‘Çocukların, hasta olacağı kaygısı ile apartman dairelerine hapsedilmesi alerjik hastalıklara zemin hazırlıyor.’

 

Yonca Tabak, uzmanı olduğu alerjik hastalıklar hakkında, bebeklikten ergenliğe alerjiyle başa çıkma rehberi niteliğinde bir bilimsel sağlık kitabı yayınladı. ‘Alerjik bronşit ve astım iki farklı hastalık mı?’, ‘Alerji/astım büyüdükçe geçer mi?’, ‘Alerjinin tedavisi var mı?’, ‘Çocuklar güçlü bir bağışıklık sistemi için nasıl beslenmeli?’  gibi tüm soruların yanıtı olabilecek bilgiler bu rehber kitapta anlaşılır bir dille sunulmuş. Prof. Dr. Yonca Tabak Çocuklar ve Alerji kitabında beslenme düzeninde ve çevresel birtakım değişikliklerle alerji sorununun aşılabileceğini vurguluyor. Ayrıca alerji hastalığı karşısında kendini çaresiz hisseden anne babalar için yepyeni bir ufuk açıyor.

Alerjik hastalıkların bu kadar yaygın olmasını, çocukların yeşil alanlarda uzakta, aşırı hijyenik ortamlarda büyümesini ve kötü beslenmesine bağlıyorsunuz. Biraz açıklar mısınız?
Vücudumuzda bağışıklık sistemi doğumla birlikte bir kanadı mikroplarla savaş diğer kanadı ise bu aktiviteyi baskılayıcı diğer bir deyişle dengeleyici ama çok çalıştığında da alerjiden sorumlu diğer bir kanat olarak gelişmeye başlar. Bunu terazinin iki kolu gibi düşünürsek mikroplarla savaşan taraf doğumdan itibaren mücadele edecek bir mikrop bulamazsa o kol hafif kalıyor ve diğer kol ağırlık kazanıyor dengede. Bu da alerjinin ortaya çıkmasına neden oluyor.Çevremizde hastalık yapmayan birçok mikrop var. Biz dünyayı diğer canlılarla ve mikroplarla paylaşıyoruz. Yapılan çalışmalar çevremizde hayvan, bitki örtüsü gibi ne kadar çok canlı çeşitliliği varsa alerjik hastalıkların o kadar az görüldüğünü gösteriyor.

Öte yandan günümüzde yediğimiz içtiğimiz gıdalardaki vitamin mineral içeriği 30 yıl öncesine göre 3’te bir oranında azalmış durumda. Bir de bunun üzerine hiçbir besleyici değeri olmayan paketli gıda, fast food gibi yiyecekler tüketilirse çocuklar çok çok az vitamin ve mineral almış oluyor. Vitamin ve mineraller modern hayatın getirdiği oksidasyon (elmanın kararması) adı verilen doku hasarı yapıcı etkiyi yok eden en değerli silahlarımız. O yüzden de antioksidan içeriği yüksek sebze meyve tahıl kuruyemiş gibi bitkisel gıdaların çok tüketilmesi bağışıklık sistemini ve akciğerleri doku hasarından dolayısıyla alerji ve astımdan koruyucu bir girişim kabul ediliyor. Bunun yanı sıra kafein çocuk beslenmesinde vücutta oksidan yük yaratan ve bağışıklığı olumsuz etkileyen bir madde olduğunu biliyoruz. Öte yandan kafein zaten mide başı gevşek olup zamanla güçlenen bütün çocuklarda mide başını gevşetici ve mide asit salgısını artırıcı etki gösteriyor. Bu da hiç alerjisi olmayan çocuklarda reflü ve reflüye bağlı astım gelişmesi ile sonuçlanıyor. Kafeinin en çok bulunduğu gıda kakao ve kakaolu gofret, çikolata, kakaolu gevrekler, kakaolu süt, kakaolu pasta gibi gıdalar. Genel toplum ve çocuk sağlığı açısından bu gıdaların çocuk beslenmesinden çıkarılması gerekiyor.

1a 1b

Alerji günümüzün bir sağlık sorunu değil. Bu hastalıklar tarih boyu nasıl gelişimler gösterdi ve bugün tedavi konusunda tıp hangi noktada?
Alerjiye ait en eski bilgi MÖ 3000’li yıllarda arı sokması sonucu hayatını kaybeden Mısır kralı Menses’e ait.  Roma imparatoru Cladius’un oğlu Britannicus’un atlara alerjisi olduğu ve ata bindiğinde önünü göremeyecek şekilde göz ve göz kapaklarının şiştiği ve bu yüzden genç askerlerin önderliğini yapma onurunun Britannicus yerine Cladius’un evlatlık oğlu Nero’a verildiği iddia ediliyor. İngiltere kralı III. Richard’ın çilek alerjisi olduğunu bildiği halde, Lord William Hasting’i suikast ile suçlamak için, özellikle çilek yediği tarihte yer alan öykülerden.

Alerjinin ilk modern tanımı 1800’lü yıllarda saman nezlesi ile yapılmıştır. İlk kez 1819 yılında Dr. John Bostock  “Hay Fever” olarak adlandırılan ve üst solunum yollarını etkileyen ve yoğun hapşırık, burun akıntısı ve burun kaşıntısı ile seyreden bu hastalığı tanımlamış. İlk alerji deri testi 1869 yılında kendi saman nezlesinin neden olduğunu bulmak isteyen Charles Blakely tarafından yapılmış. Blakely bir miktar poleni çizilmiş olan cildine damlatmış ve polenin damlatılmasını takiben 20 dakika içinde kızarıklık ve şişlik geliştiğini görmüş. Bu test şu an için de uygulanan modern alerji deri testinin öncüsü olmuş.Alerjinin ilk tedavisi şimdi aşı tedavisi olarak bilinen “immünoterapi” ile yapılmış. Aşı tedavisinin temelinde alerjik olunan maddeyi yavaş yavaş vücuda uygulamanın zamanla vücudun bu maddeye hassasiyetini azaltacağı inancı yer almış. Şimdi de aynı tedavinin geliştirilmiş hali dilaltı damla/tablet aşılar aynı amaçla kullanılıyor.İmmünoterapi diğer adı ile aşı tedavisi yavaş bir süreç, bu nedenle o yavaş yavaş etkisini gösterirken astımı hızlı bir şekilde kontrol altına alacak, atakları önleyecek kana karışmayan lokal etkili kortizonlu spreyler yaklaşık 20 yıl önce alerji tedavisinin bir parçası oldu. Şimdi biz çocuk alerji uzmanları bu iki tedaviyi kombine ederek kullanmaktayız.

Çocukların ‘aşırı hijyenik ortamlarda büyümesi’ derken neyi kastediyorsunuz?
Aşırı hijyenik ortam çocuğun hasta olacak kaygısı ile sürekli apartman dairelerine hapsedilmesi, doğaya, toprağa temas etmesinin kısıtlanması ile başlıyor. Daha sonra yine aynı kaygı ile çocuğa temas eden her şey çamaşır suyu dahil devamlı mikroptan arındırılıyor. El dezenfektanı jeller bir çok anne babanın ayrılmaz parçası olmuş durumda. Bir de üstüne yediğimiz peynir yoğurt gibi doğal sağlıklı maya mikroplarını içeren gıdalar da eskiye kıyasla marketlerde çok çok az maya bakterisi içeren halleri ile yer alıyor. Bütün bunlar bağışıklık sisteminin doğal çalışma şeklini bozuyor ve alerjiye zemin hazırlıyor.

2

Alerjiler karşısında çaresiz miyiz? Çocuklar nasıl korunabilir alerjiden? Çocukların güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olması için nasıl beslenmeleri gerekiyor?
Alerjiden korunmanın yolu sağlıklı beslenmeden geçiyor. Günümüzde yapılan bilimsel araştırmalar alerji ve astımdan koruduğu kanıtlanan tek beslenme şeklinin “Akdeniz mutfağı” olduğunu gösteriyor. Akdeniz mutfağı bol sebze meyve tahıl kuruyemiş ve diğer bitkisel gıdaların tüketildiği bir beslenme şekli. Beraberinde alerjiden koruduğu bilinen omega 3 yağ asidini çok içeren açık deniz balıklarının bol tüketilmesi de alerjiden koruyucu etkilerinden birisi kabul ediliyor. Vücutta enerjiye dönüştürülürken bitkisel gıdalara kıyasla daha fazla oksidan atık madde oluşturan hayvansal gıdaların bu beslenme şeklinde nispeten az tüketiliyor olması da vücutta oksidan antioksidan dengesinin korunmasında fayda sağlıyor.  Çocukların ilk 6 ay mutlaka anne sütü alması, ek gıdaların ise fazla geciktirilmeden 4-6 ay arası yavaş yavaş en az bir hafta ara ile başlanması da alerjiden koruduğu bilimsel olarak gösterilmiş bir yaklaşımdır.Ayrıca, her 5 çocuktan birinin alerjik olduğu, her 10 çocuktan birinin astım olduğu günümüzde çocukların evlerinde oksidatif stres yaratan ve alerjiye neden olan hava kirliliği etkenleri sigara, kimyasal koku yapıcı maddelerin bulunmaması gerekiyor.

Doğal tıp ve bitkisel çözümler son yıllarda çok yaygın… Alerji konusunda katkısı olabilecek bu tür önerileriniz var mı? Bu tür önerileri nasıl karşılıyorsunuz?
Ben insan vücudu söz konusu olduğunda bildiğimizden çok bilmediğimiz şey olduğunu görüyorum. Hiçbir madde için ya da uygulama için bu doğaldır zararı olmaz diyemeyiz. Ancak bilimsel olarak en azından zararı olmadığı kanıtlanmış tedaviler üzerinden gitmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Yoksa bir yeri düzeltirken bir yeri bozabiliriz. Oysa ki tıbbın esası “önce zarar verme” olmalıdır. Bu yüzden alternatif tıp benim ilgi alanım dışında kalıyor. Ancak bu tip uygulamaların bilimsel literatürde tekinlik ve zarar yönünde araştırılmadığını söyleyebilirim.

Gıda alerjileri hakkında neler söyleyebilirsiniz? İnsanların kimi gıdalardan rahatsız olması neyle ilgilidir? Gıda alerjileri nasıl belirti verir?
Gıda alerjileri en fazla ilk 3 yaşta ortaya çıkar. Alerjinin vücuda giriş kapısı kabul edilir. Alerji genetik bir hastalıktır ancak çevre koşulları ile şekillenir. İlk 3 yaşta çocukların en fazla ve ilk olarak yoğun maruz kaldığı alerji yapıcı maddeler gıdalardır. O yüzden ilk gıda alerjileri gelişir. Erken dönemde ilk 4 ay anne sütü yerine inek sütünden yapılmış formül mama kullanılması bu yönde suçlanan uygulamalardan. İnek sütü ve diğer hayvansal sütler başta olmak üzere, yumurta, balık, buğday ve diğer tahıllar ve fıstık fındık gibi kuruyemişler gıda alerjilerinin yüzde 90’ından sorumludur. Ortaya çıkış şekli çoğu zaman kaşıntı ve cilt kuruması ile seyreden alerjik egzama ve kusma, reflü, ishal ile seyreden sindirim sistemi alerjileri şeklinde olur. Bu yönde gizli reflüyü tanımak çok önemlidir. Ses kısıklığı, tekrarlayan köpek havlaması şeklinde boğuk öksürükler seyreden krup atakları, ses kısıklığı, diş gıcırdatma, ağız kokusu gibi müphem belirtiler reflüyü işaret eden bulgulardır ve altında gıda alerjisi yatıyor olabilir. Alerjin tanınması ve o gıdadan uzak durulması çok önemlidir. Genellikle ergenliğe doğru yüzde 50 civarı tolerans sağlansa da sebat eden vakalar az değildir.

3a 3b

Bilmediğimiz alerjilerimizi nasıl keşfedebiliriz? Hangi yaşta hangi testler yaptırılmalıdır?
Alerji testleri her yaşta yapılabilir. Yalnızca hangi yaşta hangi test yönteminin seçileceğine çocuk alerji uzmanı karar vermelidir. Genellikle ilk 3 yaş içerisinde kandan alerji testleri tercih edilirken, 3 yaşından sonra ise gıda alerjisinden şüphe ediliyorsa yine kandan test, ev tozu akarı, polen alerjisi gibi solunum yolu alerjilerinden şüphe ediliyorsa alerji deri testi tercih edilmelidir.

Alerjik nezle nasıl teşhis edilir? Bütünüyle kurtulmak mümkün müdür?
Alerjik nezle tekrarlayan hapşırık, burun kaşıntısı, burun akıntısı ve özellikle çocuklarda en ağır bulgu olan burun tıkanıklığı ile kendini gösterir. Burun tıkanıklığı çocuklarda burun içine açılan hava boşlukları olan orta kulak ve sinüs boşluklarının tekrarlayan iltihabına neden olarak, kulakta sıvı birikmesi ve sinüzit ile seyreder. Geçmeyen yumuşak balgamlı öksürükler aylarca devam edebilir. Burun tıkanıklığı olan bir çocukta mutlaka alerji deri testi yapılıp neye alerji olduğu tespit edilmelidir. Bu çoğunlukla ya ev tozu akarına yada polene alerji şeklinde görülür. Çıkan sonuca göre çevre önlemleri ile alerjik olunan maddeden mümkün olduğunca uzak durmak ve o maddeye vücudu alıştırmak için dilaltı damla aşıya bir an evvel başlamak gerekir. Alerji ne kadar erken yaşta tedavi edilirse o kadar başarılı olur. Yoksa ilerleyen yaşlara da artarak intikal edecektir. Dil altı damla aşı alerjiyi kökten tedavi edecek tek tedavi şeklidir. 3 yaşından itibaren her yaşta çocuk alerji uzmanı kararı ile başlanır. Ekmeğe damlatılan aşının içinde sadece alerjik olunan madde bulunur ve dilaltından emdirilir. En az 3-5 yıl devam edilir. Böylece alerjik olunan maddeye temas edilse de şikayet görülmemesi sağlanır.

Astım da bir alerjik hastalık mıdır?
Astım çocuklarda tekrarlayan öksürük, hırıltı, nefes darlığı belirtileri ile seyreden bir hastalıktır. Çocuklarda yüzde 90 oranında, erişkinlerde ise yüzde 50-60 oranında alerjik kökenlidir. Diğer bir deyişle bir maddeye alerji geliştirmişsek ve o maddeyi, solursak bronşlarımızın içi yanık bir doku gibi kırmızı, şiş, ödemli ve hassas olur. Bu hassasiyetin üzerine eklenen her tür uyaran, alerjik maddenin kendisi, virüs, sigara veya kimyasal buharı, bronşlarda daralmaya neden olur. Bunun sonucunda da öksürük, nefes darlığı gelişir. Astımın tedavisi dört basamaklı yapılmalıdır.

1- Alerjik olunan maddeden ve tetikleyicilerden uzak durmak

2-Uygun ilaç tedavisi ile hızlı hastalık kontrolü (atakların önlenmesi)

3- Alerjiye uygun dilaltı damla aşı tedavisi (kökten çözüm)

4- Astımlı çocuklarda yüzde 80 var olan reflüye uygun beslenme

Bu dört basamağın aynı anda bir çocuk alerji uzmanı kontrolünde aileyle el birliği içinde yürütülmesi gerekir.

4

Alerjiden koruyucu beslenme için olmazsa olmaz ilkeler nelerdir?

  1. Bitkisel gıdaların hayvansal gıdalara oranla en az 3-4 katı fazla tüketilmesi
  2. Bol çiğ meyve sebze tüketilmesi
  3. Bol kuruyemiş tüketilmesi (ceviz, badem, fındık)
  4. Bol balık tüketilmesi (haftada 2-3)
  5. Süt ve süt ürünlerinin tercihen peynir ve yoğurt olarak tüketilmesi
  6. Tahılların tam tahıl olarak tüketilmesi
  7. Şekerden mümkün olduğunca kaçınılması (haftada -1-2), ve esmer şeker kullanılması
  8. Kafeinden kaçınılması (kakao, çikolata, kolalı içecek, kahve ve çay)
  9. Paketli bisküvi, kek tüketilmemesi
  10. Fast food ( hamburger, ketçap, mayonez, lahmacun, pizza) tüketilmemesi
  11. Yatmadan önceki 2-3 saat çocuğa herhangi bir yemek veya süt verilmemesi

Hangi vitaminler (ve dolayısıyla besinler) bizi alerjiden korur?

  1. C-vitamini ( portakal, mandalina, çilek, böğürtlen, vişne, kivi ve diğer bütün meyvelerde bol)
  2. E vitamini ( tam tahıllarda, susam, haşhaş, keten tohumu gibi tohumlarda, kuruyemişlerde, koyu yeşil yapraklı sebzelerde)
  3. A vitamini ( sarı-turuncu renkli gıdalar- kabak, havuç, portakal, mandalina, mango, sarı dolmalık biber, yumurta sarısı, somon balığı)
  4. Selenyum ( sarımsak, soğan-astımlı çocuk pişmiş olarak kullanmalı-, tahıllar, bütün hayvansal etlerde)
  5. D-vitamini gıda ile alınmaz, mutlaka çıplak ciltle güneş ışını almak gerekir. (yazın erken ve geç güneş ışınlarının aşırı dik olmadığı saatlerde)

5

Çocuklar ve Alerji – Bebeklikten Ergenliğe Alerjiyle Başa Çıkma Rehberi / Yazar: Prof. Dr. Yonca Tabak / Doğan Kitap / Sağlık / Şubat 2014 / 208 Sayfa

Prof. Dr. Yonca Tabak; 1966’da İstanbul’da doğdu. 1984’te Üsküdar Amerikan Kız Koleji’ni, 1990’da İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 1996 yılında çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, 1998’de çocuk alerjisi uzmanı oldu. Çocuk astımı ve çocuk alerjisi konusunda yaptığı çok sayıda klinik çalışma çeşitli ulusal ve uluslararası dergi ve toplantılarda sunulan Tabak 2002 yılında doçent, 2008 yılında profesör oldu. 1998-2008 yılları arasında Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Çocuk Alerjisi Kliniği’ni kurdu ve yürüttü. 2008-2010 yılları arasında İstanbul Bilim Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda öğretim üyeliği ve başkanlık görevlerinde bulundu. Yazdığı makalelerle anne babaları çocuk alerjisi hakkında bilgilendirmek ve çocukları sağlıklı beslenmeye teşvik etmek konusunu kendine misyon edinen Dr. Yonca Tabak halen özel kliniğinde hekimlik mesleğini sürdürmektedir.

2 Yorum

  1. Buse

    Merhaba bana yardimci olurmusunuz 10 aylik bebegim var alerjik ama neye oldugunu bilmiyroz 2 yasina kadar test yapilmiyorms bu aylarda yapilmazmi en azindan neye oldugunu bilrdik surekli igne antibiyotik kortizon igneye gectik artik donus yalarsaniz sevinirim saygilar

    Cevapla
  2. yasemin tütüncü

    benim 8 yaşında bir kızım var doğduğun bu yana alerjik bronşiti var. Çok sık hastalanıyor doktora götürdüğümde enfeksiyon denilip antibiyotik veriliyor çok fazla antibiyotik kullandı çocuk.senin çocuğuna yapılabilecek bir şey yok deniliyor havadan bile alabiliyor deniyor.kızım iyileşemeyecek mi dediğimde 10 yaşına kadar bakılacak deniyor. lütfen beni bu konuda aydınlatırmısınız. saygılarımla yasemin tütüncü

    Cevapla

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.