“Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü farkında mısınız?”

“Yazılarımı sanki elimde bir kamerayla çekiyor ve yazıyordum.”

“Kasaba okullarında okuyan öğrencilerin anılarında, çoğunlukla hangi öğretmenin, ne kadar ve neyle dövdüğü yer alır. Mutlu anlar, hatırlanmayacak kadar azdır.”

“Ne biçim insanlar bu anneler? Çok tuhaflar. Hiç kimseye benzemiyorlar. Ama, birbirlerini tanıdıklarına eminim. Kendi aralarında konuşup anlaştıkları, bizim bilmediğimiz ortak bir dilleri var muhakkak.Belki de gizlice buluşup,haberleşiyorlardır birbiriyle kim bilir?”

“Çok sevdiğiniz bir şeyi ağzınıza götürdüğünüzde aklınıza gelen şey, sizin aslında ‘kim olduğunuzu’ da söylüyor, farkında mısınız?”

“Annemin çuvaldan yaptığı arkası şeker fabrikası mühürlü külotlar yüzünden, beden eğitimi derslerinde bir kaç yıl tuvalette giyinip soyunuyorum.”

“Emanet pantolon geceden ütülenmiş. Okula kadar avuç içinde tutulan ürkek bir el. Amfide avuç içi koklanarak geçirilen bir gün.”

“İçimde, hiç çizgisi olmamış avuçlarıyla bir çocuğun sızısı, dünyanın ortasındaydım artık.”

“Bazı şeyler insana geri dönülmez yollar çizer. Bir sarsıntı, bir kırılma olur hayatınızda ve sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz.”

“Nevşehir Lisesi’nden ülkücü olarak ayrılırken, Siyasal’a sosyalist olarak girmiştim. Sebebi basit: Hüseyin’in annesinin kısa gelen yorganı.”

“Bir karga gibi yapın hiç olmazsa. İnin yere ve bırakın ölülerimizi. Kalplerimiz onlara mezar yeridir.”

“Yaşadıklarınızdan kan ter içinde kalırsınız. Ama bir şeye hala inanırsınız nedense. Bu dünyada hala rüzgarlar esiyor ve onlar sizin terinizi kuruturlar. Mutlaka kuruturlar.”

“Sözcük, ne bir soru ne de bir cevap gibi çıkıyor ağzından. Öylesine, nefes verir gibi, ah der gibi bir şey: ‘Hrant.'”

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.