünyasının prizmasından yansıyan tüm renklere açık olmak, ustadan çırağa, hocadan öğrenciye, uzmandan meraklıya kurulu tüm köprülerde konaklamak istiyor…” diye açıklanmıştı. Kitaplar hakkında, yazarlarıyla yapılan söyleşilerin yayımlanması, okur ve takipçilerin de yorumlarıyla kitabın değerlendirileceği süreçlere katılması hedefleniyordu.

Okuryazar.tv internet sitesini projelendirirken, bu siteyi insanlara anlatırken hep şunu söyledim: “Okurların bir kitabevini geziyormuş gibi sayfalarında dolaştığı bir platform…” Bir kitabevine girdiğinizde yalnızca edebi niteliklerine güvendiğiniz yazarları, kültürel-siyasal eğilimlerinize, koşullanmalarına yakın duran kitapları aramazsınız. Şöyle bir etrafa bakarsınız. Gözleriniz “eski dostlar”ı da arar, yeni ve bilmediğiniz dünyaları, yazarları da… Tanımadığınız yazarların kitaplarını da karıştırırsınız. Sözgelimi, hiç ilgi duymadığınız bir alan bile olsa, iyi tasarlanmışşık bir yemek kitabını da kurcalarsınız. Daha da ileri gidelim, sadece kapağını beğendiğiniz için ya da kitabın adı size bir hatırayı çağrıştırdığı için, bir kitabı satın alabilirsiniz. Kitapseverler için bunlar imkânsız maceralar değildir, bilirsiniz…

Türkiye’nin kitap yayımcılığında geldiği yere bakılınca oldukça heyecan verici bir tabloyla karşı karşıyayız… Gerçekten de artık çok sayıda ve çok çeşitli kitap yayımlanıyor, çok sayıda yazılı ya da elektronik medyada bu malzemeye yer veriliyor. Okuryazar.tv’nin ise, kitap yayımcılığına ve bunun dolayımındaki kültürel birikime yaklaşma biçimi, yayım yaptığımız bir yıl boyunca kendini ifade etti diye düşünüyorum. Kendi meşrebimizce kitaplar seçtik, yazarlarına derdimizi anlattık ve söyleşiler yoluyla bir düşünce platformu olmaya çalıştık. Seçtiğimiz kitaplar ve konuşmak istediğimiz yazarlarla ilgili tek ve biricik kıstas, heyecan verici olup olmadıklarıydı. Edebiyata dair yarattıkları “güzellik”lerin, emeklerinin, savundukları tezlerin ufuk açıcılığının ve bizzat kitaplarının yarattığı heyecan, içerdikleri umut… Edebiyat kitapları ve edebiyatçılar bu macerada kaçınılmaz olarak başrole çıktı, parladı. Belki de hedeflediğimizden daha da fazla…

Kitap hakkındaki söyleşinin, yazarın çalışmasındaki tezleri sunması ve tartışması gerektiğini düşündük. Yine çıkış yazımızı anacak olursam, “Okuryazar.tv platformu, yeni ürün ve düşüncenin öne çıkarılmasına, ülkedeki tartışmalar için ufuk açacak kitapların yeniden değerlendirilmesine, bilgi, deneyim ve uzmanlığın, Türkiye’nin kültür ve düşünce gündemine gereken katkıyı yapmasına zemin olmak istiyor” demiştik, böyle de olmasına uğraştık.

Tamamen söyleşinin akışına sadık kalarak, yazarın yanıtlarını hiç kısıtlamadan, ortaya çıkan metnin uzun ya da kısa oluşuna aldırış etmeden kitabı, yazarıyla birlikte tartışan söyleşiler yayımladık. Yıllar sonra, kitaplarını anlatan yazarların söyleşilerinden oluşan bir başvuru kaynağının, bir kitap kılavuzunun ve bilgi bankasının heyecanını duyumsayarak çalıştık…

Klasik anlamda “güncel” olmaya çalışmadık. Kitabın tanıtılmasını değil, değerlendirilmesini hedeflediğimiz için herkes için bir “okuma süresi” yaşanmasını bekledik. Güncel olmayı ise şöyle anladık: Bu söyleşiler ve kitaplar yaşadığımız güne ve onun kültürel, düşünsel, siyasal ihtiyaçlarına “bir şey söylesin” istedik.

okuryazar_2 okuryazar_1

Yine “kitapçı gezme” örneğine dönecek olursam, okuryazar.tv’de yer vereceğimiz kitapları seçerken bürokratik ve “kibirli” bir editoryal yaklaşım içinde olmamayı hedeflemiştik. “İyi edebiyat” kadar “heves”in de önemli ve “kültürel” olduğunu düşünüyoruz. Özellikle “star” yazar peşinde değiliz, ama “bestseller” kültürüne uzak durmanın da doğru olmadığına inanıyoruz. Her kitabın hangi dergide değerlendirileceğini, hangi kitap ekinin o hafta kimi kapak yapacağını, hangi yazarın yüz binler satsa da hangi yayınlarda konuşulmayacağını herkesin bildiği “kurum”lardan biri olmaya göz dikmiyoruz, başka bir yol deniyoruz…

Bu yolun en büyük tehlikesi ise, okuryazar.tv’nin sunuşunda bu sözünü ettiğimiz çeşitliliği sergilerken her kitabın ve emeğin biricikliğini gösterememek, kategorileştirmelerin hepsinde olduğu gibi burada da eşitlenmeler yaratarak “gönül kırmak”, siyaseten yanlış yapmak… Doğrusunu isterseniz, en fazla titizlendiğimiz konu bu… “İyi edebiyat”ın ve “özgürlükçü düşünce”nin kokusunu almak, tadını bilmek; söylemine, derdine, diline kulak vermek dışında bir maymuncuk anahtarına sahip değiliz elbette. Bunun “nezaketli” ve “etik” yolunu aramaya, bunu yeniden kurgulamaya hep devam edeceğiz, ezbere bir çözüm yok…

Belki birlikte geçirdiğimiz bir yılın muhasebesine göz atarsak, bunu ne kadar başarıp başaramadığımızı da bulacağız. Kendi adıma umutluyum, çünkü 150’yi aşkın yazarla yaptığımız 150’den fazla söyleşiden çok güzel hatıralarımız var. Kitaplarını bizimle tartışan yazarlar, hedeflerimize ve yaklaşımımıza inandılar, bu platformda bizimle ve okurlarıyla buluştular.

Elinizdeki kitap*, okuryazar.tv internet sitesinin birinci yılında, bir yıl boyunca dikkat çekmeye çalıştığımız kitaplardan 100 tanesini içeriyor. 100 yazarla kitapları hakkında yapılmış 100 söyleşinin bir araya geldiği bu seçki, okuryazar.tv’nin bir tür birinci yaş kutlaması… Yeni hedeflerin öncesinde bir yıllık birikimin bir bölümünü, bu sefer geleneksel kitap formatında okurlarıyla, takipçileriyle yeniden buluşturması… Bu bir yılın sonunda, ortaya çıkan toplam, okuryazar.tv’nin yapmak istedikleriyle ilgili heyecanlarımızın da bir dökümü bir anlamda…

Artık sizi, kitapla baş başa bırakma zamanı… Bu kitabın, henüz okuryazar.tv platformunu duyuramadığımız okurlara ulaşabileceğinin umuduyla ve heyecanıyla sözü uzattık. Konu hayaller olunca sözlerin yetmediğini bilirsiniz, ne söylerseniz söyleyin bir şeylerin eksik kalacağını da…

Umarız ki okuryazar.tv internet sitesi, bundan sonra da kitapların, iyi edebiyatın, özgür düşüncenin ses bulduğu bir platform olmaya devam eder, bu renkli, derinlikli ve eğlenceli macerada yolunu alır, gelişir…

*okuryazar.tv / 100 KİTAP 100 YAZAR 100 SÖYLEŞİ Kitabı, çok yakında Destek Yayınevi etiketiyle kitapçılarda olacak… okuryazar.tv platformunun, birinci yıl kutlaması sayılabilecek bu seçkiyi yayınlayan Destek Yayınevi’ne ve ekibine çok teşekkür ederiz.

SİTEDEN YORUMLAR

Ulaş

28 Mayıs 2013 17:25

Okuryazar.tv ailesine bizleri yazarlarla ve kitaplarla buluşturduğu için teşekkür eder,nice yıllara başarıyla ulaşmasını dileri.

Gönül

28 Mayıs 2013 17:29

NİCE YILLARA……..

Berrin

28 Mayıs 2013 17:35

Kitap deyince ilk aklıma gelen adres okuryazar.tv oldu.Başarılarının devamını diler nice yıllara….

SILA

29 Mayıs 2013 12:37

Okuryazar.tv kendinme yakışanı yaptı. Çıkacak olan 100 KİTAP 100 YAZAR 100 SÖYLEŞİ Kitaplığımın en güzel köşesinde yer alacak ve %100 başarısının devamı diler bizleri daha çok kitap ve şöyleyişilerle buluşturmasını tememni eder başarılarının devamını dilerim…

Gökhan

30 Mayıs 2013 12:57

Yaşını kitap çıkartarak kutlaması güzel bir düşünce…Kalıcı olmayı hedefliyor…… Başarılar..

Derin

31 Mayıs 2013 12:02

Başarılarınınızın devamını dilerim.

Selvi

02 Haziran 2013 23:39

Tebrikler.

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.