SEVMEK ZAMANI

HALİL: “Güzel tabii. Hem de resminden kat kat güzel.”

HALİL: “Hayır… Sana ait bir mesele değil bu. Resminle benim aramdaki bir durum seni ilgilendirmez. Ben senin resmine aşığım.”

HALİL: “Sen resmin değilsin ki. Resmin benim dünyama ait birşey. Ben seni değil, resmini tanıyorum. Belki sen benim bütün düşüncelerimi yıkarsın.”

HALİL: “Evet. Bir korkudan ileri geliyor. Bu korku sevdiğim şeye ebediyen sahip olabilmek için çekilen bir korku. Ben senin resmine değil de, sana aşık olsaydım o zaman ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme. Belki de alay edecektin sevgimle. Halbuki resmin bana dostça bakıyor ve ebediyyen bakacak.”

HALİL: “Hayır, ben sana aşık değilim.”

HALİL: “Hayır, hayır istemiyorum seni. Benim dünyama girmeye kalkma. Sonra merhametsizce yıkarsın onu. Resmin benim kendimden bir parça. Bırak ben onu seveyim. Sen sevmek isteme beni. Senin ellerini tutmak istemiyorum. Sonra çekersin o ellerini benden. Ben resmine aşığım, ölünceye kadar da onu seveceğim.”

HALİL: “Ona ait olmayan bir şeyi nasıl onunla paylaşırım? Aşkım yalnız bana ait birşey.”

HALİL: “Buraya seni görmeğe gelmiştim. Şimdi seni görmek istemiyorum. Söyleyeceğim bu kadar.”

HALİL: “Yalnız gideceğim ben.”

HALİL: “Sana dünyada hiçbir erkeğin hiçbir kadını sevemiyeceği kadar aşığım. Sana aşık olarak kalmak istiyorum. İşte hepsi bu kadar.”

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.