“Değer verdiğim , çelebi zarif bir arkadaş yeni bir kitabını göndermişti: tam kitabı açacakken bir de fark ettim ki, kravatımı düzeltmeye koyulmuşum.”

“Ağızlıktaki sigaranın dumanı ile dolmakalemdeki mürekkep aynı hafiflikte aksalardı, yazarlığımın doruğunda olurdum.”

“Sokakların örgüsü son derece karışık, benim yıllar boyu adım atmaktan kaçındığım bir mahalle durup dururken açık-seçik bir hal alıverdi; çünkü günün birinde, sevdiğim bir insan taşındı oraya. Sanki onun penceresine bir projektör yerleştirilmişti de, çevreyi ışık huzmeleriyle dilimlere bölüyordu.”

“Misafirli bir gece nasıl mı geçmiştir, bunu tabakların fincanların, bardaklarla yemeklerin duruşundan anlar geride kalan kişi, bir bakışta.”

“Mutlu olmak demek ürküntü duymadan kendinin fakına varabilmektir.”

“Kitaplar ve fahişeler yatağa alınabilir.”

“Kitaplar ve fahişeler zamanı çapraza alır.”

“Kitaplar ve fahişeler sergilenirken sırtlarını çevirmeyi severler.”

“Bir insanı ancak onu ümitsizce seven tanır.”

“Kitaplara ve fahişelere bakan, dakikaların çok değerli olduğunu fark etmez. Gece üzerinde gündüz, gündüz üzerinde gece gibi egemendirler.”

“Bir kadın arkadaşı görmek için Riga’ya gelmiştim. Arkadaşımın evi, şehir, dil yabancımdı. Beni bekleyen yoktu. İki saat yalnız başıma sokaklarda yürüdüm. Böyle bir daha hiç görmedim sokakları. Her apartman girişinden bir alev fışkırıyor, her köşe taşı kıvılcımlar püskürüyor ve her tramvay itfaiye arabası gibi kaptırmış geliyordu. Öyle ya arkadaşım kapıdan çıkabilir, köşeyi dönebilir, tramvayda oturuyor olabilirdi. Ama iki kişiden, ne pahasına olursa olsun, ben olmalıyım ötekini önce gören. Çünkü, bakışının fitilini üstüme bir değdirseydi-bir cephanelik gibi havaya uçmamak elimde değildi.”

Walter Benjamin – Tek Yön – YKY 1999 – Çeviri: Tevfik Turan

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.