‘Estetik uygulamaların ömrü vardır, yaşlanma sürer ve bir gün balayınız biter…’

 

Dr. Ziya Şaylan, son zamanlar da görsel ve yazılı basında sıkça karşılaştığımız estetik operasyonlarının yan etkilerini, neden olduğu zararları ve yapılan hataların insanların hayatında ne kadar önemli olduğunu anlatıyor kitabında.  “İki yüzlü estetik “kitabı estetik ameliyatlarının bilinmeyen yüzünü anlatıyor…

Neden estetik doktorları genellikle erkek? Kadınlar bu konuda ‘kadın doktorlara’ güvenmiyor mu?
Erkeklerin hakim olduğu bir toplumda kadınlar hemcinslerine fazla güvenmezler. Doğada kadını koruyan erkektir ve doktor muayenehanesinde bu senaryo devam eder. Günlük televizyon reklamlarına bakın. Kadın beceriksizdir, kadın aletleri kullanamaz, kadın saçar döker ve erkek gelip tamir eder, düzeltir. Bilhassa cerrahi branşlarda benim Alman profesörümün dediğini hatırlarım: “Doğa kadınlara çocuk doğurmak, süt emzirmek ve çocuk yetiştirmek gibi ödevler vermiştir. Bu dönemlerde kadınların vücutlarında meydana gelen hormonsal değişiklikler onların tam olarak iş görmesini engelleyebilir.”

“Kendini çirkin ve normal ölçüler dahilinde bulmayan bir insan baskı altındadır, doğru ve serbest karar veremez” diyorsunuz. Estetik ameliyat olmadan önce ne tür bir danışma hizmeti almak gerekiyor?
Hastaların psikolojileri çok önemlidir. Aksi takdirde en iyi ameliyatı yapsanız bile hasta mutlu olmayacaktır. Hasta kendini hatasız görmek ister, doğada da durum aynıdır. Sakat veya vücudu asimetrik olan hayvanlar sürüye alınmazlar. Bir hasta kendini beğenmez ise ameliyat öncesi bu durum düzeltilmelidir. Fransız hocam Dr. Fournier bu tür hatalara evinize gidin ve çıplak olarak aynanın karşısında kendinizi seyredin ve tanıyın derdi. Kendini beğenmeyen hasta ameliyatı da beğenmez.


Eşinizin mimar ve ressam olmasının mesleki başarınızda etkisi olduğunu, insan vücudunu sadece doktor olarak değil estetik olarak da algılamanızı sağladığını söylüyorsunuz. Eşiniz sizin mesleki açıdan size eleştirel yorumlar yapıyor mu?
Mutlaka! Kaç defa hastanın resimlerini eşime gösterip bayan hastanın hislerini ondan öğrenmeye çalıştım. Biz erkekler tamamen farklı değerlere inanırız. Çirkin burnu olan bir bayan hastanın burnundan değil de çenesindeki ufak bir kırışıktan rahatsız olması bize anlamsız gelebilir. Erkeklerde şişmanlık 100 kilodan sonra başlar, daha az kilolarda rahatsız olmazlar. Kadınlarda ise her fazla gram gereksizdir. Eşimle beraber katıldığımız mimari gezilerde simetriyi ve estetiği öğrenmeye çalıştım. Bize tıp fakültelerinde bunlar öğretilmez. Genç meslektaşlarım mutlaka müzeleri gezip kendilerini eğitmelidir.

“İki Yüzlü Estetik” kitabınız yaşamsal, hayatımızı ilgilendirecek uyarılar üzerinde duruyorsunuz… Estetik ameliyatlar dikkat etmemiz gereken unsurlar nelerdir?
En önemli uyarı ameliyatı kendiniz için istemeniz olacaktır. Ameliyat sonrası maaşınıza zam yapılacağı, terfi edeceğiniz veya herkesin size aşık olacağı yanlış bir beklentidir. Her estetik ameliyatın başarılı olacağı inancı da hatalıdır. Unutmayın, & 1-2 de olsa kötü sonuçlar olabilir ve bu size rastlayabilir.

Hiçbir uygulamanın tehlikesiz olmadığını söylüyorsunuz. Doktor hataları, yanlış uygulamalar gibi önemli konulara da dikkat çekiyorsunuz. Ama “her şeyden önce siz ne istediğinizi bileceksiniz” diyorsunuz. Estetik ameliyatı olmaya karar vermeden önce ne istediğimizi nasıl karar verebiliriz? Doktorun yönlendirmesi daha sağlıklı olmaz mı?
Kitabımda da bunu açıkça belirttim. Dersinize çalışın. Estetik ameliyat hakkında kitaplar okuyun ve birden fazla doktora giderek farklı görüşler öğrenip size en uygununu seçin. Ameliyat öncesi ne istediğinizi bilmelisiniz. Yelkencilerin dediği gibi “- Gideceğin limanı bilmez isen bütün rüzgarlar yanlıştır.” Kitabımı bu amaçla yazdım ve kapağına Nobel ödüllü Sosyolog Konrad Lorenz’in “Başına geleceği bilmeyen hatalı karar verir” cümlesini koydum.


Doğru estetik tanımı var mıdır?
Doğru estetik hastalara ve ülkelere hatta aynı ülkede bölgelere göre değişir. Mesela New York’ta yüz fazla gerilmez ama Hollywood’da aşırı gerilip hastanın doğal gözükmesi istenmez. Yanlış sonuç, tabi hatalar hariç,  hastanın ve doktorun beklentisine bağlıdır. Bazen doktor daha iyi yapabilirdim diye düşünür ama hasta çok memnundur ve susar. Bazen de doktor çok güzel olmuş diye övünür iken hasta hiç memnun değildir. Eski haline dönmek ister. Yani her şey farazidir.

Dünyada ve Türkiye’de kadınların “estetik” konusuna yaklaşımını değerlendirirken “Yaş değiştikçe, insanların değiştirmek istedikleri yerler de değişiyor” diyorsunuz… İnsanlar neleri kaybettiğinin farkında olamıyor? Bunun dengesini nasıl kurabilirler?
İnsanlar yanan bir mum gibi yukarıdan başlayıp aşağıya doğru erirler yani yaşlanırlar. Yani yer çekimi yaşlanmada en önemli etkenlerden biridir. Sorumlu ve bilinçli insanlar olayı fark edip genç kalmaya çalışırlar. Bilinçsizler ise bir saksı çiçeği gibi büyür, açar, solar ve ölürler.

Hangi yiyecekler yaşlanmayı yavaşlatır? Ameliyatsız gençleşmek mümkün mü?
Yiyecekler benim bilgi alanım değil. Ameliyatsız gençleşmek  ise mümkündür. Günümüzde estetik uygulamaların % 24 ‘ü cerrahidir. 2060 yılında ise gençleşmek için ancak % 3-4 oranında ameliyat gerekecektir. Diğer hatalarda kök hücre, lazer, gen teknolojisi gibi yöntemlerle ameliyatsız olarak gençleşme gerçekleşebilir.

Geçtiğimiz haftalarda Fransa’da kanserojen olabileceği şüphesiyle bir göğüs protezi krizi yaşandı. Fransız şirketinin ürettiği silikonları taşıyan 2 bin 172 kadın şikâyette bulunduğu ve silikonlarla ilişkili de sekiz kanser vakası bildirildiği belirtiliyor. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Bu bizim kaçak içki imalatı gibi bir olay. Benim gibi ciddi doktorlar kar amaçlı olarak ucuz malzeme kullanmazlar ve hastalarını tehlikeye atmazlar. Ülkemiz de benim bildiğim tecrübeli doktorların çoğu FDA onaylı Amerikan meme protezleri kullanmaktadır. Atalarımızın dediği gibi “Ucuz etin yahnisi yavan olur.” Daha ucuza ameliyat yapan doktor yine kazancını alacak ve ucuz malzeme kullanacaktır.


En tehlikeli estetik ameliyat hangisidir? En fazla komplikasyon veya ölüm hangi estetik ameliyatta yaşanıyor?
Bütün ameliyatlar tehlikeli olabilir. En fazla komplikasyon ve ölüm ise karın germe ameliyatı ile fazla miktarda yağ emmenin aynı seansta yapıldığı vakalardır. Damarlar kesilip açılmıştır ve içine yağ pıhtısı girip kalbe, akciğerlere ve beyine zarar verebilir.

Meslek hayatınız boyunca ruhsal durumu iyi olmayan bir hastaya müdahale etmek zorunda kaldınız mı?
Bilerek asla, bilmeyerek belki veya evet. Bazen ilk başta makul ve mantıklı olan bir hasta ameliyat sonrası farklı tavırlar takınabiliyor. Bu durumlarda ruh doktorundan yardım almak gerekebiliyor.

Aşırı diyet yapan zayıf insanlarda ve kötü beslenenlerde katı vejetaryen beslenmeyi tercih edenlerde estetik ameliyat sonrası istenmeyen risklerin olması daha fazladır demişsiniz. Nedenini açıklar mısınız?
Hastalarda protein açığı varsa yaralar iyileşmez ve siz ne kadar iyi ameliyat yapsanız bile komplikasyon programlanmıştır. Proteinler insan vücudunun çimentosudur ve azlığında bina çöker.

Yaşlanma sürecinde erkekler kadınlardan daha mı şanslı? Sizce bunun sebebi nedir?
Tam tersi, kadınlar erkeklerden ortalama sekiz sene daha fazla yaşıyorlar. Sosyal bakımdan haklısınız. En güzel misali hikayelerde kadınlar yaşlanınca kötü kalpli üvey anne veya cadı, erkekler ise yaşlılıklarında akıl veren dede veya iyi kalpli bir kral oluyorlar.

Son yıllarda ameliyat yaptıran erkeklerin sayısında da bir artış var. Erkekler en çok ne ameliyatı olmak istiyor?
Son senelerde Yüz germe, Gıdıdan ve göbekten yağ emme ve göz kapağı ameliyatları erkeklerde daha çok uygulanıyor.

Kitabınızda, erkeklerin yanlış tavırları nedeniyle artık penis büyütme ameliyatı yapmayacağınızı yazıyorsunuz. Bu kararınızı nasıl aldınız, tecrübeniz nedir?
Olay genellikle peniste değil erkeklerin kafasında. Bu nedenle artık bu ameliyatı yapmıyorum. Fransızların dediği gibi “- Yelkenliyi yürüten yelkenin büyüklüğü değil, rüzgarın şiddetidir.” Ayrıca son yapılan araştırmalarda büyük organları kadınlar ağrılı bulabiliyorlar.

Siz estetik yaptıracak kişilerin bilinçli olmasını savunuyorsunuz. Uzun yıllar yurtdışında çalışmış bir doktor olarak, yurtdışındaki kadınlara göre Türk kadınlarını estetik konusunda ne kadar bilinçli buluyorsunuz?
Yurtdışında ki kadınlar doktora giderken kitap okurlar, kendilerini hazırlarlar ve hatta bir kağıda sorularını yazarlar. Bizde hastalar bazen falancaya yaptığın ameliyatı bana da yap diye gelirler.

Bir röportajınızda “en başarılı estetik uygulamanın bile belirli bir ömrü vardır. Yaşlanma devam eder ve bir gün balayınız biter” demişsiniz. Bu uygulamaların ömrü ortalama ne kadardır?
Herkes ameliyattan sonra farklı yaşlanır. Aynı estetik ameliyatı olmuş tek yumurta ikizlerinde bile bu farklıdır. Bu örnekte ikizlerden evli olanları, çocukları olanları, stressiz yaşayanları ve dengeli beslenenleri, sigara içmeyenleri daha uzun yaşamaktadır.

Ziya Şaylan; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Genel cerrahi uzmanlığından sonra 2 sene el cerrahisi ve travmatoloji eğitimi görerek “Unfallarzt” (kaza cerrahı) unvanına aldı. Dr. Ziya Şaylan, yeni ve etkili bir yüz germe yöntemi olan S-Lift ve yağ emme sonrası meydana gelen düzensizlikleri kısmen ortadan kaldıran Liposhifting ameliyatlarını bulmuştur. 2001-2003 yılları arasında Avrupa Kozmetik Cerrahi Akademisi (EACS) başkanlığı yapan Dr. Ziya Şaylan, 2003 yılında Almanya Liposuction derneği başkanlığına seçilmiştir. Dolgu maddelerinin zararları üzerine yaptığı yayınlar nedeni ile FDA ye davet edilen Dr. Ziya Şaylan orada yaptığı konuşma ile bazı dolgu maddelerinin Amerika’da kısıtlı olarak kullanılmasına ve hatta yasaklanmasına ön ayak olmuştur. 2006 yılı Ocak ayından beri çalışmalarını Türkiye’de de sürdürmektedir.

Soru, yorum ve eleştirilerinizi gönderebilirsiniz.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.